İçinde bulunduğumuz durumdan memnun olmadık.
Olamadık.
Ailemizden&[#]8230;
Evimizden&[#]8230;
Köyümüzden&[#]8230;
Mahallemizden&[#]8230;
Yaşadığımız ilçeden&[#]8230;
İle varıncaya kadar&[#]8230;
Hep şikayet ettik.
Siyasetçilerden&[#]8230;
Bürokratlardan&[#]8230;
Sivil toplum örgütlerinden&[#]8230;
İmamdan, öğretmenden&[#]8230;
Polisten, jandarmadan&[#]8230;
Mimardan, mühendisten&[#]8230;
Ustadan, çıraktan&[#]8230;
Patrondan, şeften, ustabaşından...
Bakkaldan, manavdan, marketten&[#]8230;
Pazarcıdan, kasiyerden&[#]8230;
Bugüne kadar şikayetçi olmadığımız kalmadı.
İşin ilginci&[#]8230;
Aklımız erdikçe, şikayetimiz arttı.
Bilgimiz arttı.
Göreneğimiz gelişti.
Biz geliştik.
Eğitim seviyemiz yükseldi.
Bununla birlikte şikayetimiz de gelişti.
[*] [*] [*] [*]
Özetle, hayatın her alanından şikayetçiyiz.
Bu, aynı zamanda &[#]8220;şikayet edilenlerdeniz&[#]8221; anlamını taşıyor.
Hep biz şikayet edecek değiliz ya&[#]8230;
Bizde birilerinin şikayetçi olduğu gruba giriyoruzdur mutlaka...
Meslekten&[#]8230;
İşten&[#]8230;
Komşuluktan&[#]8230;
Evlatlıktan&[#]8230;
Akrabalıktan&[#]8230;
Arkadaşlıktan&[#]8230;
Hatta dostluktan&[#]8230;
Şikayet edilenlerin kapsama alanına mutlaka gireriz.
[*] [*] [*] [*]
Alemin aranılan insanı biz değiliz.
O muhakkak&[#]8230;
Buradaki sorun&[#]8230;
Şikayeti ederiz.
Fazlasıyla&[#]8230;
Hatta mütevazı olup eksik söylediğimizi bile ima ederiz.
Ancak şikayet edilmeye karşıyız.
Bitli yorganı almayız üzerimize&[#]8230;
Kabullenmeyiz&[#]8230;
Hatalarımız, eksikliklerimizi&[#]8230;
[*] [*] [*] [*]
Sonuçta, hepimiz bir gemideyiz.
Çıkarsak beraber&[#]8230;
Kalırsak beraber&[#]8230;
Batarsak beraber&[#]8230;
[*] [*] [*] [*]
Ne yapmalıyız?
İşte hikayesi&[#]8230;
[*] [*] [*] [*]
Sadi&[#]8217;nin Gülistan&[#]8217;ında geçer.
Padişahın acemi bir hizmetçisi vardı.
Padişah, bu hizmetçisiyle günün birinde bir gemiye biner.
Daha önce gemiye hiç binmeyen hizmetçi korkar.
Gemi limandan ayrılınca, korkusu artar.
Titremeye başlar.
Diğer hizmetçiler çok dil döker.
Durumu anlatırlar.
Ancak kimse hizmetçiyi sakinleştiremez.
Durum bilgeye anlatılır.
Gelir.
Padişahtan izin ister.
Bilgenin isteğiyle birkaç kişi hizmetçiyi tuttuğu gibi denize atar.
Yüzme bilmeyen hizmetçi suda biraz batıp çıkar.
Yardım ister.
En sonunda can havliyle gemiye tutunur.
Hizmetçiyi tekrar gemiye alırlar.
Boğulmaktan zar-zor kurtulan hizmetçi bir kenara oturur.
Sakince beklemeye başlar.
Padişah, bilgeye işin hikmetini sorar.
- Neden denize attın hizmetçimi?
- &[#]8220;Geminin kıymetini bilsin&[#]8221; diye&[#]8230;
- Nasıl bilecek?
- Suya girmeden önce geminin kadrini ve kıymetini bilmiyordu. Başına felaket geldi. Hemen gemiye sığındı.
- Bunun hikmeti nedir?
- Huzur ve saadet gemi gibidir. Bir felakete uğramadıkça kıymeti bilinmez. Sağlık ve hastalık gibi&[#]8230; İnsan hastalığa kapılmadan önce sağlığın kıymetini bilmez.
[*] [*] [*] [*]
Ne yapmak lazım?
İçinde bulunduğumuz nimetlere şükretmek lazım&[#]8230;
Şikayet etmemek lazım&[#]8230;
Tabi işin başka bir yanı&[#]8230;
Kendini bilmek lazım&[#]8230;
Doğruyu-yanlışı bilmek lazım&[#]8230;
Her şeye yerinde karşılık vermek lazım&[#]8230;