Zonguldak Belediye Başkanı Ömer Selim Alan’ın yeniden AK Parti adayı olarak seçime girmesine kesin gözüyle bakılıyor. 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 4 yıl daha görevde kalacak olması, iktidar desteğiyle Dr. Ömer Selim Alan’ı favori gösteriyor.
Ancak, CHP, bir önceki seçimde olduğu gibi Genel Merkez dayatmasıyla bir aday göstermez, dişli bir isimle Dr. Ömer Selim Alan’ın karşısına çıkarsa, çok ciddi bir yarış olur.
Ancak, dengelerin ve yengelerin en hızlı değiştiği kent olan Zonguldak’ta, İyi Parti, “kazanamasak bile sonucu biz belirleyelim” mantığıyla hareket ediyor!
İyi Parti’nin pazarcı İl Başkanı Erdal Gülay, 19'uncu Dönem DYP Zonguldak Milletvekili Ali Uzun’u aday yapmak için Genel Merkez ile görüşüyor.
Ali Uzun, önceki seçimde CHP MYK’sından çıkmış ancak Mehmet Haberal, yeğeni Şenol Şanal’ı aday yapmayı başarmıştı!
Ali Uzun, İyi Parti’den aday olsa, ne olur?
Seçimi kesinlikle alamaz!
Ama Dr. Ömer Selim Alan’a seçim kaybettirir!
MFA Maske’nin ortağı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hayranı Murat Uzun, Zonguldak Belediye Başkanı Dr. Ömer Selim Alan’a kızdığı için Belediye Meclis Üyeliği görevinden istifa etti.
Bu kızgınlığın acısını, Dr. Ömer Selim Alan’a, dolayısıyla AK Parti’ye seçim kaybettirmeye kadar götürür mü?
Benim tanıdığım Murat Uzun, AK Parti ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a karşı bir işe girişmez.
Böyle bakınca, Ali Uzun, İyi Parti’den gelecek teklifi kabul etmez!
MHP’nin yerel seçimde AK Parti ile birlikte hareket etmesi bekleniyor.
Zonguldak’ta MHP, belediye başkan adayı çıkartmaz!
Peki, CHP’nin "Zonguldak Belediye Başkan Adayı" kim olur?
Zonguldak Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Odası Başkanı Tahsin Erdem, "Zonguldak Belediye Başkan Aday Adayı" olacağını açıkladı.
Özel halk otobüsü işletmeciliğini değişik firmalarla üstlenen Akın Kavi, Tahsin Erdem ile yeniden Zonguldak Belediyesi’ne girmek ister!
Çünkü Akın Kavi’nin defterlerini, yıllardır Tahsin Erdem tutar!
Peki, bu hesap tutar mı?
Hep birlikte göreceğiz!

Kıssadan Hisse: Kızılderili ve Ağustosböceği...

Ağustosböceğinin sesini duyan Kızılderili şefi,
Batılıların tabiriyle “Kızılderili şefleri” yani Amerika’nın yerli halkının liderleri, trenle New York şehrine getirilmişlerdi.
Onlarla konuşmak isteyen heyet üyeleri, kendilerini tren garının kapısında karşıladı.
Konuklarına toplantı öncesi inşa ettikleri modern kenti gezdiriyorlardı.
Sokaklardaki insan kalabalığı, arabaların akışı, iş makinelerinin gürültüsü, Kızılderilileri şaşırtmıştı.
Bir ara şeflerden biri, bir Ağustosböceğinin şarkısını duyduğunu söyledi.
Diğer arkadaşları ve şefler, bu sesin geldiğini onayladı. Ama beyaz adamlar, buna inanmadı.
Bu modern kentte Ağustosböceğinin olmayacağını, olsa bile bu gürültüde duyulamayacağı söylediler.
Şef, ısrar etti ve o an içinde bulundukları arabayı durdurdu. Arabadan İndi. İlerideki parka gitti ve bir ağaçta Ağustosböceğini gördü.
Sonradan Amerika’ya gelmiş olan beyazlar şaşırmıştı.
“Olamaz... İmkansız... Bu gürültünün içinde böyle bir sesi duymanız mucize... Sende doğaüstü güçler var” dediler.
“Hayır... Ağustosböceğini duymak için doğaüstü bir güce ihtiyaç yok” dedi şef...
İşgalci beyazlar, “O zaman biz niye duymadık?” dediler.
Şef, cebinden metal bir para çıkardı ve kaldırımda yürüyen insanların arasına yuvarladı.
Bir anda herkes, “Acaba benden mi düştü?” diye paraya bakmaya başladı.
Şef yanındakilere sordu:
“Anladınız mı?”
Birçok şeyi anlayamayan beyazlar yine, “Anlamadık” dediler.
Ve şef anlattı:
“Bir insan için önemli olan, nelere değer verdiğidir. Çünkü her şeyi ona göre duyar, ona göre görür ve ona göre hisseder. Siz, doğaya değer verseydiniz, Ağustosböceğinin şarkısını duyardınız. Ama siz, sadece paraya, mal ve makama değer veriyorsunuz. Sizin hayattaki en önemlidir değerleriniz bunlar olduğu için sadece bunlara dair şeyleri görüyor, duyuyor, okuyor ve yaşıyorsunuz.”
Hisse: Ağustosböceklerinin sesini de duymanız dileğiyle...