Devrek Rüştü Onur Sanat ve Kültür Derneği (ROSAK) Başkanı İbrahim Tığ, "Kiraz Aldım Dikmeden/Tombulacık Halime" türküsünün yöresine itiraz etti. İtirazı yerinde bulan TRT-Türk Halk Müziği (THM) Repertuvar Kurulu, 28 Mart 2019 tarihli toplantısında türkünün "Bolu’ya değil,.Devrek’e ait" olduğuna karar verdi.
Ve Zonguldak Karaelmas Kemal Köksal Stadyumu’nda yapılan "23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı" etkinliklerinde kızlı-erkekli çocuklarımız "Tombulacık Halime" türküsüyle halkoyunları gösterisi sergiledi.
Bir Zonguldaklı, bir Devrekli olarak ne kadar mutlu olduğumu anlatamam...
Zonguldak’taki resmi törenlerde Karadeniz yöresinin tüm oyunları sergileniyor, Zonguldak yöresi sergilenmiyordu!
"Zonguldak’ın Kurtuluş Günü" etkinliklerinde bile Akçaabat yöresi oyunları sergileniyordu!
"Kiraz Aldım Dikmeden/Tombulacık Halime" türküsünün Devrek’e ait olduğu, 28 Mart 2019 tarihinde kesinleşti.
Ama Zonguldak halkı, ilk kez kendisine özel "23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı" etkinliklerini 23 Nisan 2025 tarihinde gerçekleştirdi!
Etkinliği organize eden herkese bir Zonguldaklı olarak teşekkür ediyoruz.
Ve devamını bekliyoruz...
Bu arada, türkünün sözlerini de bu vesile ile sizlerle paylaşıyoruz:
Tombulacık Halime
Kiraz aldım dikmeden
Halimem dallarını bükmeden
Bir armağan ver bana
Halimem ben gurbete gitmeden
Tombulacık Halimem Yarbaşı'na gel
Ben gidiyorum Bolu'ya düş peşime gel
Ocak başında kaldım
Halimem ince fikire daldım
Kapılar açılırken
Halimem seni geliyor sandım
Alçaklara kar yağıyor üşümedin mi
Sen bu işin sonunu düşünmedin mi
Tütün aldım Hendek'ten
Halimem hekim gelir Devrek'ten
Hekim buna neylesin
Halimem yangınımız yürekten
Algın mısın Halimem baygın mısın gel
Hiç haberin gelmiyor dargın mısın gel
Çetin Bozkurt’a elektronik kelepçe takılmadı!
Devrek Belediyesi’ndeki yolsuzluk operasyonu kapsamında 9 kişiyle birlikte gözaltına alınan eski Belediye Başkanı Çetin Bozkurt’a, çıkarıldığı mahkemece "konutu terk etmeme", diğer bir deyişle "ev hapsi" cezası verildi!
Tutuklama kararından sonra kişi özgürlüğüne getirilen en önemli sınırlama...
Konutu terk etmeme (ev hapsi) biçiminde adli kontrol tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi halinde, yasak kaldırılıncaya kadar bu kişinin artık konuttan dışarı çıkmaması gerekir.
Konutu terk etmeme cezası verilenlere elektronik kelepçe takılıyor!
Elektronik kelepçe; şüpheli, sanık veya hükümlülerin elektronik yöntem ve araçlar ile toplum içinde sınırlı bir alan belirlenerek izlenmesini, gözetim ve denetim altında tutulmasını sağlayan, suçun mağdurunun veya toplumun korunmasını destekleyen uygulama...
Ancak Çetin Bozkurt’a elektronik kelepçe takılmamış!
Çünkü bu işi yapan firmalar ile ihale yapılıyormuş!
İhale yenilenmiş!
O nedenle yeni kelepçeler gelinceye kadar Çetin Bozkurt’a elektronik kelepçe takılmayacak!
Belki de kelepçe takılmasına gerek kalmayacak!
Polis, Çetin Bozkurt’u belli-belirsiz vakitlerde kontrol edecek!
Çetin Bozkurt’un, konutunu terk etmeme (ev hapsi) tedbirini ihlal etmesi halinde tutuklanarak cezaevine girmesi söz konusu!
Çetin Bozkurt’u izlemeyi sürdüreceğiz...
Yakılarak öldürülmedi,
öldürüldükten sonra yakıldı!
Afgan maden işçisi Vezir Mohammad Nourtani’nin ölümüyle ilgili davada, sanık Hakan Körnöş’ün avukatı Cem Bektaş, Afgan maden işçisi Vezir Mohammad Nourtani’nin "yakılarak öldürüldü" iddiasının üç ayrı Adli Tıp raporuyla çürütüldüğünü söyledi!
Afgan maden işçisi Vezir Mohammad Nourtani yakılarak öldürülmemiş!
Öldürüldükten sonra sonra yakılmış!
Avukat Cem Bektaş, içimize su serpti!
Biz de aylardır bu haberi bekliyorduk!
Ölen birini yakmanın cezası yok demek ki!
İnsan yaşadıkça neler öğreniyor!
Hayat, sen daha neler öğreteceksin bize?
Böyle vahşi bir olayın Zonguldak’ta yaşanması bizi çok üzdü.
İnsanlığımızdan utandık.
Ama yapanlar utanmadı!
Onları savunanlar utanmadı!
Onların yerine de biz utandık.
Affet bizi Vezir Mohammad Nourtani...
İnsan ve patates...
İnsanlar 46 kromozoma, patates 48 kromozoma sahip! Bazı insanlar, 2 kromozom farkla patates olmayı kaçırmış!
Biz, bunları çok da rencide etmemek için "kamyon lastiği kadar kafası, sibop iğnesi kadar aklı var" diyerek tanımlıyoruz!
Bazılarını ise "otobüs lastiği kadar kafası, sibop iğnesi kadar aklı var" diyerek tanımlıyoruz!
"2 kromozom farkla patates olmayı kaçırdıklarını" söylerken, biyolojik olarak çok küçük bir farkla bambaşka bir canlı olabileceğinii ima ediyoruz.
"Patates olarak daha mutlu olabilirdi" kısmı ise, hayatın karmaşasından sıyrılıp basit bir varlık olarak (mesela bir patates gibi) daha stressiz bir yaşam sürebileceğimize dair mizahi bir gönderme yapıyoruz. Patatesler, sonuçta sadece toprakta büyüyor, bizim gibi dertlerle uğraşmıyor!
Patates olsa, insanlığa daha fazla hizmet edeceğine inandığımız kişiler yok mu aramızda?
Günün Sözü:
Yüzde ısrar etme, doksan da olur.
"İnsan" dediğinde, noksan da olur.
Sakın büyüklenme, elde neler var.
"Bir ben varım" deme, yoksan da olur.
Hatasız dost arayan, dosttan da olur.
Hz. Mevlana