İlk Müslüman Türk devletlerinden.
Gazneliler.
Hükümdarları Sultan Mahmut.
Tarihte ilk defa 'sultan' adını aldı.
İslamı yaymak için Hindistan'a 18 sefer düzenledi.
Seferlerinden birinde çok ciddi bir direniş ile karşılaştı.
Hatta kazanacağına olan ümidini yitirdi.
Öyle zorlandı ki, adakta bulundu.
- Ey rabbim! Bu savaştan galip çıkarsam aldığım tüm ganimetleri yoksullara dağıtacağım.
Savaş sonucunda galip geldi.
Gazne'ye döndüklerinde tüm ganimetleri yoksullara, muhtaçlara dağıtmaya başladı.
Ancak bazı vezir ve komutanlar bu işe karşı çıktılar.
- Aman sultanım! Ne yapıyorsunuz?
- Ben adakta bulundum.
- Bunca altınlar, inciler fakir fukaraya dağıtılır mı?
- Neden?
- Onlar bunların kıymetini bilemezler.
- Ben söz verdim.
- Ama devletin hazinesinin değerli ganimetlere ihtiyacı var.
- Nasıl olacak?
- Efendimiz! Değersiz olanları dağıtın.
Sultan Mahmut'un kafası karıştı.
Bir yanda adak.
Verilen söz.
Kazanılan zafer.
Ganimetler.
Diğer yanda devletin hazinesinin ihtiyacı.
İnci ve altının değerini bilemeyecek yoksullar.
Düşündü.
Çareyi zamanın alimine sormakta buldu.
Doğru konuşurdu.
Hakkı canı pahasına söylerdi.
Çekinmezdi.
Fazilet sahibiydi.
Büyük bir zattı.
Çağırdılar huzura.
Sultan Mahmut ona durumu anlattı.
-Çok zordaydık.
Savaşı kaybediyorduk.
Adakta bulundum.
Savaşı kazandık.
Ancak şimdi de vezirler ve komutanlar kafamı karıştırdı.
Ne yapmalıyım?

Büyük zat çözümü söyledi.
-Sultanım!
Bunda kararsızlığa düşecek bir taraf yok.
Çok basit bir tercih ile karşı karşıyasınız.
Eğer Allah'a bir daha işiniz düşmeyecekse adamlarınızın dediğini yapın.
Vezirlerinizi, komutanlarınızı dinleyin.
Değersizleri yoksul ve muhtaçlara dağıtın.
İncileri, altınları ve değerli ganimetleri hazineye saklayın.
İleri gelen komutanlara dağıtın.
Eğer Allah'a bir daha işiniz düşecekse, verdiğiniz sözü tutun.
Adağınızı yerine getirin.
Ganimetleri yoksullara dağıtın.

[*] [*] [*] [*]
Hiçbir zaman çıktığının kapıyı sert kapatma. Bir daha geri dönmek isteyebilirsin.”
Bir.. Kimden ne isteyeceğini bileceksin.
Allah'ın sopası yoktur.
Amma vardır.
İki..Verdiğin sözü tutacaksın.
Tutmazsan, sonraki sözlerinin bir hükmü kalmaz.
Yalancı olursun.
Sözlerin kabul görmez.
Üç.. Her zaman yakınlarında.
Hatta içinden bir ses sana yanlış şeyler söyleyebilir.
Söyler.
Çek euzu'yu..
Yeniden dinle o sesi..
Ve şeytan ilim sahibidir.
Kötü söz sözlemez.
Güzel şeyler söyler, nefsin kabarır.
Dört.. Doğru bilene sormayı ar etme.
Sor.
Al cevabını.
İşine gelmezse, yine de dinle.
Her zaman çevrende güveneceğin tek bir dostun olsun.
Sonuç:
Hikaye bu.
İstediğiniz yerden bakın.
İstediğiniz dersi çıkarın.
Bizimkisi birkaç öneri.