Zonguldak Belediyesi'nin 2026 yılı tahmini bütçesi hazırlandı.
18 Kasım 2025 Salı günü yapılacak Belediye Meclisi'nin kasım ayı ikinci birleşim toplantısında tüm bütçe açıklanacak.
Zonguldak kamuoyunda "suya zam yapılacak" diye tedirgin bir bekleyiş vardı.
CHP'nin cuma günü yapılan grup toplantısından aldığımız bilgilere göre; suya ve cenaze defin hizmetlerine zam gelmeyeceğini öğrendik.
2025 yılı "Aile Yılı" olduğu için nikah hizmetlerine de zam yokmuş.
Ya da ücretsiz mi olacaktı, tam hatırlayamıyorum.
Zonguldak'ta evlenmek isteyenler, 2026'da evlenebilir.
Ancak; rüsum bedellerine, ulaşım hizmetlerine ve Kapuz Plajı ücretlerine zam gelecek!
Belediye kalemlerine yapılacak bir zam listesi vardı.
Bu zam listesi tekrar gözden geçirildi.
Birçok kalemden zam kararı geri çekildi.
Bu tutumu takdir etmek lazım ama acele etmeyelim.
"Suya zam yapmıyoruz" diye diğer kalemlere zam bindirilmez umarım!
Zonguldak Belediyesi ve CHP yönetimi, iki gün içinde zam konusuyla ilgili bir bilgilendirme açıklaması yapacakmış.

Soru sormak ne zaman 'üslup bozmak' oldu?

Harun Demir, "Zonguldakspor FK" adına basın toplantısı düzenledi.
Futbolcuların bahis oynaması ve kulübe gelen sponsorlar hakkında açıklamalarda bulundu.
Aylardır Harun Demir'in kulübün resmi başkanı olmadığı yönünde eleştiriler vardı.
Pusula adına kendisine bir soru yönelttim...
"Kamuoyuna karşı açıklamaları sizin yapmanıza rağmen, resmiyette neden kulüp başkanı gözükmüyorsunuz? Resmi başkan olmak için bir engeliniz mi var?" diye sordum.
Tabi kendisi bu sorudan rahatsız oldu!
Toplantının başında ZGC Başkanı Derya Akbıyık'ın okuduğu, kendisinin Zonguldakspor FK'ye vekaleten baktığı ve bir takım yetkilerin kendisinde olduğunu söyleyen yazıyı hatırlattı.
"Size isterseniz Derya Ağabey yanıt versin" diyor!
Derya Akbıyık kulübün avukatı mı ya da basın sözcüsü mü?
"Bu sorunun muhatabı sizsiniz" deyince de tabi Harun Demir, bize "üslup" dersi vermeye kalkıştı!
"Üslubumuzu bozmayalım" dedi!
Bir yetkiliye sakin ifadeyle soru sormak ne zaman "üslup bozmak" oldu?
Videoyu izleyenler görmüştür, üslubumu bozmadığımı...
Ben, üslubumu bozmadım ama kendisi her an üslubunu bozmaya hazırdı!

Sanki annesine küfür ettiniz!

Son zamanlarda takip ediyorum...
Neredeyse gazetecilik yaptırmayacaklar!
Ellerinden gelse, gazetecilik mesleğini kaldıracaklar!
Yaygın medyada olduğu gibi yerel basında da durum aynı.
Basın toplantılarında bir soru soruyorsunuz...
Sanki karşıdakinin annesine küfür ettiniz!
Bürokratlar, siyasetçiler, başkanlar, hepsi bizim halkla ilişkiler görevi yapmamızı istiyorlar!
Her toplantıda yetkililere sorulmaması gereken sorular vardır.
İşte o soruları sorarsanız, gazetecisiniz.
Tekrar hatırlatalım şu sözü...
“Gazetecilik, birilerinin yayınlanmasını istemediği haberleri yazmaktır. Gerisi halkla ilişkilerdir.(George Orwell).
"Ne çekiyorsun?" diye üstümüze yürüyenler...
Haberde ya da köşe yazısında eleştirildiğinde arayıp çemkirenler...
Bir de kadın gazetecilere karşı, bel altı vurmaya çalışanlar var.
İtibarsızlaştırmaya çalışanlar var.
Zonguldak'ta bu işi layığıyla yapan çok az kaldık.
Edebimizi bozmadan bu tiplere boyun eğmeyeceğiz.

Övgü köşesi...

Zonguldak Arı Yetiştiricileri Birliği (ZAYBİR) Başkanı Abdurrahman Canlı.
Yalnızca bal üretiminin değil, bölgenin doğayla kurduğu nadir ilişkinin en fedakâr emekçilerinden biri olarak öne çıkıyor.
İnsan odaklı, alçakgönüllü ve doğadaki her canlıya karşı duyarlı yaklaşıyor.
Canlı, arıcılığın hem istihdama hem de özellikle kadınların üretime katılımına sağladığı değeri büyütmek için yıllardır çabalıyor.
Zonguldak’ta yüzde 80’i kestane balı olmak üzere yılda 700–800 ton civarında üretim yapıldığını belirten Canlı, uygun koşullarda bu miktarın bin tona çıkabileceğini ifade ediyor. Bölgede 'gal arısı' hastalığına karşı verilen mücadeleden birlikler arası dayanışmaya kadar her konuda aktif rol üstlenen Canlı, aslında şu mesajı veriyor:
"Böyle bilinçli, üretime ve doğaya saygılı insanların çoğaldığı bir kent, geleceğe çok daha güçlü yürür."
Zonguldak il genelinde arı yetiştiriciliğine büyük ivme kazandıran Abdullah Canlı'yı tebrik ediyoruz.