Zonguldak Limanı, Acılık Deresi’yle gelen atıklarla doldu.
Derenin kenarında kumsal oluştu.
Geçen yıl burada denize giren bir genç, çamura saplanıp boğuldu.
Liman, o günden bu yana temizlenmedi!
Bartın temizleniyor...
Akçakoca temizleniyor...
Zonguldak Limanı temizlenmiyor!
Limanın sahibi, Türkiye Taşkömürü Kurumu...
TTK Genel Müdürü Kazım Eroğlu, bu konuda bir girişimde bulunmadı.
Ya da çözüm bulamadı.
Kar yağacak, peşinden yağmurlar olacak...
Eriyen karla birlikte dereler coşacak...
Daha çok atık limana gelecek...
Allah korusun, Zonguldak’ı sel alacak.
Zonguldak Valisi Mustafa Tutulmaz, TTK Genel Müdürü Kazım Eroğlu ve Zonguldak Belediye Başkanı Dr. Ömer Selim Alan, bir araya gelip bu sorunu çözmeli.
Vali Mustafa Tutulmaz, penceresinden baksa, rezaleti görecek!
TTK Genel Müdürü Kazım Eroğlu’nu arasa, Eroğlu da makamından baksa, rezaleti o da görecek!
Ama kimse, sorunu görmek istemiyor!
Ben size söyleyeyim...
Allah korusun, bahar aylarında bir sel olur, Zonguldak sular altında kalırsa...
Bu sel, Vali Mustafa Tutulmaz’ı ve TTK Genel Müdürü Kazım Eroğlu’nu götürür!
Yasin Hamzaçebi yakalanmıyor!
Yasin Hamzaçebi’nin Zonguldak Ağır Ceza Mahkemesi’nden aldığı 20 yıl hapis cezası, Yargıtay’da onandı. Pusula, bu haberi 21 Haziran 2022’de servise koydu. Yasin Hamzaçebi, o günden bu yana kayıp!
Koskoca Türkiye Cumhuriyeti, "zimmet ve nitelikli dolandırıcılık"tan ceza alan ve firar eden Yasin Hamzaçebi’yi yakalamıyor!
"Yakalayamıyor" demiyorum, "yakalamıyor" diyorum!
Gabar’daki terörist sayısını bilen benim devletim, Yasin Hamzaçebi’nin nerede olduğunu bilmiyor mu?
Yasin Hamzaçebi’yi kim ya da kimler koruyor?
İnsanların devlete olan güvenini sarsmayın.
Adalete olan inancını zayıflatmayın.
Elinde telefon, herkesi arayan; İstanbul’da, Ankara’da, Antalya’da gezen biri nasıl yakalanmaz?
Günün Fıkrası: Zamanında...
Yaşlı ve dul bir kadın, evindeki koltuğuna oturmuş, kazak örüyormuş. O anda kadının karşısına elinde sihirli bir değnek olan bir peri çıkmış ve demiş ki:
"Senin yalnız olduğunu görüyorum. O yüzden sana üç dilek hakkı veriyorum, üç dileğini de yerine getireceğim. Dile benden ne dilersen..."
Yaşlı kadın, sevinçle atılmış:
"Birinci dileğim; zengin olmak istiyorum."
Peri, elindeki sihirli değneği kadının oturduğu koltuğa değdirmiş. Koltuk, o anda 24 ayar altın olmuş.
Yaşlı kadın devam etmiş:
"İkinci dileğim; çok güzel bir genç kız olmak istiyorum."
Peri, bu sefer sihirli değneğini kadına değdirmiş. Kadın, o anda 18 yaşında çok güzel bir genç kız olmuş ve aynanın karşısına geçerek kendini hayran hayran seyretmeye başlamış.
Peri de, genç kız haline getirdiği kadının aynada kendisini seyretmesini sabırla izledikten sonra sormuş:
"Üçüncü dileğin olarak ne istersin?"
O sırada kadının yaşlı köpeği, zar-zor kafasını kaldırarak havlamış. Kadın da çok sevdiği köpeğine bakarak, üçüncü dileğini söylemiş:
"Köpeğimi, beni çok seven yakışıklı bir delikanlı haline getirmeni diliyorum."
Peri elindeki sihirli değneği yaşlı köpeğe değdirir değdirmez; ortaya hiçbir kızın hayal edemeyeceği kadar 19 yaşında yakışıklı bir delikanlı çıkmış. Kadın, ona büyük bir hayranlıkla bakmış ve o anda ona aşık oluvermiş. Yakışıklı delikanlı, ona doğru yaklaşmaya başlayınca, kadının heyecandan dizleri titremeye başlamış. Delikanlı iyice yaklaştıktan sonra, kadının kulağına eğilerek sitem etmiş:
"Ahhh, ah... Zamanında beni kısırlaştırdığın için çok pişman olacaksın."