İl Genel Meclisi´nde tartışma konusu.
Boş okulların satılması.
Üç köy tek okulda.
Önce biri gitti kendi okuluna.
Sonra diğeri.
İki derslikte kaldık beş sınıf.
Tam gün eğitim.
Ereğli´ye indiğimde zorlanmadım.
Başarısızlıklarımın arkasındaki sebep tembelliğim.
İlk defa şehir gördüm.
Zincirli salıncağa bindim.
Derken bir yıl sınıfta kaldım.
Ancak bunda köyde okumamın.
A da köydeki öğretmenimin kabahati yok.
En parlak dönemiydi Akköy´deki okulun.
Okudum.
Sonra ardımızdan gelen olmadı.
Gelenler ya Ormanlı´dan.
Ya da Ereğli´deki okullardan.
Okuyan çok oldu.
İyi de oldu.
[*][*][*]
İmkanlar kısıtlıydı.
´Kara´ önlük giydik.
Beyaz yakalık.
Bez çanta.
İnadına yağan kar ve yağmura inat bez çanta ile taşıdık tüm kitaplarımızı.
Kandil ışığında yaptık derslerimizi.
Ve&[#]8230;
İki derslikli okulun bahçesinde koştuk.
Top oynadık.
Yanlışlıkla camlarını kırdık.
Öğretmenler orada kara tahtaya kaldırdı bizi.
Kulağımızı tahta sıralarda çekti.
Sonra okul bitti.
Bizden sonra bina da bitti.
Kesintisiz eğitim başladı.
Taşılmalı başladı.
Okul terk edildi.
Derken okul terekdildi.
Zaman içerisinde köylü tartıştı.
Cemevi yapalım.
Halk Eğitim kurslar açsın.
Hiçbiri olmadı.
Okulun çatısı aktı.
Kiremitleri döküldü.
Milli servet heba oldu.
Şimdi okullar satılsın mı?
Satacak okul mu kaldı?
Başka&[#]8230;
Düşünün birinin parası var.
İhaleye girdi.
Aldı bizim okulu.
Adama rahat mı verirler.
Çok saçma.
Bu okulları köylere verelim.
Değerlendirsinler.
Çok güzel olur değil mi?
Hayır olmaz.
Çünkü köyde yaşayan kalmadı.
Ata sözü.
Harman zamanında dövülür.