Zonguldakspor Futbol Kulübü’nü yönetenlere yönelik eleştirilerimiz sürüyor, sürecek!
67 numaralı formayı giyecek futbolcular yetiştirinceye kadar sürecek!
Biz diyoruz ki; bir kentin Valisi Trabzonlu, Belediye Başkanı Trabzonlu, Kulüp Başkanları Trabzonlu, yöneticilerinin çoğu Trabzonlu, Teknik Direktörü Trabzonlu, futbolcularının önemli bölümü Trabzonlu, amigoları Trabzonlu ise o takım Zonguldak’ın takımı olabilir mi?
Zonguldaklı bu kulübe, bu takıma sahip çıkar mı?
Biz eleştirdiğimiz için şimdi altyapı işine eğildiklerini açıkladılar!
İlçe ve belde takımları taranmalı, Zonguldak çocuklarına imkan tanınmalı!
Söylediğimiz şey bu!
Hemşehrilerini getirip, Zonguldak’tan topladıkları parayı çar çur ediyorlar!
Ortada bir başarı yok!
Kendi egolarını tatmin etmek isteyenler yeni kulüp kursunlar!
Demirspor, Papilaspor!
Amigolarınızı da alın, akşama kadar slogan attırın!
Ama Zonguldak’ın adını kötü emellerinize alet etmeyin!
Zonguldak’ın adını bahisle, şikeyle yan yana getirmeyin!

Harun Demir şaşırdı

Zonguldakspor Futbol Kulübü Başkanı olduğunu iddia eden Harun Demir bir basın toplantısı düzenledi!
Her basın toplantısında olduğu gibi, bu toplantıda da eksik ve yanlış da olsa Pusula’nın sorularına yanıt verdi!
Şimdi sorduğumuz sorulara verilen yanıtları birlikte değerlendireceğiz!
Pusula Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Öznur Güneş’in “Kamuoyuna karşı açıklamaları siz yapmanıza rağmen; resmiyette neden kulüp başkanı gözükmüyorsunuz? Resmi Başkan olmak için bir engeliniz mi var?" sorusu Harun Demir’in dengesini bozdu!
"Zonguldakspor Futbol Kulübü A.Ş.'yi temsilen kulübün adına basın açıklaması yapmak, medya organlarıyla görüşmelerde bulunmak resmi kurum ve kuruluşlar nezdinde kulübü temsil etmek, bilgi ve belge sunmak, yazılı-sözlü beyanda bulunmak kulübün menfaatlerinin gerektirdiği ölçüde her türlü temsil işlemlerini yürütmek, her türlü kulübün adına karar almaya, gerekli evrakları düzenlemeye, imzalamaya ve teslim etmeye tam yetkili olmak üzere Harun Demir'dir. Cevabınızı verebildim mi?"
Hayır Harun Demir!
Doğru cevap bu değildi!
Zonguldakspor Futbol Kulübü A.Ş.'den aldığınız noter onaylı yetki sizi başkan yapmaz!
Zonguldakspor Futbol Kulübü A.Ş.’nin Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Hürfikir’dir!
Siz, sorumluluktan kaçmak için noterden kendinize yetki belgesi çıkarttınız!
Keşke bu noter evrakının tarihini de açıklayabilseydiniz!
Harun Demir dese ki: “Hakan Hürfikir bizim adamımız! Biz kulüp işini onun üzerinden götürüyoruz! Avukat Özberk Papila gibi Hakan Hürfikir’e güveniyoruz! Hakan’a ‘Bana vekalet ver’ dedim, verdi!”
Harun Demir’e soru soran Pusula Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Öznur Güneş’in de noterden yetki belgesi var!
Ama, Pusula’nın sahibi olduğunu iddia etmiyor!
Görüşmelerini Yazı İşleri Müdürü sıfatıyla yapıyor!
Harun Demir gibi kendini başkan ilan etmiyor!
Mesela Pusula TV Yönetim Kurulu Başkanı bendim! Atilla Öksüz’e noterden yetki verdik!
Atilla Öksüz, “Pusula TV Yönetim Kurulu Başkanı benim” demedi!
Buna ihtiyaç duymadı!
Bayram Tomakin’de öyle bir yetki vardı ki!
İstese beni bile Pusula ile birlikte satabilirdi!
Ama Harun Demir’in yaptığını yapmadı!
Öznur Güneş’in sorusu, Harun Demir’in ayarını bozdu: “Sağınıza da baksanız başkan benim, solunuza da baksanız başkan benim. Kimse bana böyle bir şey diyemez"
Devam ediyor: “Kimse bana ‘Dur, bunu yapma, etme, gitme’ diyemez. Az önce gazetecimiz Öznur Hanım ‘Kim başkan?’ diye soruyor. Bana böyle bir şeyi kimse diyemez. Zonguldakspor Kulüp Başkanı olmak, bu koca çınarın başkanı olmak bana gurur veriyor. Mutluyum.
Bizi köşeye sıkıştırıp oyuna getirmeye çalışıyorlar ama ben gelmem. Gelmeyeceğim de."
Hala devam ediyor: "Ben oyunları görüyorum, artık oyuna gelmem. O yaşları geçtim; gençliğimde beni gaza getirmek kolaydı. Salatayı gösterene tuzu alır, koşardık. Ama şimdi öyle değil, artık oyunlarla işim yok. Allah’a şükür. Ticaretimiz, işlerimiz yolunda, bir sıkıntımız, problemimiz yok.”
Harun Demir, eskiden salatayı görünce tuzu alıp koşuyormuş!
Şimdi akıllanmış! Tuzu görünce salatayı alıp koşuyor!
Harun Demir’in Zonguldakspor Futbol Kulübü’ne ve şirketine başkan olmayışının iki önemli nedeni var!
Harun Demir bu iki nedenden birini açıklayamaz!
Kendine yediremez!
Ama birini açıklayabilir!
Biz sabırla bekleyeceğiz!
Beklediğimiz bir şey daha var!
Zonguldakspor Futbol Kulübü’nün üyeleri kimler?
Hadi bağış yapanları açıklamamak için bir bahane uydurdunuz!
Kulübün üyelerini kimden, neden saklıyorsunuz?

Kulübe verdiğini iddia ettiği paralar borç mu, bağış mı?

Zonguldak Futbol Kulübü’nün gelir gider tablosunu açıklayan mali müşavir Adil Dilaver’in listesinde Harun Demir’in verdiği paralar yoktu!
Biz bu konuyu da ısrarla sorduk!
Harun Demir, kulübe verdiği paraları yine açıklamadı!
Harun Demir, basın toplantısında Zonguldak Gazeteciler Başkanı Derya Akbıyık’a bir liste uzattı! O da tamam dedi!
Oysa listeyi bize verse biz onu haber yapardık!
Ama asıl bomba mali müşavir Adil Dilaver’in daha önce açıkladığı listede Harun Demir’in verdiğini iddia ettiği paralar yoktu!
Biz bu konuyu sorgulayınca paralar akıllarına geldi!
Şimdi soruyoruz!
Harun Demir’in Zonguldak Futbol Kulübü’ne verdiğini iddia ettiği paralar borç mu, bağış mı?
Bence Harun Demir kulübü kendine borçlandırıyor!
Ama bunu açıklamıyor!
Neyse yaza yaza tüm gerçekleri ortaya çıkartacağız!

Yaşar Karaman’dan iyisini mi bulacak?

Harun Demir, hiç bir sıfatı olmadığı halde, Zonguldakspor Futbol Kulübü Başkanı olduğunu iddia ederek Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu’nu ziyaret ediyormuş!
Bu kısmı şöyle anlatıyor: “Ben bu işleri yaparken Vali Bey ile bir görüşme olduğunda tüm mali tabloları kendisine iletiyorum. Ben Valilik'ten bir kişiyi mali işlerin başına istedim, tüm soru işaretlerini ortadan kaldırmak adına. Vali bey, ‘Öyle bir şeye ihtiyacın yok her şeyin ortada. Bizim size inancımız var.’ dedi.”
Harun Demir, Vali’den adam istemiş!
Vali, gerek yok demiş, vermemiş!
Yahu, Sanayi ve Ticaret İl Müdürü Yaşar Karaman var işte Valiliği temsilen!
Başka adama ihtiyaç mı var!
Harun Demir, Yaşar Karaman’dan iyi adamı nerede bulacak!
Hesaptan anlar, kitaptan anlar, sanayiden anlar, ticaretten anlar, adam alır, adam satar! Ama Harun Demir’i satmaz!

CHP’den Tahsin Erdem’e füze

CHP’li Çaycuma Belediyesi Basın Danışmanı Ahmet Öztürk, sosyal medya hesabından, CHP’li Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem’i çok ağır sözlerle eleştirdi;
“Benim talihsiz kentim. Tanrılar tarafından hizmetin en kötüsünü almakla cezalandırılmış sanki. Her gün geçiyorum buradan, her gün de bir atraksiyon yaşıyorum. Çaycuma arabasına yetişmek için saniyeleri saymama rağmen gün geliyor bir yaşlıya yardım etmek zorunda kalıyorum. Gün geliyor suya batmamak, üzerimi başımı kirletmemek için yolu uzatıyorum. Araç yolunu kullanmak zorunda kaldığım için şoförlerle yaşadığım macera ayrı. Çocuklu annelerle hastaların çektiğiyse resmen çile. Belediye, 200 metre ötesindeki kaldırımsız yolu insanına layık görüyor, yayaların güvenli geçişi için kılını kıpırdatmıyor. Trafik gözünü kapatmış dileyen dilediği gibi aracını park ediyor. Fevkani yıkıldığından beri, bize de araçlarla köşe kapmaca oynayıp kelle koltukta yürümek düşüyor. Kime ne desem bilmem ki?” dedi.
Paylaşımın altına yapılan yorumlar daha da bomba;
Saniye Cicibaşoğlu: “Kime ne diyecen, çile doldurmaya devam. Layığımızı bulduk, bence... Konuşsak bir türlü, sussak bir türlü. Eeee söv dur. Ucuz kabadayılığa alıştık. Ne desek be, bu yaşadıklarımızdan kimlerin utanması gerekir. Kimse üzerine toz kondurmuyor. Çile bülbülüm çile.”
Güngör Topaloğlu: “Zonguldak kenti bunları haketmiyor. Cumhuriyet’in en gurur duyulan gelişmiş kenti maden havzası vizyonsuz, niteliksiz insanların elinde köy haline geldi. Bir şey yapamadan seyrediyoruz. Makus talihimizi bir türlü yenemedik.”
Figen Ramazanoğulları: “Aynı konuyu 2 gün önce Zonguldakdaydık. Bu konuyu eşimle konuştuk. Bence bizler konuşuyoruz, gerekli kişiler konuşmuyor görmüyorlar.”
Mehmet Bilgili: “Halbuki delege seçimleri bitti. Belediye Başkanı asli görevine dönemedi galiba sevincinden.”
Muharrem Akman: “Dün Kocaeli’ye geldim, 10 dakikalık araç yolculuğu sırasında belki 10 tane üst geçit gördüm.”

Sarhoş muhabbet tellalı

Kafayı çekip eve sarhoş gidince, annesi kızlarının odasına girmesin diye kapıda bekliyordu!
Bu durumla baş edilemeyince babaanne devreye girdi, kızları yatılı Kur’an Kursu’na gönderdi!
Bir anne, kız çocuklarını babalarından böyle korudu!
Biz annesinin, hatta ablasının yalancısıyız!
“Ben erkeklerin cinsel zevklerine para karşılığı hizmet eden bir kadının çocuğuyum” derse ona da bir şey demeyiz!
Ama en yakın arkadaşı bile kendini bu arkadaştan koruyamadı!
Yaptığı rezilliği herkese ballandıra ballandıra anlattı!
Sonra arkadaşı bunu duydu, iki tanığın önünde, çöplükte itin gözüne soktu!
Milletvekili ile de böyle bir şey mi oldu?
Bilmiyoruz!
Şimdi sıra Belediye Başkanı’nda!
Takip ediyoruz!

Günün Fıkrası: Bürokrat

Bir gece, Ankara hayvanat bahçesindeki aslanların kafesi açık unutulunca kafesteki iki aslan firar eder. Emniyet güçleri uzun aramalardan sonra çalılıkların arasında saklanan aslanı kısa sürede yakalayıp kafesine koyarlar. Diğer aslan bütün aramalara rağmen aylarca bulunamaz. Nihayet, aslanın bir bakanlığın bodrum katında saklandığının farkına varılır ve yakalanıp diğer aslanın yanına getirilir.
Önce yakalanan aslan sorar: “Ben yakındaki çalıların arasında saklandım, kedi-köpek gibi hayvanları yakalayıp yedim, ama bir ay içinde beni buldular. Sen aylarca nerede saklandın, ne yedin ne içtin?”
Sonra yakalanan aslan: “Ben bir bakanlığın bodrumundaki arşive girmişim, arada bir bodruma inen memurları, bürokratları yakalayıp bir kenarda yedim, uzun süre böyle idare ettim, kimse fark etmedi.”
Önce yakalanan aslan: “Peki nasıl fark ettiler?”
Sonra yakalanan aslan : “Yanlışlıkla çaycıyı yiyince fark ettiler.”