Rödevanslı saha sahiplerinin sıkıntısı büyük.

Termik santraller kömür almayınca, patronların tansiyonu yükseliyor!

Onların tansiyonu yükselince, Zonguldak’ın tansiyonu yükseliyor!

Özel kömür işletmeciliği yapanların arasında dostlarımız, arkadaşlarımız, ağabeylerimiz var.

Ankara, özellikle Enerji Bakanlığı, Zonguldaklı kömür işletmecilerinden yaka silkiyor!

Geçmişte ÇATES devletteyken yaşananlar malum!

Erdemir, devletteyken yaşananlar malum!

Kardemir’de yaşananlar malum!

Bizim kömürcüler, kömür verdikleri her yerde hile yapmışlar!

İstanbul’a kömür yerine taş-toprak taşımışlar!

Ankara’ya kömür yerine taş-toprak satmışlar!

Müthiş bir güven sorunu yaratmışlar!

ÇATES’e kömür satarken taş-toprak bile vermemişler!

Böyle olunca, Ankara, Zonguldak’a kör bakıyor!

Politikacılar devreye giriyor...

Bu kez şaşı bakıyor!

Kömür işi, pis iş!

O yüzden siyasetçiler de bu pisliğe bulaşmak istemiyor!

Çünkü kömüre bulaşanın yüzü kararıyor!

Zonguldaklı kömür işletmecilerinin sorunu çözülmeli!

Ama kömürcü arkadaşlarımız da kendilerine çeki düzen vermeli!

Şimdi Erdemir kömür alsa, üç gün düzgün kömür verirler; ondan sonra kantarcıyı ayarlarlar, numuneciyi bağlarlar, kısa sürede onları dolandırırlar!

Kardemir’e de aynısını yaparlar!

ÇATES’e de aynısını yaparlar!

Eren’e de aynısını yaparlar!

Gerçekten işini düzgün yapan kömür işletmecilerini tenzih ediyorum.

Ama bu gerçeği göz ardı etmeyelim.

Zamanında yediğiniz hurmalar, bugün gelip sizi tırmalar!

Coğrafya; kader değil, karakterdir!

Tarihçi, sosyolog, filozof, siyaset ve devlet adamı 14'üncü yüzyıl düşünürü İbn Haldun, 700 yıl önce "Coğrafya kaderdir" demiş!

Bu söz, Zonguldak’ta yıllar içinde "Coğrafya karakterdir"e dönüşmüş.

Özellikle Merkez ilçenin her yeri yokuş olduğundan insanları da her şeyi "yokuş"a sürmeye alışmış!

Özetle, herkes yokuş olmuş!

Zonguldak’a atanan bürokratlar, bir yıl olmadan sisteme adapte olmayı başarıyorlar!

Olamayan, çok kısa sürede ya merkeze alınıyor, ya başka bir şehire atanıyor!

Kalanlar ise "yöneticilik" değil, "idarecilik" yapıyorlar!

Yöneticilerinin yokuş yapanı sevilmiyor bu kentte!

Peki, insanımız neden yokuşu seviyor?

Çünkü yaşadığımız coğrafyanın geneli yokuş!

Karadenizlilerin gelip bu coğrafyaya bu kadar adapte olmasının nedeni de bu yokuşlar!

Bürokratlarımız da yokuş!

Mıymıntının tekine koltuk veriyorsun, kendini aslan sanıyor!

Parti parti gezmiş, hiç birinde adam yerine koymamışlar!

Yeni bir partide koltuk bulmuş!

Kendisini "genel başkan" sanıyorlar!

Ve bu partiler, adam bulamadıkları için hep buları ya da "kadın"ları buluyorlar!

Zonguldak, kent yönetimine katkıda bulunabilecek isimler yerine ego sahibi yöneticilere teslim ediliyor.

O zaman bu yokuşlar, daha da dikleşiyor!

Bu dik yokuşların bir de inişleri oluyor tabi!

Hızla çıktıkları bu yokuşlardan, hızla indiklerini yıllardır görüyoruz!

Yeni yeni yokuş çıkan bazı siyasetçiler var!

Onların inişlerini hep birlikte alkışlayacağız!

İnsan, yaşadıkça neler görüyor!