Geçtiğimiz günlerde,
Zonguldak'ta,
Bir düğün yazmıştım.
Bu düğün,
İçinden,
Dere geçen bir ilçede yapıldı.
Üst düzey,
Protokol,
Düğünde yer aldı.
Ama,
Düğün mü?
Siyasi organizasyon mu?
Orası şimdilik,
Muamma.
Bu neidiğü belirsiz organizasyonun parası,
Kamu kurumu tarafından ödendi.
Zonguldak,
Buna da şahit oldu.
Zonguldaklılar olarak,
Birilerinin şatafatını,
Ağırlanmasını,
Dansını,
Düğünü,
Biz karşıladık.
Ne ala memleket.
Görmemişleri,
Doyurmaya devam ediyoruz.
Velhasıl,
Böyle olsun.
Bu düzen bozulur.
Bu çark kırılır.
Ancak,
Tarihe,
Kaygısızlar ve görgüsüzler olarak geçecekler.
Bende çok başka bir bilgi daha var.
Üç beyazla ilgili.
Un, tuz, şeker.
Onu biraz araştırıyorum.
Azcık zaman.
*******************
Geçtiğimiz günlerde,
Ulutan Barajı'ndaki,
Çöp dağları ile ilgili,
Haber yapmıştım.
Haber çalışmış.
Ama,
Yanlış çalışmış.
Oradaki çöpleri,
Güvenlik,
Veya,
İdari personel temizlememeli.
Öncelikle,
Orada oturanlar duyarlı olmalı.
Diğer yandan,
Metropolitan Belediyeler Birliğine,
Diğer belediyeler,
Temizlik işçisi vermeli.
Onlar da,
Gerekeni yapmalı.
Bankamatik memurlarına da,
Yaptırılabilir.
Ama,
Orada,
Kendi alanı olmayan emekçilere,
Çöp toplatmayın.
******************
Bazen bakıyorum,
200 kelimeyle anlatılacak mevzuları,
2 bin kelime ile anlatan kişiler,
Zonguldak'ta,
Gazeteciyim diye geziyor.
Bir tanesi hele,
İşi gücü biz.
Zeka parıltısı yok.
200 kelime ile düşünmekle,
2 bin kelime ile düşünmek,
Aynı şeyler değil.
Pusula,
Zonguldak içinde ölçülecek rütbede değil.
Ulusal ölçekte bakın.
Fatih Terim'in sözleri ile bitireyim.
Fatih Terim: "Biz, adı geçenlerin pek çoğuyla rakip bile değiliz. Aynı yoldan yürümedik, aynı yollardan geçmedik. Benzer başarılarımız da yok. Üstüne üstlük rütbemiz de farklı…”
Biz kaliteyiz.