Özgürlükler...

Sözde kalmıştı.

Güçlünün adaleti...

Adalet dağıtanın liyakati yoktu.

Bilgi edinmek meşakkatli...

Fikir sahipleri prangalı...

[*] [*] [*] [*]

Düşünce suçlusu bir baba...

Her görüş gününde ona koşan bir eş...

Bir kız...

Babasına hediye hazırlamak ister.

Düşünür.

Değerli bir hediye olmalı.

Anlamı olmalı.

Karar verir.

Resim çizer.

Görüş gününde götürür.

Ancak resmin cezaevine sokulmasına izin verilmez.

Cezaevi kurallarına aykırıdır.

İçeri girer.

Babasıyla görüşür.

Hediyesini anlatır.

İçeri alınmadığını söyler.

- Ne çizmiştin?

- Gökyüzünde uçan bir kuş çizmiştim.

- Üzülme kızım.

Başka bir resim yaparsın.

Bu kez çizdiklerine dikkat et.

Onu getirirsin.

Küçük kız için yeni bir umut doğar.

Yeni bir resim...

"Yeni bir hediye" demek...

[*] [*] [*] [*]

Başlar yeniden çizmeye...

Özenir.

Çok özenir.

Daha güzelini çizmek için özenir.

Hayallerini döker tuale...

[*] [*] [*] [*]

Zaman geçer.

Görüş günü gelir.

Alır resmini.

Büyük bir heyecanla...

Özlemle düşer yollara...

Ulaşır babasının parmaklıklar ardında tutulduğu yere...

Bu kez izin verirler.

Resim geçer güvenlikten.

Hiçbir sakınca görmezler.

Babasına verir resmi.

Bu kez kuş yok.

Bir ağaç var.

Ağaç dalları arasında minik benekler var.

- Ne güzel bir ağaç çizmişsin.

Bu benekler elma mı?

Önce eliyle sus işareti yapar.

Babasının kulağına eğilir.

Sessizce...

- Benekler ağaçta saklanan kuşların gözleri...

[*] [*] [*] [*]

Hayat bu...

An be an...

Akar...

Gider.

Zaman zaman yasaklar çıkar karşımıza...

Haklar elden alınabilir.

Zihinler hapsedilemez.

Hayallere pranga vurulamaz.

Bu çerçeveden bakalım.

Bir anlık.

Hak er-geç tecelli eder.

Sonrası...

Kişinin ne tercih edeceğine kalmış.

İster zulmü seçin...

İster karşısında durun.

Dim dik...

Eğilip bükülmeden.

[*] [*] [*] [*]

Özgürlük...

Ayaklarının üzerinde durabildiğin an kadardır.

Duramıyorsan...

Makamın gücü...

Paranın gücü...

Senden olmayan...

İnsanlığından...

Sevdiğinden...

Yüreğinden olmayan bir güç tutuyorsa seni ayakta...

O bittiği gün.

Senin bittiğin andır.

[*] [*] [*] [*]

Akıl yerindeyken...

El-ayak tutuyorken...

Halen dünyaya aklıselim ile bakabiliyorsan.

Ne mutlu sana...

Hazırlık...

Nasrettin Hoca, dul bir kadınla evlenir.

Nikahtan beş gün sonra kadın doğum yapar.

Hoca divid, kağıt alır.

Koşa koşa gider çocuğun yanına bırakır.

Lohusa kadının yanındaki kadınlar sorar:

- Bu ne iştir hoca, ne yapacak çocuk bunları?

- Bu çocuk dokuz aylık yolu beş günde aldıysa, birkaç gün içinde okumaya da başlar.

Onun için hazırlık yapıyorum.