Biz böyle biliyorduk.
Meğer ´Yarı yıl tatili´ymiş.
Alışkınları değiştirmek zor.
Bunun için yanlış öğrenmektense, hiç öğrenmemek iyidir.
Bugün bizim yaramazlar karne alacaklar.
İlk yarı değerlendirmesi yapacağız birlikte.
Ne kadar başarılıyız?
Göreceğiz.
Okullar açıldığı günden bu yana çalışıyoruz. Öğretmenlerin verdiği her ödev için yoğun çalışma var.
Bilgisayardan fotoğraf çıkartma.
Hazır ödev sitelerinden abidik-gubidik yazıların çıktısını alma.
Gazetelerden fotoğraflar kesip kartona yapıştırma.
Slayt hazırlama vs.
Çoğunluğu çocukların yapamayacağı ödevler.
Hatta çoğu velilerin bile yapması imkansız.
Komşulardan yardım alınan ödevler.
Mahallece çalışılan dersler.
Durum böyle olunca&8230;
Gelen karnedeki notlarda bizim de payımız var.
Bu akşam bakacağız.
Biz ne kadar iyi notlar almışız?
Öğretmenler ne kadar zayıf vermiş?
Hepsini gözden geçireceğiz.
İkinci dönem zayıfları kurtaracağız.
Öyle bir şansımız var.
Eğer iki dönem de ortalamayı tutturamazsak.
Yandık.
Şaka bir yana&8230;
Bugün karneleri göreceğiz.
Unutmayalım:
O karnelerde bizim de payımız var.
Çocuklarımıza ona göre davranalım.
Empati yapalım.
Baba, ortaokul üçüncü sınıfa giden oğlunun elinde karneyle salona girdiğini görür. "Allah allah, dönem ne çabuk bitmiş..." diye düşünür ve oğluna seslenir:
- "Getir bakayım şu karneyi!"
- "Al baba..."
Adam karneye bir bakar ki, beden eğitimi ve resim dışındaki tüm dersler zayıf.
- "Bir dediğini iki etmiyoruz. Bilgisayar dedin bilgisayar aldık, ingilizce kursu dedin ingilizce kursuna gönderdik, gitar kursu, müzik aletleri, ne istersen yapıyoruz. Kız arkadaş uğruna harcadığın çiçek parasının haddi hesabı yok. Ne bu notların hali, rezil şey!"
- "Baba... O benim karnem değil ki, senin kitaplarını karıştırıyordum, birinin arasında karnelerinden birini bulmuştum..."
Karne günüydü...
Küçük çocuk okuldan döndü.
Annesi; "Karnen nerede?" diye sordu.
Çocuk gülerek; "Arkadaşıma ödünç verdim, babasını korkutacak..."