Pusula TV yayına başlamadan önce, “Artık Zonguldak’ta televizyonculuk oynanmayacak” demiştik.

Öyle de oldu.

Bir televizyonla neler yapılabileceğini gösterdik.

İstediğimiz anda, istediğimiz yerden canlı yayın yapma yeteneğine sahibiz.

Önceki gün Ankara’ya gittik.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden AK Parti Zonguldak Milletvekili Özcan Ulupınar ile röportaj yaptık, canlı yayın yaptık.

Türkiyem Vakfı Başkanlığı binasından AK Parti Zonguldak Milletvekili Köksal Toptan ile röportaj yaptık. Canlı yayınladık.

TBMM Basın ve Halkla İlişkiler Daire Başkanı Ali Özer ile röportaj yaptık, canlı yayınladık.

Arkadaşlar, “18.30 Ana Haber’i için canlı yayına alacağız” dediler.

Ankara’nın o iliklere işleyen soğuğunda TBMM Çankaya Kapısı’ndan canlı yayınla Ana Haber’e bağlandık, günün değerlendirmesini yaptık.

Demek ki, oluyormuş.

Zonguldak ve ilçelerindeki tüm kongreleri canlı yayınlıyoruz.

Basın toplantıları, etkinlikler anında ekrana geliyor.

3G cihazıyla bunları yaptık.

Canlı yayın aracımızı aldığımızda çok daha iyisini yapacağız.

Bizi izleyin, Zonguldak’tan haberiniz olsun…

Çıtlak, patlak, yusyuvarlak…

Çıtlak, patlak, kremalı börek, sütlü çörek. Politikacıların dediğini yapmayan korkak bürokratlar, bazen cin gibi oluveriyorlar. Artık neyden korkutuldularsa…

Önce Atatürk’e, sonra AVM’ye… Giderayak... Oh ne rahat… Bu kime kıyak?

Allah herkese gönlüne göre versin. Eş-dost derken, daha neler duyacağız bakalım.

Ama ayıp…

Ama yazık…

Ama günah…

İnsan “Acaba” demeden edemiyor.

Acaba ne oldu da böyle oldu?

Acaba…

Acaba…

Acaba…

Eren derken, veren mi oldu?

Yoksa verem mi oldu?

Allah, sağlık-şifa versin.

Kıssadan Hisse: Kuş misali…

İki miskin derviş, yıllardır biri bir köşede, diğeri öbür köşede uzlete çekilmişler. Daha mülayim olanı, “Muhterem, gel şu köşeleri değişelim” demiş. Diğeri hemen, “Başka işin yok mu, otur oturduğun yerde” diye terslenmiş.

Aradan yıllar geçmiş yine mülayim olan, “Üstad gel şu yerleri bir değişelim” demiş. Aksi olan yine, “Yahu senin hiç başka işin yok mu?” diyerek reddetmiş.

Gel zaman, git zaman yine yıllar geçmiş, mülayim olan son bir kez daha şansını denemek için sormuş, “Üstad, gel şu köşeleri değişelim, ‘tebdil-i mekanda ferahlık vardır’ derler” demiş. Aksi olan, “Amma ısrar ettin, iyi hadi değişelim bari” demiş.

Sallana sallana biri bir köşeye, diğeri öbür köşeye geçmiş, aksi olan bundan bir ders çıkararak, “Gördün mü bak! İnsan dediğin kuş misali, neredeydik nereye geldik” demiş.

Günün Fıkrası: Vur kıçına…

Fuzuli ile Bağdatlı Ruhi, Bağdat’ın arka sokaklarında birlikte dolaşırken köşe başında bir köpek görürler. Bunun üzerine Bağdatlı Ruhi:

“Bu it, burada fuzuli” diyerek, Fuzuli’ye alaycı bir gönderme yapar.

Fuzuli de buna karşılık, “Vur kıçına çıksın ruhi” diye Ruhi’ye okkalı bir cevap verir.

Günün Sözü:

Olgun insan; güzel söz söyleyen değil, söylediğini yapan ve yapabileceğini söyleyen kişidir.

Konfüçyus