Zonguldak Valiliği'ne, Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı'na, Zonguldak Vergi Dairesi Başkanlığı’na çağrı yapıyoruz...
Zonguldak’ta, Serap Kavi adlı 5 çocuk annesi genç bir kadın...
Önce televizyon, sonra gazete sahibi oldu!
İnsan merak ediyor...
Serap Kavi, televizyon şirketi satın alacak parayı nereden buldu?
Gazete çıkartacak parayı nereden buldu?
Eşi Akın Kavi’nin sahibi, ortağı ya da yöneticisi olduğu şirketlerin, başta Zonguldak Belediyesi olmak üzere kamu kurumlarına, vergi dairesine ve SGK’ya milyonlarca lira borcu, bankalara ödenmeyen kredileri, piyasada dönen çekleri varken, Serap Kavi bu parayı nasıl ve nereden buldu?
Akın Kavi’nin "ilgilendiği" Zonguldak Belediyesi özel halk otobüsü şirketine kayyum nasıl atandı?
Bu kayyum işi önemli!
Kayyum, şirketin yaşaması için atanır!
Ama burada durum biraz farklı!
Kayyum kararı, Zonguldak Adliyesi’nde mi alındı?
Başka bir şehirde mi alındı?
Başka şehirde alındıysa, nasıl alındı?
Bu konuları elbette araştıracağız.
Sadece biz değil tabi...
Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı, bu konuyu araştıracaktır.
Kayyum kararı, Zonguldak Adliyesi’nden alınamayınca mı başka şehre gidildi?
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç da bakmalı bu kayyum işine...
Zonguldak Belediyesi, alacaklarını tahsil edemiyor!
Çünkü kayyum var!
Vatandaş, alacaklarını tahsil edemiyor!
Devlet, alacaklarını tahsil edemiyor!
Kayyum kararı kalksa, herkes alacağını alacak!
Serap Kavi’nin sahibi olduğu ya da sahibi göründüğü Elmas TV'nin bir cüruf şirketinden faturasız aldığı 200 bin lira konusu vardı!
Faturasız alınan başka paralar olduğu da ortaya çıkmıştı!
Firma yetkilileri, paranın kendilerinden yayın yoluyla baskı kurularak alındığını iddia ettiler!
Suç duyurusunda bulundular!
Bu paraların reklam ücreti olarak alındığı söylendi!
Ama ne gelir vergisi, ne KDV ödenmedi!
Devlet zarara uğratıldı!
Vergi kaçırıldı!
Zonguldak Vergi Dairesi Başkanlığı, bu konuda bir soruşturma başlattı!
Soruşturmanın sonucunu merakla bekliyoruz!
Aslında bu konuları, Batuhan Karamalak yazıyordu!
Geçen gece çok fazla telefon trafiği yaşanmış!
Biri, Batuhan Karamalak’ı, bir daha Serap Kavi hakkında haber yapmaması için tehdit etmiş!
O nedenle konuya ben girmek istedim!
Hem çakar hem siren!
Muhabir arkadaşımız aradı...
Bir aracın, Zonguldak Merkez Gazipaşa Caddesi’nde çakarları takılı halde seyrettiğini söyledi!
Siren çalıp-çalmadığını sordum...
Cadde boş olduğu halde çakarlar çalışırken, siren de çaldığını söyledi!
Aracın rengini, markasını, modelini tahmin ettim!
Çünkü böyle bir şeyi ondan başkası yapamazdı!
Eksik oldu!
Böyle bir şeyi kardeşi ve ondan başka kimse yapamazdı!
Gerçekten Zonguldak’a yazık oluyor!
Çöktük, kalktık...
Sabah saatlerinden itibaren internet sitemize ulaşılamadı.
Ben çalışırken, bu kadar yorulmuyorum.
Okurlara dert anlatmaktan yoruldum.
Beni en mutlu eden şeyse, Pusula’nın ısrarla yayında olması isteği...
Eskiden de böyle sorunlar yaşıyorduk.
Sık sık siber saldırıya uğruyorduk.
Nitelikli ve niteliksiz dolandırıcılar, adam tutup sitemizi çökertiyorlardı!
Ben de gittim, herkesin hizmet aldığı TE Bilişim’e...
Şimdi hep beraber çöküyor, hep beraber kalkıyoruz!
Başka şirketlerden hizmet alan bir-iki site yayınını sürdürdü!
Bu kadar uzun sürmesi bizi de üzdü.
İnşallah tekrarı olmaz.
Olursa da bu kadar uzun olmaz.
Kıssadan Hisse: Deve-Eşek...
Adam, uzun yıllar devesiyle taşımacılık yapmış. Yaşlanan deve, yolun sonuna gelmiş. Artık öleceğini anlayınca, "Sahibimi çağırın da helallik vereyim" demiş.
Devenin sahibi, "Ne hakkı varmış ki bende?" demiş. Ama yine de merak etmiş. Dayanamayıp devesinin yanına gitmiş, "Ne hakkın var ki bende?" demiş.
Deve, "Öyle deme... İlk olarak benim taşıma gücüm belliyken, bunun iki katı çuval yüklerdin bana... Bu hakkımı helal ediyorum sana. Benim günlük 10 kilogram yiyeceğe ihtiyacım varken, sen hep 8 kilogram verir, kalanı vermezdin. Bu hakkımı da helal ediyorum. Ayrıca, üç günlük yolu iki günde gitmem için sopayla döverdin beni. Bu hakkımı da helal ediyorum. Dahası, bir de yavrum olmuştu. Onu kesmiş, misafirlerinle bir güzel yemiştiniz. Bu hakkımı da helal ediyorum. Amma bir hakkım var ki, onu asla helal etmeyeceğim" demiş.
Sahibi merakla sormuş:
"Nedir o?"
"Her seferinde, her yolu en iyi ben bildiğim halde, tüm yükü de ben taşıdığım halde, yularımı bir eşeğe verirdin. Onu önüme koyardın. Beni bir eşeğe mahkum ederdin ya, işte bu hakkımı asla helal etmeyeceğim!" demiş deve...
Hisse: Ehil olmayan, liyakatsiz insanlara, hiçbir makamın, hiçbir değerin, hiçbir emanetin teslim edilmemesi dileğiyle... (Alıntı)