"Gazetecilik hayatı başarılarla dolu olan Uğur Mumcu, 24 Ocak 1993 yılında uğradığı bombalı saldırı sonucu öldü."


Biyografisi aynen böyle bitiyor.


Uğur Mumcu (1942-1993)


Resmi hayatı bu kadar.


Ya manen&[#]8230;


Her yıl hain saldırıya uğradığı tarihte, Türkiye´nin dört bir yanında törenlerle anılıyor.


Ne kadar daha devam eder bilinmez.


Ancak, Uğur Mumcu´nun ölüm tarihini resmi kayıtlar dışında açık bırakmak gerekir.


Hukuk adamıydı.


Gazeteciydi.


Hukukun üstünlüğünü.


Basın özgürlüğünü.


İfade özgürlüğünü.


Kısacası Türkiye´nin gelişmesi için gereken tüm değerleri savundu.


Yazdı. Bunun için katledildi.


Onunla ortak paydası olanlara bayrak oldu. Ölümü bile, vatana hizmet oldu.


Doğru insanları, aynı değerleri savunanları tek safta birleştirdi.


Yılda en az bir gün onun sesi yükseliyor.


Vatan, Millet, Sakarya,


Arkamdan çok ağladınız,


Mezarım göl oldu, der ya!


Lafı bırakıp artık işinize bakınız.



[*] [*] [*]



Uğur Mumcu´nun ölüm yıldönümü.


Yer Zonguldak.


Demokrasi Platformu onu anmak için yürüyüş düzenliyor.


Aradan zaman geçiyor.


Yürüyüşe katılanlar ifadeye çağrılıyor.


Tabii tesbit edilenler.


Niye?


Özetle;


Gösteri ve Yürüyüş Kanunu&[#]8217;na muhalefetten.


Uğur Mumcu, izinsiz bir gösteriyi asla tasvip etmezdi.


İfade özgürlüğünü kullanmaktan da geri durmazdı.



[*] [*] [*]



Yani; Uğur Mumcu böyle anılmamalı.


Onun yolunda yürümek, zaten onu yaşatmaktır. Ama, Gazipaşa onun yolu değildi.


Hele hele, yolu trafiğe kapatmak onun tarzı hiç değildi.



İfade özgürlüğünüzü seve seve kullanın&[#]8230;


Gelelim ifade özgürlüğüne.


Bizimkiler çıkmışlar trafiğe.


Yol tıkalı.


Duygularını özgürce ifade ediyorlar.


Etrafta polis ekipleri.


İnsanlar ifade özgürlüklerini rahatça kullanabilsinler diye bunların emniyetini alıyorlar.


Hatta bir anlamda özgürlük sınırı aşıp taşkınlık yaparak, çevreye ve kendilerine zarar vermesini de engelliyorlar.


Yani, bu memlekette ifade özgürlüğü var.


Duyarlı vatandaşların önemli ifadeleri, resmiyete bile dökülüyor.


İsim çok.


Örneğin; Yaşar Atilla Öksüz.


Emniyet´e çağırdılar.


İfade için.


Sordum; Ne sordular?


Niye yürüdün?


Bakın ne güzel soru.


Baskı var mı?


Yok.


O zaman anlat işte niye yürüdüğünü?


Al sana ifade özgürlüğü.


Rahat rahat ifadeni ver.


Çayını iç.


Sonrada işine bak.


Hem ifaden resmi olsun.


Devletin arşivlerinde yer alsın.


Hem de sen Uğur Mumcu´ya karşı olan sorumluluğunu yerine getirmiş ol.


Kimse bu olaydan rahatsız olmasın?


Uğur Mumcu konusunda duyarlı olan, o gün yürüyüşe katılan, hatta katılamayan herkes Emniyet´e, olmadı Cumhuriyet Savcılığı´na gidip Uğur Mumcu konusundaki ifade özgürlüğünü rahatça kullanabilir.


Devletin kurumları, bu kurumların başında yetkilileri var.


Yasalar var.


Yasaların uygulayıcıları var.


İfade özgürlüğünü kullanmak için yasadışı yollara sapmaya gerek yok.



Bektaşi&[#]8217;nin duası


Mal verdiğin zaman saadetimi


Kuvvet verdiğin zaman aklımı


İktidar verdiğin zaman basiretimi


Bela verdiğin zaman


imanımı


Nimet verdiğin zaman mertliğimi


Güzellik verdiğin zaman iffetimi


Zorluk verdiğin zaman sabrımı


Benden alma Ya Rabbim.