Perşembe Kaymakamı...
İlk köy ziyaretine çıkar.
Şoföre talimat verir.
- Çek köye.
Çıkarlar yola.
Köyler dağınık.
Üç ev orada.
Beş ev burada.
Üç evin olduğu yerde yolculuk son bulur.
Kaymakam bey sorar.
- Neden durduk?
- Efendim burası köy meydanı.
Muhtarın evinin olduğu yer köy meydanıdır.
Olayın kahramanı Zonguldak Valisi Sayın Mustafa Tutulmaz.
[*][*][*]
Hikayeyi anlattığı yer.
Bölgemiz.
Hepsini bir arada yorumluyoruz.
Mesajı alıyoruz.
Perşembenin gelişi çarşambadan belli olur.
Yani...
Karadeniz dağınık.
Yol yapmak zor.
Su getirmek zor.
Elektrik getirmek zor.
Velhasılı.
Hizmet için ekonomik gücünüz yoksa.
Hizmet etmek zor.
Bu ne demek?
Köyler için ifade ediyoruz.
Nüfusunuz kalabalıksa.
Örnek...
Alaplı'nın Gümeli Beldesi...
Tüm mahalle yollarını beton yaptı.
Hak ettiler.
Yıllardır teslim edilmeyen hak yerini buldu.
Bu hakkı alabilmek için birlikte hareket etmek lazım.
Çoğunluk olmak lazım.
Köyler için de böyle.
100 kişinin yaşadığı köye 100 kilometre yol yapılamaz.
Burada köyde yaşayıp ikametini şehirlerde tutan...
İşsiz güçsüz şehirde boş gezenlere çok iş düşüyor.
Eğer hizmet istiyorsanız.
Bir araya toplanmanız lazım.
Çoğunluk oluşturmanız lazım.
Sonra hep birlikte Sayın Valimizin kapısını çalabilirsiniz...
Türk Telekom çalışmaları...
Bölgemiz dağınık.
Köyler bölük pörçük.
Malum.
Altyapı eskidi.
İnsanlar köye dönüyor.
Telefon hattı yok.
Önce tespiti doğru yapalım.
Telekom ticari bir kuruluş.
Yatırım yapacak.
Sonra siz abone olacaksınız.
Hizmet bedeli ödeyeceksiniz.
Oradan para kazanacak.
Mesela...
On bin liralık yatırım yapıp aylık bir abone elde edecekse...
İş zor.
Hem Telekom'un işi zor.
Hem vatandaşın.
Ne olmalı?
Vatandaş ile işbirliği oluşturulmalı.
Teknik kısım elbette Türk Telekom'a ait.
Ama işçilik konusunda köy muhtarları...
Vatandaşlar destek olmalı ki...
Köylere hizmet gelebilsin.
Yoksa...
Bu çağda halen evinde internet olmayan öğrenciler var.
Bilgisayar alamayanlar var.
Bu arada tabletler ne oldu?
Fatih Projesi yarım kaldı.