Yerel gazetecilerin en büyük avantajı halktan olmasıdır.
Özellikle yerel sorunlardan anında haberimiz olur.
Ya mahallemizdedir.
Ya yan mahallede.
Olmadı, o mahallede akrabamız oturuyordur.
Arkadaşımız vardır.
Tanıdık vardır.
Hiç olmazsa mahalle muhtarı, azası bizimle. Bir şekilde irtibat kurarız.
Haber bizdedir.
Avantaj bu ya&[#]8230;
Aslında öyle değil.
Dezavantajdır.
Yazarız.
Sokağa adım attığımızda karşımıza olayların sorumlusu çıkar.
Örnek; mahallede lağım patlamış.
Etrafı pislik götürüyor.
Biri söylüyor.
Pis iş.
Yazıyoruz.
Daha pis.
Diğeri hesap soruyor.
En pisi de o.
Bu kadar pis işin içersinden yerelde olmanın avantajını yaşamasak daha iyi.
[*] [*] [*]
Sorunları görüyoruz.
Yazıyoruz.
Birileri kızıyor.
Olmadı, topu başkalarına atıyor.
Sonuç?
Herkes bildiğini okuyor.
O zaman Zonguldak&[#]8217;tan bir halt olmaz.
Alın size Lavuar Alanı Projesi.
Burnunun ucunu göremeyenlerden büyük işler beklemek ne kadar akıllıca?
Hele hele onlardan geleceği görüp büyük projeler beklemek&[#]8230;
Neyse..
İyilik meleği değiliz.
Aklımız erdiğince yazıyoruz.
Alana, anlayana&[#]8230;
[*] [*] [*]
Adamın işi varmış, Ankara´ya gidiyormuş.
Tam uçağa binerken kulağında bir ses :
- Binme, bu uçak düşecek!
Dönmüş bakmış, kimse yok, ama içine de bir kurt düşmüş, binmemiş.
İkinci uçağı beklerken kara haber ulaşmış:
- Uçak düştü kurtulan olmadı!
Koşmuş Haydarpaşa´ya, bilet almış, tam trene binecek; aynı ses kulağında:
- Binme bu trene, raydan çıkacak!
Dönmüş bakmış yine kimse yok, trene binmemiş, gelmiş eve.
Sabah gazeteyi açınca tüyleri ürpermiş:
- Tren Eskişehir´de raydan çıktı. Şu kadar ölü, şu kadar yaralı...
Allahına şükretmiş, koşup otobüse bilet almış,
tam binerken yine o ses:
- Bu otobüse binme, freni patlayacak!
Dönmüş yine kimse yok!
Dayanamamış, bağırmış :
- Sen kimsin yahu?
- Ben senin iyilik meleğinim!
Adam iyice kızmış:
- Ulan evlenirken neredeydin!