Pusula Gazetesi’nin, Devrek Belediyesi hakkında yaptığı tüm haberler, madde madde sıralanmış ve Zonguldak Valiliği’nin soruşturmasına konu olmuş.

Bir gazete ve bir gazeteci için bundan daha büyük mutluluk olur mu?

İnşallah, Devrek kamuoyunda dört yıldır konuşulan bu konular ciddi biçimde araştırılır.

"Ciddi biçimde araştırılır" derken, incelemeyi yapacak kamu görevlileri ilçeye gider, araştırır.

Yoksa Zonguldak’tan Devrek Belediyesi’ne yazı gönderip, “Hakkınızda böyle böyle iddialar var. Siz, ne diyorsunuz?” derseniz, bu "inceleme" değil, "incelememe" olur!

Bakın, başta pazaryeri esnafı olmak üzere "işgaliye bedeli" adı altında paralar toplanmış!

Makbuzun aslında gerçek fiyat, alt koçanında ise 5 lira gibi komik rakamlar yazılmış!

Üst koçanda bin lira, alt koçanda beş lira!

Böyle bir hırsızlık olur mu?

Resmen Devrek Belediyesi soyulmuş...

Halkın parasını çalmışlar.

Tüm bunlar olurken, Devrek Belediye Başkanı Çetin Bozkurt uyumuş!

Ömrünü Devrek Belediyesi’nde geçiren bir Başkanı nasıl uyutmuşlar?

Çetin Bozkurt; uyumuş mu, uyutmuşlar mı?

Çetin Bozkurt, uyuyor numarası mı yapmış?

Akıl alacak iş değil...

Ama bu iş, öyle "inceleme" ile olacak iş değil.

İçişleri Bakanlığı Mülkiye Başmüfettişleri çağırılmalı...

Dört yıllık hesap-kitap incelenmeli...

Elbette Çetin Bozkurt’un 4 yıl gibi kısa sürede çatı arası evden dubleks villaya geçiş hikayesi de inceleme konusu yapılmalı!

Ve diğer iddialar...

CHP’nin altı okunu halka saplamak olmaz!

Varsa hatası, o okları Çetin Bozkurt’a saplamak lazım!

Seçim dönemi olduğu için bürokrasi biraz ürkek davranıyor!

Devlet malını aşırma mevzusu olunca, bürokratların aslan kesilmesi lazım!

Biz, bu durumda, tüm gücümüzle denetlemeyi-incelemeyi yapacak, bu işleri kovalayacak bürokratlarımızın arkasındayız.

Kıblesi şaştı!

Altı yıl zorunlu olarak görüştüğüm birinin, dün Uzunmehmet Camisi’nde Cuma namazı kıldığını görmüşler!

Ben, 6 yıl boyunca bu kişinin, bırakın namaz kılmayı, abdest aldığını bile görmedim!

Benden daha iyi tanıyan biri, "Gusül abdesti bile almıyordur" dedi!

Ben, size söylüyorum...

Durum, tam bir "Hüseyin Özbakır-Yasin Hamzaçebi" ilişkisi!

Sadece ebatlar-çaplar değişik!

Birinin boyu uzun, diğerinin baseni yere yakın!

İnsanlar; menfaat uğruna, çıkar uğruna cumaya gidiyor!

İçimden, "Allah kabul etsin" demekten başka bir şey gelmiyor!

Bu kadar değişim olduğuna göre, sıkıntı büyük!

Allah, insana kıblesini şaşırtmasın!

Burak bu işleri Erol!

Saadet Partisi İl Başkanlığı’ndan istifa eden ve milletvekili aday adayı olan Burak Erol’un nereden aday olacağı belli değil!

Ona kalsa, CHP ile ittifak olmalı!

İlk iki sıra, CHP’nin olmalı!

Üç, İyi Parti!

Dört, Saadet!

Beş, Gelecek olmalı!

İyi Parti, seçime kendi listesi ile girmeye karar verince, Burak Erol, üçe sulanmış!

Bunu da ittifak ortağı partilerinin il başkanları ile bir araya geldiği toplantıda açıklamış!

Biz, bu işi yazınca, “Saadet Partisi İl Başkanı Burak Erol, Zonguldak'tan üçüncü sırayı istiyor diye söyleyenler var. Biz, tecrübesiz siyasetçi miyiz? Biz, Zonguldak'ta bu işin olmayacağını bilmiyor muyuz?” diye konuşmuş!

Bu işin böyle olmayacağını biliyorsun da, masada niye öyle konuşuyorsun?

Masada başka, sofrada başka, sandalyede başka, sokakta başka konuşmak, bir siyasetçiye yakışır mı?

“Biz, tecrübesiz siyasetçi miyiz?” diyor!

Hem de çok tecrübesiz bir siyasetçisiniz Burak Erol!

Tecrübesiz olduğunuz kadar da başarısız bir siyasetçisiniz!

Ne kadar başarısız olduğunuzu seçimde göreceksiniz!