Zonguldak Belediyesi’nin halk otobüslerinde çalıştırılmak üzere 17 şoför alımı yapacağı yönündeki ilanı, kentte yüzlerce işsiz vatandaş için bir umut olmuştu.
İŞKUR üzerinden yayımlanan ilanla birlikte, geçim derdindeki pek çok kişi başvuru yapmak için kapıya koştu. Ancak daha başvurular devam ederken ortaya çıkan iddialar, bu umudun aslında baştan beri boşa olduğunu düşündürüyor.
Başvurular 13 Mart Cuma günü başladı ve 16 Mart Pazartesi günü saat 17.00’de sona erecekti.
Kağıt üzerinde süreç böyle görünüyordu. Fakat kulislerde konuşulanlar bambaşka bir tabloyu işaret ediyor.
İddiaya göre, başvurular daha başlamadan önce 17 kişinin ismi çoktan belirlenmişti.
Hatta öyle ki, bu kişilere kıyafetlerin dahi dağıtıldığı söyleniyor.
Eğer bu iddialar doğruysa ortada ciddi bir sorun var demektir.
Çünkü yüzlerce vatandaş, “belki bana da bir iş çıkar” umuduyla İŞKUR kapısına gidip başvuru yaptı.
Kimisi yol parası verdi, kimisi umutlarını tazeledi, kimisi ailesine “belki bu kez olacak” dedi.
Oysa sonuç baştan belli ise bu başvuruların yapılmasının ne anlamı vardı?
Üstelik içinde bulunduğumuz ay Ramazan. İnsanların geçim sıkıntısının en yoğun hissedildiği, umutların ve vicdanın daha da hassaslaştığı bir dönem.
Böyle bir dönemde insanların umutlarıyla oynamak, en hafif ifadeyle büyük bir vicdan muhasebesini gerektirir.
Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem göreve geldiğinden bu yana yapılan işçi alımları da sık sık tartışma konusu oldu.
Şeffaflık beklentisinin yüksek olduğu bir dönemde, bu tür iddiaların ortaya çıkması belediyeye olan güveni zedeliyor. Kamu kurumlarında yapılan her alımın adil, şeffaf ve denetlenebilir olması gerekir.
Aksi halde liyakat değil, torpil konuşulur.
Oysa belediyelerin görevi umut dağıtmak değil, adil fırsat yaratmaktır. Eğer başvurular yapılmadan isimler belirlenmişse, ortada yalnızca bir alım değil, aynı zamanda büyük bir güven kaybı vardır.
Zonguldak halkı artık şunu görmek istiyor:
İş ilanları gerçekten ihtiyaç için mi açılıyor, yoksa sadece prosedür gereği mi?

Memur Sen de, ADD de oradaydı!

AK Parti'ye Zonguldak İl Teşkilatı'nın geçtiğimiz Cuma günü iftar programı vardı.
Kozlu Garden'da yapılan iftar programında her şey titizlikle hazırlanmış,
organizasyon çok iyiydi.
Oldukça yoğun katılım oldu.
Katılımcılara baktım; sağdan soldan her görüşten sivil toplum kuruluşu temsilcileri vardı.
Örneğin; Memur Sen Temsilcileri vardıysa
Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) temsilcileri de vardı.
İftarda MÜSİAD temsilcileri vardıysa
Zonguldak Tabip Odası yöneticileri de vardı.
Farklı görüşteki STK temsilcilerini bir araya getirmek buluşturmak marifet ister.
AK Parti İl Başkanı Mustafa Çağlayan'ın kentteki ilişkileri gerçekten çok iyi.
Bunu ben demiyorum.
Zonguldak'ta AK Parti ideolojisine karşı duran ancak Mustafa Çağlayan'a karşı duramayan,
sadece kişi olarak çok seven bir kesim var.
Bu kadar rengi, iftar sofrasında buluşturmak büyük başarı, Çağlayanı tebrik ediyorum.

KGD, eski günlerine geri döndü

Uzun zamandır Zonguldak basın camiasının özlediği bir tablo geçtiğimiz günlerde yeniden hayat buldu. Karaelmas Gazeteciler Derneği (KGD), yıllar sonra düzenlediği iftar programıyla gazetecileri aynı sofrada buluşturdu.
İlknur Yılmaz İpekçi başkanlığında organize edilen program, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi yerleşkesindeki (BEUN) Akademi Kafe’de gerçekleştirildi.
Zonguldak merkezden ve ilçelerden çok sayıda gazeteci dostumuz bu anlamlı buluşmaya katıldı.
Toplam 58 kişilik uzun bir masa kuruldu. Ancak o masanın asıl güzelliği sayısından değil, etrafındaki samimiyetten geliyordu.
Masaya şöyle bir baktığınızda herkesin bu ortamı ne kadar özlediğini anlamak zor değildi.
Kimi eski bir dostuyla hasret giderdi, kimi yıllardır görüşemediği meslektaşıyla sohbet etti.
Hatta birçok kişi sürekli yer değiştirerek herkesle birkaç kelime de olsa sohbet etmeye çalıştı.
İftar sofraları zaten paylaşmanın ve dayanışmanın en güzel simgelerinden biridir.
O akşam da tam olarak böyle bir tablo vardı.
Meslektaşlar arasında sıcak sohbetler, gülüşmeler ve eski anıların konuşulduğu keyifli bir atmosfer oluştu.
Kısacası, o akşam sadece bir iftar yapılmadı; Zonguldak basın camiası yeniden aynı sofrada buluşmanın mutluluğunu yaşadı.
Bu yönüyle program, meslektaşlar arasında kaynaşma ve dayanışmanın güzel bir örneği oldu.
Bir başka teşekkür de mekânın mutfağına;
Akademi Kafe’nin özenle hazırlanan lezzetli yemekleri ve personelin güler yüzlü hizmeti de geceye ayrı bir renk kattı.
Emeği geçen şeflere ve tüm çalışanlara ayrıca teşekkür etmek gerekir.
Görünen o ki bu buluşma, sadece bir iftar programı değil; aynı zamanda KGD’nin eski sıcak ve samimi günlerine dönüşünün de güzel bir işareti oldu.
Dileriz ki bu sofralar daha sık kurulsun, meslektaşlar aynı masada daha çok buluşsun.
Çünkü bazen bir şehirde en güzel haber, insanların yeniden aynı sofrada buluşabilmesidir.