Salı günü yayınlanan “Spor Kritik”te Süper Amatör Lig’in zirvesinde oynanan Kilimli Belediyespor-Alaplı Belediyespor maçında yaşanan olayları köşeye taşıdım.
Özetle; Kilimli Belediyesyor’un daha önceki maçlardan ceza alan 7-8 taraftarının, misafir takım Alaplı Belediyespor taraftarlarına attıkları yanan meşale ve patlayıcı maddelerin atılmasını, ayrıca Alaplı Belediyespor takım ve taraftar otobüslerinin camlarının kırılmasını eleştirdim. Yarın kim olursa olsun yine eleştiririm.
Köşe gece 22.00’da yayına girer girmez sen misin eleştiren? İsimleri de kayıtlı olan kişiler sosyal medya özel hesaptan bir tehditler savuruyor, öyle-böyle değil. Yakacak, yıkacak, vuracak, kıracak cinsten…
33 yıldır bu işin içinde olan biri olarak güldüm geçtim. Bu süre içinde dayak da yedik, küfür de yedik, tehdit de aldık, takdir de. Birileri çıkıp bunları yazacak ki bu aksiyonlar olacak, gerçekler gün yüzüne çıkacak.
Ders alan bir daha yapmayacak, içinde fırtınalar kopan bu tarz olaylara devam edip taşlamaya, zarar vermeye, tehdit etmeye devam edecek… Birileri de çıkıp bunlara dur diyecek.
Tehditlerden çok çok daha fazla takdirlerin de olması değerliydi. Eyvallah…
BAŞKAN DA, HOCA DA TAKIM KAPTANI DA ARADI…
Spor Kritik’in ikinci konusu da Çaydeğirmeni Belediyespor’un, Elvanpazarcıkspor’u 14-1 yenmesiydi.
Yazıda Çaydeğirmeni Belediyespor için “Size yakışmadı” dedik. “14 gol attınız diye size 14 puan mı verdiler” dedik. “Ligin dibinde kümede kalma umudu kalmamış, sahaya 17-18 yaşında futbolcuların çoğunlukta olduğu, onuru gururu için sahaya çıkmış bir rakibe 14 tane gol atmak Çaydeğirmeni Belediyespor’a yakıştı mı?” dedik. “Satılmış Gebeş Başkan buna nasıl müsaade etti” dedik. “Satılmış başkandan genç futbolcular için özür beklediğimizi, Çaydeğirmeni Belediyespor teknik heyet ve futbolcuları özür dilemese de olur” dedik. “Öncelikle rakibe saygı” dedik özetle.
Ertesi gün ilk olarak takım kaptanı kaleci Kader Boz aradı. Kader o maçta oynamamış, “Oynayan arkadaşlarımızı tutamadık” dedi. Kader de üzgündü skor için.
Ardından Satılmış Gebeş Başkan ısrarla görüntülü aradı. Yolda ve kalabalık ortamda olduğum için açamadım. Bu kez normal hattan aradı 3-4 kez. Geri döndüm Satılmış Başkana. Israrla görüntülü konuşmak istediğini söyledi.
Uygun bir yere geçip görüntülü konuştuk. “Ah benim güzel gardaşım diye başladı her zamanki güler yüzüyle. Esprili şekilde “Bak şimdi Kulüp Başkanım Savaş Göçen’i fırçalıyorum” dedi.
Savaş Göçen başkan da “30 tane de atardık ama atmadık” demez mi!
Başkan köşeyi iyice okumuş öyle aramış. Satılmış başkanın dedikleri değerliydi; “Keşke bizim topçular Elvanpazarcık’a 14 tane atacaklarına diğer takımlara 2-3 tane, 2-3 tane atsalardı da o maçları kazansaydılar. Ben şimdi hafta sonunu bekliyorum. Bakalım Mavi Şimşek’e ne kadar atacaklar. Eğer kötü sonuç alırlarsa 14 golün hesabını soracam. Elvanpazarcıksporlu evlatlarımızdan özür diliyorum” dedi özetle.
Yine her zamanki gibi kendine yakışanları söyledi. Çok daha şeyler konuştuk, bu kadarını bilmeniz yeterli.
Son olarak Çaydeğirmeni Belediyespor’un Antrenörü Ahmet Terzi aradı. Ahmet hoca kibar bir ses tonuyla “Ya Enderciğim” diye başladığı konuşmasında aslında sahaya 3-4 as futbolcudan yoksun çıktıklarını ve skorun 14’den daha fazla olabileceğini rakibin üzerine gitmediklerini söyledi.
Ahmet hocaya kendisini bir an Elvanpazarcıkspor’un antrenörü yerine koymasını ve empati yapmasını söyledim.
Bir antrenör olarak skora kendisinin de üzüldüğünü söyledi.
Bakıldığında özellikle Satılmış Gebeş başkanı, Ahmet Terzi hocayı ve Kader’i, Çaydeğirmeni Belediyespor camiasını çok severim.
Ama “seviyoruz, değer veriyoruz” diye gerekirse acımasızca eleştirmeyeceğiz anlamına asla gelmez tabi.
İletişimin güzel bir şey olduğunu bir kez daha gördük. Niyet iyi olduktan sonra her sorun çözülür.
Ancak hafta sonu oynanacak Mavi Şimşek-Çaydeğirmeni Belediyespor maçının skorunu merakla beklediğimi de belirtmek isterim.
Konu Kaan Kocaman’ın sunduğu, Ali Ünlü ve Muhsin Aydın hocanın konuk olduğu “Gerçek Spor” da da gündeme geldi. Köşeyi okumuşlar beğenmişler. Destek verdiler Eyvallah…
Sonuç olarak 33 yıldır tehdit gelir mi, döverler mi, söverler mi, takdir ve teşekkür gelir mi? diye haber yapmadık, yazı yazmadık.
Olması gereken bu, böyle devam…