Tersten gidelim.

Tane sap ve ekin&[#]8230;

Birkaç tutamı deste&[#]8230;

Bağlanmış hali; bağ&[#]8230;

Birkaç bağ bir araya getirilip ayağa kaldırılır.

Kuruması, taşınması kolaylaşır.

Adı, &[#]8220;çıtıman&[#]8221; olur.

Birkaç çıtıman bir araya getirilir.

Yerden biraz yükselir.

Biz ona &[#]8220;kocabaş&[#]8221; deriz.

Birkaç metre direk dikilir.

Ürünün durumu, arazinin uygunluğu, rüzgar vesaire göz önünde bulundurulur.

Yükseklik ona göre ayarlanır.

Direğin dibine birkaç ağaç atılır.

Üzerine çalı-çırpı serilir.

Toprak ile bağı koparılır.

Alttan su almaz.

Bağlar dipten itibaren üst üste konur.

Döne döne dizilir.

Alın size yığın.

Yükseldikçe. bağ sayısı azalır.

Çap daralır.

Bağlar dikine konulmaya başlanır.

Yuvarlak piramit halini alır.

Yığının başı, üç-beş bağ ile toplanır.

Ham tefek ile bağlanır.

Yığının başı bozulursa; içi su alır.

Çürür&[#]8230;

[*] [*] [*] [*]

Yığın yığmak önemli.

Ama başı daha önemlidir.

Üç-beş sağlam bağ, tüm yığını korur, kurtarır.

Zonguldak&[#]8217;a bir de bu açından bakalım&[#]8230;

Ekim&[#]8230;

Yulaf, buğday, arpa, çavdar&[#]8230;

Bizim köylünün ektikleri&[#]8230;

Genel isimleri; ekin&[#]8230;

Bu yıl ekin ektin mi?

Daha zamanına var?

Ne zaman?

Ekim ayında&[#]8230;

Birkaç gün sonra artık tarlalar işlenmeye başlar.

Hangi tarlalar?

Olmayan tarlalar&[#]8230;

Malum&[#]8230;

Her tarafı fındık doldurduk.

İşleyecek arazi kalmadı.

Böyle olunca, bu mevsimlerde ekin ekme telaşı da yok.

Olan yerler de bir avuç&[#]8230;

Bir-iki saatte ekilir.

Bilemedin.

Bir gün.

İkinci gün yok.

Böyle olunca, çok rahatız.

Günlerce imece yapar, ekin biçerdik.

Bir tutam ekini avuçlar, çalardık orağı köküne&[#]8230;

At yere&[#]8230;

Birkaç tutam atınca, bir deste olurdu.

Ardımızda bağcılar.

Onları bağlar.

Çocuklar &[#]8220;yerde çürümesin&[#]8221; diye, birkaç bağı bir araya getirir, çıtıman yapardı.

Kuruyunca, katırlarla taşırdık.

Bir çift öküzün arkasına bağlardık döveni&[#]8230;

Dön babam, dön&[#]8230;

Ne kadar tohum varsa, dökülürdü harmana&[#]8230;

Samanı, samanlığa atılır.

Tohumu, harmanın kenarına öbek yapılırdı.

Ardında al insan eli şeklindeki kürek tipi yabaları&[#]8230;

At tohumu havaya&[#]8230;

Ayrılsın tozu.

Onun için akşam rüzgarı beklenirdi.

Ne sert olacak&[#]8230;

Ne yavaş&[#]8230;

Serti, tohumu götürür.

Yavaşı, tozu üfürmez.

Çuvalı kim kaybetti de biz bulalım.

Doğru ambarlara&[#]8230;

Zamanı gelince değirmene&[#]8230;

İşte o zamanlar arpa ekmeği yapılırdı.

Hatta; çavdar ekmeği de&[#]8230;

En meşhuru, buğday ekmeği&[#]8230;

Bazen mısır unu ile buğday unu karıştırılır, öyle ekmek yapılırdı.

Benim en çok sevdiğim türden.

Hastalık bilmezdik.

Doktorları tanımazdık.

Doğal beslenirdik.

Gün geldi.

Üretimden koptuk.

Arpa, buğday, yulaf, çavdar vs&[#]8230;

Posasını yer olduk.

Neden yazdık?

Eylül bitiyor.

Önümüzde Ekim var.

Aklıma ekin düştü.