AK Parti Zonguldak Milletvekili Muammer Avcı’nın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile aynı kareye girme çabasını her hafta büyük merakla izliyoruz!
Arkadaşlar bir video paylaştılar.
Video 24 saatte 650 bine yakın görüntülenme aldı!
Muammer Avcı, fotoğraf işlerini yapan şoförü Murat’a kafayla nereden fotoğraf çekmesi gerektiğini işaret ediyor!
Murat, Muammer Avcı ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı aynı kareye sokunca kentimizin tüm sorunları bir anda çözülüyor!
TTK’ya işçi alınıyor!
Üretim artıyor!
Karayollarında sorunlar bitiyor!
Filyos’a yatırım yağıyor!
Muammer Avcı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile aynı kareye girme telaşına düşeceğine, kendilerine Zonguldak’ın bir sorununu aktarsa kesinlikle çözüm olur!
Ancak Muammer Avcı’nın derdi o değil!
Muammer Avcı’nın derdi fotoğraf karesine girmek!
Sadece Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile değil!
Mecliste grup toplantısı olduğu gün nöbetçi bakan kimse gidip onunla fotoğraf çektiriyor!
Zonguldak’a bakan gelse bakanın yanında Muammer Avcı olacak!
AK Parti’nin 3 milletvekili var!
Ahmet Çolakoğlu ve Saffet Bozkurt hizmet peşinde!
Muammer Avcı, fotoğraf karesine girme peşinde!
Videolu paylaşım yapacak!
Bir tek o konuşacak!
Arkasında insanlar dekor olarak duracak!
Meslek hayatımın 36’ncı yılındayım!
Kentine bu kadar, kentin sorunlarından bu kadar uzak bir milletvekiline ilk kez tanık oluyorum!
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Muammer Avcı’yı babası rahmetli Talip Avcı’nın hatırına milletvekili yaptı!
Ama Muammer Avcı’nın kendine faydası oldu!
Kentine faydası olmadı!
Biz çakarlı aracı Muammer Avcı’da gördük!
Bir milletvekili, evinin önüne gelince çakarları neden açar?
Bir milletvekili, evinin önünden çıkarken çakarları neden açar?
Evde kimse yok!
Biliyorsunuz Muammer Avcı dul!
Çocuklarından ayrı yaşıyor!
Ama illa çakarları açıyor!
Demek ki, insanoğlunun çakar çakmaya ihtiyacı oluyor!
Muammer Avcı’nın fotoğraflarını ve videolarını çeken Murat’a Allah yardımcı olsun!
Zonguldak adına, Muammer Avcı’ya katlandığı için kendisine teşekkür ediyoruz!

Tahsin Erdem’in dağıttığı hurmalar!

Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem’e yönelik tepkilerin odağında bir isim var!
Belediyeye sahibi, ortağı ve yöneticisi olduğu firmalar nedeniyle 20 milyon liradan fazla borcu olduğu halde bu parayı ödemeyen Akın Kavi!
Tahsin Erdem, Belediye Başkanı olmadan önce Akın Kavi’nin muhasebecisi idi!
Bence hala öyle!
Tahsin Erdem, haftada 2/3 gün Akın Kavi’nin annesinin bahçesine gidiyordu!
Orada mangallar yakılıp içkiler içiliyordu!
Sonra Tahsin Erdem, belediyeye 20 milyon liradan fazla borcu olan birinin annesine ait araziyi hafriyat döküm alanı ilan ediverdi!
“Hafriyat alanından para kazanalım, belediyenin borcunu ödeyelim” demediler!
Hafriyat alanı ilan edildikten sonra da o bahçede yemeye, içmeye devam ettiler!
Bahçedeki ev yanınca, Akın Kavi’nin başında içki şişesi kırılınca Tahsin Erdem’in oradan ayağı kesildi!
Sonra Akın Kavi’nin evine gitmeye başladı!
Hem de eşiyle!
Mustafa Özdemir vakası ortada iken!
Neyse!
Zonguldak olanları biliyor!
Ve hatta basındaki bazı kişiler sırf bu ilişki yüzünden Tahsin Erdem’e cephe alıyor!
Tahsin Erdem’in umurunda değil!
Şu aralar hurma dağıtıyor!
Zamanında dağıttığı hurmalar!
Bir gün olur Tahsin Erdem’i tırmalar!

Bize kitlemeyin!

İnternet sitemize gelen yoruma bakar mısınız?
“Bugün CHP’den bir telefon aldım. Neden partiden ayrıldığımı sordular. Belediye Başkanı yüzünden dedim. Neden diye sormak yerine panik atak tutmuş gibi telefonu kapattı kadın. Buradan cevap vereyim nedenini. Belediye Başkanı Erdemli Belediyecilik deyip akraba, eş, dost herkesi belediyeye doldurduğu için, A... kişisinin borcunu belediyeye ödeme sürecinde görmedim, duymadım, bilmiyorum oynadığı için. Dağıtılan salepten en zenginler 4-5 tane aldığı için. Oğlunu parti içine soktuğu için. Küçücük ilde daha siz kendi üyelerinizin sorunlarını bilmiyorsunuz, birbirinize çamur atmaya kalkıyorsunuz, biz niye duralım? Gerçekten Atatürk'ün partisi zihniyetinde olsaydınız liyakatsizce o kadar işe yaramaz akraba, eş, dost belediyede işe başlamazdı. 9 kişi için adam başı 30 bin lira İşkur’a parayı da vereceğiniz maaşlarından kesip ödeyin bari onu da bize kitlemeyin.”
Görüyorsunuz değil mi?
Zonguldak artık uyanıyor!

Kıssadan Hisse: İki köpek

Yaşlı Kızılderili reisi kulübesinin önünde torunuyla oturmuş, az ötede birbiriyle boğuşup duran iki kurt köpeğini izliyorlardı.
Köpeklerden biri beyaz, biri siyahtı ve on iki yaşındaki çocuk kendini bildi bileli o köpekler dedesinin kulübesi önünde boğuşup duruyorlardı. Dedesinin sürekli göz önünde tuttuğu, yanından ayırmadığı iki iri kurt köpeğiydi bunlar. Çocuk, kulübeyi korumak için bir köpeğin yeterli olduğunu düşünüyor, dedesinin ikinci köpeğe neden ihtiyacı olduğunu ve renklerinin neden siyah ve beyaz olduğunu anlamak istiyordu artık. O merakla dedesine sordu.
Yaşlı reis, bilgece bir gülümsemeyle torununun sırtını sıvazladı ve “Onlar benim için iki simgedir evlat.” dedi. “Neyin simgesi?” diye sordu çocuk.
Dedesi: “İyilik ile kötülüğün simgesi. Aynen, şu gördüğün köpekler gibi, iyilik ve kötülük içimizde sürekli mücadele eder durur. Onları seyrettikçe ben hep bunu düşünürüm. Onun için yanımda tutarım onları.” Çocuk, sözün burasında; “mücadele varsa, kazananı da olmalı” diye düşündü ve her çocuğa has, bitmeyen sorulara bir yenisini ekledi ;“Peki” dedi. “Sence hangisi kazanır bu mücadeleyi?”
Bilge reis, derin bir gülümsemeyle torununa baktı ve “Hangisi mi evlat? Ben, hangisini daha iyi beslersem!” dedi.