Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem marifetiyle,
Zonguldak’ın başındaki dertlere,
Her gün bir yenisi ekleniyor.
Belediyede iş barışının bozulması,
Yönetilemeyen süreçler derken,
Şimdi de özel halk otobüsü meselesi çıktı.
Hatırlarsanız,
Ömer Selim Alan döneminde,
Kızılca kıyamet kopmuştu.
O dönem cırlayanlar,
Şimdilerde sus pus yine.
Olsun!
Biz sesimizi yine yükseltiriz.
Başkan meselenin,
15 günde çözüleceğini söylemiş.
Şimdi size,
Çok ilginç bir rastlantıdan bahsedeceğim.
Yaklaşık,
Bir aydır köşe yazısı yazmayan,
Eski otobüs işletmecisi Akın Kavi,
Otobüs meselesi ortaya çıkınca,
Her ne hikmetse,
Köşe yazısı yazmaya başladı.
İlham perileri,
Bu olayın üzerine geldi anlaşılan.
İlginç değil mi?
Tahsin Erdem,
‘Satın alma veya kiralama yoluyla’ işi çözeceği söylemişti.
Bilin bakalım,
Kimin otobüsleri var?
Bir bilmecem var çocuklar!
Haydi sor sor!
Yangında, ekranda, otobüste akıllara gelir.
Acaba nedir nedir?
Ozan Varol deyince akla,
Tamam şimdi buldum!
Hemen onun adı gelir: Akın, Akın, Akın…
Zonguldak’ta elinde otobüs olan kaç kişi var?
Kavi’nin eskiden kalma otobüsleri elinde.
Tahsin Başkan kiralama ve satın alma derken bundan bahsediyor.
Hani bir atasözü vardı.
‘Ağzının domalmasından Ömer diyeceği belli diye’.
‘Ağzınızın domalmasından Akın diyeceğiniz’ o kadar belli ki!
* * * * * * * *
Akın Kavi demişken,
Bir aydır köşe yazmayınca meraklanmıştık.
Geri geldi gönlümüzün efendisi.
Jilet bir başlıkla,
Edebiyat hayatımıza geçecek başlığı atmış, “Gün susma günü değil”…
Gündüz canlı yayında Vali Hacıbektaşoğlu’na salla dur.
‘Zonguldak Valisi Mustafa Çağlan’dır’ diyecek kadar hadsizleş,
Sonra dön,
Çaycuma Savcı’na güzellemeler yaz.
Devletin,
Bu Akın Kavi’ye kayyum ataması lazım.
DEM Parti kafasında gidiyor resmen.
Devletle özel bir kavgası var.
Gerçi yanılmıyorsam,
Geçmişte şirketine bir kayyum ataması olmuştu.
Bu yöntem de denenmiş yani.
Neyse artık.
Büyük insan Akın Kavi,
Sahalara döndüğüne göre,
Daha keyifli günler yaşayacağız anlaşılan.
Onu,
Gökhan Türkmen’in şarkısı ile selamlamak,
Özlemimizi hatırlatmak istiyoruz.
“At, savur at sevdayı, bir yere fırlat
Bitti sayıp acıyı kaldır öyle at
Sor, herkese sor, acılar unutuluyor
Ağlayınca gözlerinden silinmiyor
Aşk her defasında bak bulunuyor
Bırakırım zamanı öyle biraz da
Sen olmadan da yine geçer nasılsa
"Hatırla bunları, sakın unutma"
Diyordun, ama o zaman gülüyordun
Yanımdaydın, canımdaydın
Şimdi nasıl geçer bu ömür?
Susma, söyle, nasıl yaşar böyle insan?
Susma, konuş, hadi anlat, büyük insan
Söyle, bir aşk mı çare olurdu, zaman mı?
Böyle kaldırıp atardık ya sevdayı
Susma, söyle, nasıl yapar bunu insan?
Susma, nasıldı anlat hadi ayrılırsam?
Söyle, hayat mı çare bulurdu, kendin mi?
Böyle, büyük aşklar böyle mi biterdi?