Zonguldak’ta maden sektörü çok ciddi bir krizde…

Soma faciasından sonra hükümetin aldığı önlemler de eklenince, kriz iyice derinleşti.

Biz olaya Zonguldak açısından bakacağız.

Zonguldak’ta maden işletmeciliği yapanların hiç mi suçu yok?

Kömürün deli para ettiği dönemde, bilmedikleri sektörlere giren maden işletmecileri, kömür fiyatları düşünce, bu yatırımları yok pahasına satıyorlar.

Bu işin de bir sektörü var.

Zonguldak’ta kömürcüler çalışır, tefeciler kazanır.

Kömürcü, parayı bulunca bankayla, kaybedince tefeciyle çalışır.

Çoğunluğu kaçakçılıktan geldiği için kurumsal bir işletmeye dönüşemediler.

Bu nedenle en küçük bir krizden ciddi biçimde etkilendiler.

Yıllarca kaçak çalıştıkları için, yüksek kara alıştılar.

Kurumlaşmanın getirdiği mali disiplin onları her zaman rahatsız etti.

Eninde-sonunda devletin gelip hesap soracağını bilemediler.

Bugün Zonguldak’taki kömür işletmecileri ciddi biçimde zorda…

Bırakın bankaları, artık tefeciler bile onlarla çalışmak istemiyor.

Şu anda para kazananlar, sadece kaçak üretim yapanlar.

Parayı bulunca jetskye binenler, şu sıralar tefecisky bile binemiyorlar.

Tek umutları, TTK’nın özelleştirilmesi ve oralardan birer saha alınması…

Devletin teşvikiyle yeniden yatırım yapılması…

Yani anlayacağınız, madenci bu kez jetsky yerine devletskye binecek…

Sıkıntıyı millet çekecek… Haydi hayırlısı…

GMİS için fırsat…

Genel Maden İşçileri Sendikası, dört ay maaş alamayan özel sektör madencilerine ekmek içi tavuk-döner ısmarlayıp, “Madenci kardeşlerimize gıda yardımı yaptık” diyerek büyük bir ayıba imza atmıştı.

Mübarek Ramazan ayına girdik.

Genel Maden İşçileri Sendikası’nın bu ayıbı temizlemesi için çok güzel bir fırsat doğdu.

Bu işçi kardeşlerimize adam gibi gıda yardımı yapılmalı.

Protokol iftarı yerine, bu işçi kardeşlerimizle bir iftarda buluşulmalı…

Aradaki buzlar eritilmeli…

Öyle değil mi Ahmet Başkan?

Gerçi, sen Almanyalara gitmişsin ama...

30 gün oralarda kalacak değilsin ya…

Daha ciddi olmaz mı?

CHP Zonguldak Milletvekili Avukat Ünal Demirtaş, TBMM’de Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak’a soruyor.

Ama önündeki kağıda bakarak:

“TTK’ya 5 bin 500 işçi alacak mısınız? TTK’yı özelleştirecek misiniz?”

Bu soruları sormak için önündeki kağıda bakmaya ne gerek var?

Oysa Bakanın gözlerine bakarak sorsa, bu soruları…

Daha etkili, daha ciddi olmaz mı?

Zonguldak’ın Gazipaşa Caddesi’nde vatandaşa mikrofon uzatsak ve “Karşınızda Enerji Bakanı var. Sor bakalım” desek, çok daha güzel sorardı, bu soruları…

Lütfen biraz ciddiyet…

Ve lütfen biraz samimiyet…

Bir daha uyarmayalım…

Hakim ve savcılarla ilgili adli ve idari yaz kararnamesi açıklandı.

Sabah erkenden haberleri siteye attık.

Bazı internet siteleri, hiç zahmetsiz, almışlar, kopyalamışlar, yapıştırmışlar.

Emek, haram, helal yok.

Sadece dün olan bir durum değil bu…

Her gün yaşıyoruz.

Mübarek Ramazan ayında olsun yapmayın arkadaşlar…

Bazıları haberi, fotoğrafı çalıp, ismini bile yazabiliyor altına…

Birkaç kez uyardık.

Bir daha uyarmayalım