İki tepe.
Karşı karşıya.
Bir tarafın zirvesi kayalık.
Diplere doğru gür ormanlar var.
Çıktı kayaların başına.
Bulutlarla aynı seviyedeyiz.
Azıcık sola döndüğümüzde Ormanlı, Subaşı, Delihakkı, Ereğli ayaklarımızın altıda.
Hava güneşli olduğu zamanlar Gülüç Tepesi&[#]8217;nden denizi çıplak gözle görebiliyoruz.
Sağa döndüğümüzde Bacaklı Yayla.
Mayıs sonlarına kadar zirvesi apakça kar olur.
Yaz ortalarında bulutların üzerinden bakar Akköy&[#]8217;e.
Karşıya baktığımızda bir tepe daha.
Bizle aynı hizada.
Sırtlarda katırcı yolu...
Çoban yolu var.
Zirvesinde hafif kellik.
Orman kırılmış.
Tarla olmuş.
Bir adam çift sürüyor.
Bir çift öküz.
Önlerinde bir çocuk.
Arkalarında &[#]8216;pulluk&[#]8217;a sahip adam.
Bir o başa, bir bu başa tarlada dönüp duruyorlar.
Döndükçe toprağın rengi değişiyor.
Çift sürenler tarlanın başına doğru çıkıyor.
Biz de sohbet ediyoruz.
Çift sürenleri gösterdi.
- Gördün mü?
- Gördüm.
- O tarlanın hikayesini anlatayım sana:
&[#]8220;Bu tarlayı iki arkadaş beraber açmış. Sonra bir süre ekip biçmişler. Sonra anlaşamamışlar. Bölüşememişler de. Biri diğerinin hakkını vermemiş. Diğeri de bir gün bu kayaya çıkıp çift süren ortağını mavzerle buradan vurmuş. Adam ölmüş. Olay duyulmuş. Cinayet, o gün karşı tepelerde sürü otlatan ve kayadan yuvarlanan koyununu mundar etmemek için kesen çobanın üzerine kalmış. Çoban hapse. Ortak mezara. Öldüren adam da tarlasına kavuşmuş. Çobanın ailesi perişan. Ölenin ailesi perişan. Vuranın vicdanı perişan. Yıllar böyle geçip giderken, bir cinayet haberi daha duyulmuş. Kim etti? Kim yaptı? Derken bakmışlar bizimkisi elinde silah. Yanında köpekleri geliyor. Sormuşlar:
- Nerden geliyorsun?
- Avdan?
- Nereye gittin?
Cinayetin olduğu mevkiyi söylemiş.
Atmışlar bunu içeri. Jandarmalar gözaltına alınca itiraf etmiş.
- Bunu ben öldürmedim. Önceki cinayet benimdi. Allah&[#]8217;ın adaleti beni buldu.&[#]8221;
Bana öğüt:
Hiçbir suç cezasız kalmaz.
Kendine yapılmasını istemediğin bir şeyi başkasına yapma.
İnsanız. Acele ederiz. Sabırsızlanırız.
Ancak hakkın adaleti, vakti gelince elbet tecelli eder.