Bizim,

Kriminal Küçük Yasin’in,

Marifetleri bitmiyor.

Memleket,

Nur topu gibi bir,

Yeni dolandırıcının doğuşuna şahit oluyor.

Bunun Adapazarı hikayesini dün yazmıştım ya.

Neler neler!

Adapazarı’ndan,

Apar topar Zonguldak’a dönmüştü.

Ondan önce de,

Apar topar Zonguldak’tan kaçmıştı.

Meteliksiz,

Oralarda da sıkıntılar yaşatmış.

Memleketi dolandırdığı yetmemiş,

Adapazarı’nda da bir şeyler yapmış.

Biraz meseleyi kurcaladım.

Adapazarı’nda bir şirket kurmuş bu.

Şirketin akıbeti malumunuz.

Biraz kurcaladık şirketi.

Zonguldak bağlantıları,

Milli eğitim bağlantıları,

Büyük holding bağlantıları.

Bu kriminal,

Holding bile dolandırmış.

Düşünün Zonguldak’a ne yapmaz?

Sorsan,

Yavuz Sultan Selim bize.

Padişahlık davası güdüyor.

Haydi oradan!

İşte bu şirketten sonra,

Adapazarı’ndan kaçıyor kriminal.

Bunu da Zonguldak’ta,

Adam yerine koyuyorlar.

Ne büyük şehirmişsin be Zonguldak.

Ye ye bitiremediler seni.

Adam dışarıdan gelip,

Yine seni yeme peşinde.

Bu sefer ise,

Siyasal direnek noktası buldu kendine.

Sanırım hamutuyla götürürler artık.

Neyse!

Adapazarı işi bende.

Aslında bir de,

Oda kapısını kilitleyip,

Dayak meselesi de var.

Onu sonraya bırakalım.

Necip Fazıl'ın şiiri ile veda edeyim.

‘İnsan bu su misali kıvrım kıvrım akar ya,

Bir yanda akın benim, öbür yanda Sakarya'

Sağlıkla efendim!

*          *          *          *          *          *          *          *         

Zonguldak son dönem,

Büyük bir eksen kayması söz konusu.

Siyasetin,

Terazisi kalmadı.

Geçmişten dersler alınmamış olacak ki,

Benzer ihanet senaryolarının,

Emarelerini gözlemliyoruz.

Kimler kimlerle beraber söyleminin,

Tezahürü,

Şu dönem Zonguldak’ta.

Ancak,

Sadece güneş batarken gölgesi büyüyenlere,

Büyük adam muamelesi yapanlar,

Büyük bir akamete uğrayacaklar.

Ve yanlarında kimseyi de bulamayacaklar.

Abdurrahim Karakoç diyor ya, “Beden ölür, çürür, cana bakın siz. Kim kiminle yürür, ona bakın siz. Bırakın dönsün dönme dolaplar. Haktan hakikatten yana bakın siz.” Diye.

Aynen öyle.

Bırakıyoruz,

Dönsün bakalım dönme dolaplar.

Hak ve hakikatten bakacağız biz.