Zonguldakspor Futbol Kulübü’nün Kahramanmaraş İstiklalspor Kulübü’ne kendi saha ve seyircisi önünde 2-0 yenildiği karşılaşmayı, şehir dışında olduğum için izleyemedim.
Stadyumun bulunduğu bölgede yaşanan internet sıkıntısı nedeniyle canlı yayınlar da sağlıksızdı.
Gece geldim...
Sosyal medya hesaplarından önüme düşen görüntüleri izledim.
Rezilliğin bini bir para!
Kapalı tribünde oturan ve Zonguldakspor taraftarı olduğunu düşünen bir grup, Allah ne verdiyse yağdırdı!
Çakmak, ayakkabı, su şişesi, patlayıcı!
Adamlar bizi 2-0 yendi!
Üstünde Zonguldakspor Futbol Kulübü’nün 7 numaralı formasını taşıyan bir futbolcu, maçın bitiş düdüğüyle birlikte rakibine öyle bir saldırıyordu ki!
Adamı üç-dört kişi zor tutuyor!
Dedim ki:
"Bu adam maçta böyle mücadele etseydi, takım iki gol yemez, dört gol atardı!"
O ne biçim hırs!
Aman Allah’ım...
Sahadaki olaylar, tribüne yansıdı!
Şeref tribününde polise saldırdılar!
Utanılacak görüntüler!
Para kazanan değil, paranın kazandığı adamların yaşattığı rezil bir manzara izledik!
Bu insanları şeref tribününe kim alıyor?
Şeref tribünü girişine "Şeref Ray Cihazı" koysak!
Şerefi eksik olanları o tribüne almasak!
Böyle rezil olaylar yaşamasak!
Olmaz mı?
Yıkamacı-yağlamacı!
İçinden çay geçen ilçede neler oluyor?
Sözlerini Sezan Aksu’nun yazdığı, Seden Gürel’in seslendirdiği "Çalkala" adlı bir şarkı vardı...
Bizim kuşak hatırlar.
Şarkının bir yerinde “Seni lapacı / Seni yıkamacı-yağlamacı” diyordu!
Bir başka şarkı daha vardı...
“Edalı işveli köylü güzeli” diyordu!
Bu yıkamacı-yağlamacı, meğer ne maharetliymiş!
Sadece araba yıkayıp yağlamıyormuş!
Bir kadını yıkayıp yağlamış!
Sonra müteahhide vermiş!
Yani müteahhide sadece para değil, kadın da tedarik ediyormuş!
Ama sonunda hem kadını hem parayı kaptırmış!
Pirince giderken, evdeki bulgurdan olmuş!
Çok güzel olmuş!
Şimdi surlara tırmansa kar etmez!
Tefeci!
Bu köşeden "Kıvırcıktan tefeci olur mu?" başlıklı bir yazı yazdık....
Aman Allah’ım...
O kadar çok telefon geldi ki...
“Ağanın, sen öyle deyon emme, bizim bullada bi mermerci va! Oyro (Euro) tefecisi! Bunu herkes biliya! Sen bilmiyon mu?” dedi!
Başka biri aradı...
“Bizim bura bi adam va! Araba yıkaya! Küçük esnafa faizle para verya!” dedi!
Demek ki, bazı ilçelerin içinden çay geçiyor, bazı ilçelerin içinden de tefeciler geçiyor!
Bazıları da çok acele ediyor!
Bunlar, tabakhaneye şey mi yetiştiriyor?
Anlamak mümkün değil!
Yıkamacı değil de!
Bir de yağlamacı varmış!
Eskiden bu, tefe-tüfe işini yapıyormuş!
Şimdi namaza başlamış!
Kıbleyi mi değiştirdi?
Müşteri portföyünü mü?
Anlamadık!