TTK&8217;da işe yeni giren iki maden işçisi yaşamını yitirdi.
Bu haberden nereye gideceğiz, seyredin hele.
TTK üretimini artırmak, siyasetçilerde oyunu artırmak için işbirliği yapıp işçi aldılar.
Dönemin GMİS Genel Başkanı Ramazan Denizer, bu işe en çok emeği geçen kişinin TBMM Başkanı Köksal Toptan ve TTK Genel Müdürü Rıfat Dağdelen olduğunu söylemişti.
Defalarca toplantı yaptılar.
Birlikte hareket ettiler.
Telefonla konuştular.
Anlaştılar.
Seçici davrandılar.
Hedeflerine ulaşabilecekleri adamları belirlediler.
Güçlü kuvvetli olanlarını seçtiler.
Yeraltına yerleştirdiler.
Üretimi artırmak ve zararı azaltmak için TTK adını verdikleri bir &8216;örgüt&8217; kuran politikacı ve bürokrat takımı, örgüte yeni üyeler kazandırmak için sınav ve mülakat yaptılar. Sınavı geçen elemanlar, örgüt adına yeraltına yerleştirildiler. Düzenledikleri basın toplantılarında yeni alınan işçilerle üretimi artıracaklarını ve zararı azaltacaklarını söylediler. Bize de örgüt propagandası suçunu yüklediler.
Gelik&8217;te iki yeni işçi ölünce &8216;örgüt&8217; ortaya çıktı.
Maden mühendisleri gaz boşalan bölgede sontaj yapılmadığını iddia ediyorlar.
Yani bir ihmal söz konusu.
İhmal söz konusu olunca adam öldürme, adam öldürmeye taş teşebbüs, adam yaralama ve yaşama hürriyetini tahdit, çalışma hürriyetini engelleme gibi suçlarda giriyor bu işin içine.
Henüz maaşları bile verilmeyen iki işçi yaşamını yitirdi.
Şöyle düşünün.
Bu iki işçi yıllarca TTK&8217;da çalışacak, milyarlarca lira kazanacak, kıdem tazminatlarını alacaklardı.
Kazandıkları parayla Zonguldak şehir esnafını zengin edecekler, bankalara borçlanacaklar, kredi kartına takılacaklar, tefecilerine yapışacaklardı.
Ama buna bile imkan tanımadılar.
Bir haftalık eğitimle yeraltına ölüme giden bu gençlerin sahibi yok mu?
Elbette TTK bu iş kazası nedeniyle ailelere para verecektir.
Ailelerde parayı alınca susacaktır.
Peki, biz niye susalım?
Bu insanlık ayıbı karşısında neden sessiz kalalım?
GMİS, Maden Mühendisleri ve diğer sivil toplum örgütleri neden sessiz?
Siz bu ölümlerin son olduğunu mu düşünüyorsunuz?
Bakın göreceksiniz.
Çok yakında yine böyle talihsiz olaylar yaşacağız.
Ve &8216;sorumlular&8217; benzer açıklamalarla yetinecekler.
Ne TTK&8217;nın üretimi artacak, nedene zararı?
Olan bizim insanımıza olacak.
Bu olayın sorumlusu ya da sorumluları mutlaka bulunmalı.
Kanun önünde hesabı sorulmalı.
Sadece TTK&8217;da çalışırken ölenlerin değil.
Kaçak ocaklarda göz göre göre giden hayatların da hesabı sorulmalı.
Herkes, her şeyi biliyor.
Ama kimsenin işine gelmiyor.
Şöyle düşünelim.
Bizim bir matbuamız var.
Orada bizden habersiz kim iş basabilir?
Bir basar, iki basar.
Vali Erdal Ata, çok doğru bir yolda.
İnşallah, diğer bürokratlar onu yanıltmaz.
Geçmişte de bu yönde girişimler olmuştu.
Ama sonradan ne olduysa tüm konuşulanlar unutulmuştu.
Bu kez böyle olmasın.
Garibanların kanı yerde kalmasın.