Ziya Kiret ve Veysel Oruçoğlu…
Özel bir ocaktaki göçükte hayatlarını kaybettiler.
Şubat ayının başında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'na bağlı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) bu ocakta üretimi durdurmuştu.
Gerekçe açık...
Tahkimat bozulmaları, ikinci çıkış eksikliği ve benzeri hayati riskler.
Tahkimat, tarama, havalandırma ve su atımı için firmaya süre verilmişti.
Kağıt üzerinde her şey prosedüre uygundu.
Ama 16 Şubat’ta göçük oldu.
Ve o göçük, eksikleri gidermek için ocağa giren işçileri yuttu.
Ocak, bugün "Taşbaca Madencilik" adıyla anılıyor.
Dün adı "Gelik Madencilik"ti.
İsim değişti, levha değişti ama zihniyet değişmedi?
2024 yılında aynı ocakta Şaban Zurnalı hayatını kaybetmişti.
Neden mi?
Bugün Ziya Kiret ve Veysel Oruçoğlu neden öldüyse, o yüzden.
Bu bir tesadüf değil.
Bu bir kader değil.
"Bu, işletme kültürüdür" deniliyor.
Bakın, üretim durdurulmuş bir ocakta, “Eksikleri gidermek için girdiler” deniliyor.
Peki, o eksikler neden o noktaya geldi?
Tahkimat neden bozuldu?
İkinci çıkış neden hazır değildi?
Havalandırma neden yeterli değildi?
Ve en önemlisi...
Hayati riskler tespit edilmişken, işçi güvenliği hangi öncelik sırasındaydı?
Her kazadan sonra aynı cümleler...
“Gerekli inceleme başlatıldı.”
“Soruşturma sürüyor.”
“Teknik ekip rapor hazırlıyor.”
Peki, sonuç?
Bir sonraki göçükte yeni isimler...
Bu kent, kömürle yaşıyor olabilir.
Ama kömür, insan hayatından değerli değildir.
Sorun, sadece denetim değil.
Sorun, zihniyet...
Aynı ocakta, benzer gerekçelerle, yıllar içinde tekrar eden ölümler varsa, bu artık “iş kazası” değildir!
Bu, "önlenebilir ölüm"dür!
İsim değiştirerek geçmiş silinmez.
Şirket tabelası yenilenince, sorumluluk ortadan kalkmaz!
Bir dosya kapanınca, vicdan kapanmaz!

Anasına bak, kızını al!

Geçtiğimiz haftalarda bir siyasi partide dolu dizgin yaşanan bir aşktan bahsetmiştim.
Hatırlayalım biraz...
Bu sevgililerden biri, eşinden ayrılmış!
Birinin evliliği devam ediyor!
Zaman zaman eski il başkanının ofisinde buluşuluyormuş!
Belediye başkanı, sevgililerden biri için "O, benim kırmızı çizgim" ifadesini kullanıyormuş!
Aman Allah'ım, kırmızı çizgiye bak!
Belediye başkanının oğlu "Biz, onunla yol yürüyoruz" demiş!
Bu sevgililerle ilgili yeni bir detay öğrendim.
Kadının kızı da parti içinden biriyle aşk yaşıyormuş!
Anasına bak, kızını al!
Kızın aşk yaşadığı erkeğin hanları, hamamları, binaları var.
Yeni işe de girdi.
Bir evin tek oğlu...
"Hayırlısı olsun" diyelim de...
Pek emin değilim o konuda!
Acaba anne-kızın birbirinin yaşadığı aşktan haberi var mı?

'Bakkal kapattı' diye plaket verilir mi?

Zonguldak'ın Çaycuma ilçesinde ilginç bir olay yaşandı.
40 yıldır bakkalcılık yapan bir esnaf, zincir marketlere yenildi.
Bakkalı kapattı.
Çaycuma Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Hayri Kandemir, "bakkalı kapattı" diye gidip esnafa plaket takdim etmiş!
Sanki "iyi ki kapattın" der gibi plaket takdim etmek neyin nesi?
Esnaf Odası Başkanı Kandemir, keşke bakkal açıkken esnafın yanında olsaydı.
Bu devirde bakkal işletmeye çalışanları ayakta alkışlamak lazım.
Bakkalcılar, özellikle son yıllarda artan maliyetler ve zincir market rekabeti nedeniyle daha da zor duruma düştü.
Zincir market rekabeti, artan maliyetler, vadeli satış ve veresiye sorunu, tedarik sorunları, tüketici alışkanlıklarının değişmesi küçük esnafı bitirdi.
Bu sorun, sadece Çaycuma ilçesinde yok.
Zonguldak'ta ve bütün Türkiye'de bu sorun yaşanıyor.
Sadece bakkal kapatan esnafa plaket verilmesi tuhaf geldi!