Yerlerde bir karış kar.


Kırmızı duvakla çıktı kapıdan.


Harmandan bir al al geçdiğini gördüm.


Peşinden koştum.


Tepesine atılan buğdaylardan.


At dizgininden.


Kucağına verilen bebekle eşikten geçtiğini gördüm.


En büyüğümüz.


Ablamız.


Başının duvağıyla gelin olmuştu.


Mutlu oldum.


Bana sıra az kalmıştı.


[*] [*] [*]


Hafta sonları yanına giderdim.


Çok sevinirdi.


&[#]8220;Kardeşim gelmiş&[#]8221; diye ne varsa tencereye


koyar, sofraya sererdi.


Tatlılar, kurabiyeler, yemekler çeşit çeşit.


Yediğim önümde, yemediğim arkamda.


Çok beceriklidir.


[*] [*] [*]


Eniştemle omuz omuza verip kızdırırdık.


Gık demezdi.


Ne istersek yapardı.


Hiç unutmam:


Kurabiye istedik.


Gecenin bir yarısı.


&[#]8220;Malzeme yok&[#]8221; dedi.


Dinlemedik.


&[#]8220;Yetişmez&[#]8221; dedi.


Anlamadık.


&[#]8220;Sen benim buraya geldiğimi istemiyorsun&[#]8221; dedim.


Kalktı, mısır unundan kurabiye yaptı.


Malzeme eksikti.


Ama nefis olmuştu.


Sadece bu kadar mı?


Çok nazlandık ona.


Derken Mücahit oldu.


Evin ilk çocuğu, ilk askeri.


Selvi, Cahit ve Sevgi&[#]8217;yle mutluluk oldu.


[*] [*] [*]


İlk askeri ziyarete gittik.


Cuma akşamı.


Cumartesi sabahı uğurlayacaktık.


Daha çok kimse vardı.


Ev ana-baba günüydü.


Oturup konuşamadık eskisi gibi.


Bir ara mutfağa girdim.


&[#]8220;Ağlıyor musun?&[#]8221; diye sordum.


&[#]8220;Ben vatan haini miyim?&[#]8221; dedi.


&[#]8220;Mutluluktan ağlarsın.&[#]8221;


&[#]8220;O başka&[#]8221; dedi ve cumartesi sabahı ilk


Mücahit&[#]8217;imizi uğurladık.


[*] [*] [*]


Manevra varmış.


Temel elde tüfek yerde yatıyormuş.


Komutan gelip sormuş :


Düşman önden gelirse ne yaparsın Temel?


Temel cevaplamış :


Şu yandan, bu yandan...


Arkadan gelirse, diye sormuş komutan.


Temel bunları da cevaplamış.


Komutan en sonunda :


Ya düşman tepeden gelirse? deyince.


Temel dayanamamış ve :


Ha bu memleketin tek askeru ben miyum komitanum daa!