CHP'de,
Mutlak butlan gündemi devam ediyor.
Sanırım,
CHP tarihinin,
Parti içi ayrışmanın,
Zirve olduğu dönem.
İktidar olma umutlarının,
Pik yaptığı dönemde,
Çıt kırıldım manzarası...
Şimdi,
Ankara'dan,
Anadolu kentlerine gelen kulisler var.
Disipline sevk edilecek isimler var.
Görevden alınacak isimler var.
Mesela,
CHP İl Başkanı Devrim Dural,
Görevden alınacak.
Yazık oldu.
Nüfus cüzdanına kadar,
Tahsin Erdem'e teslim etmişti.
Değdi mi?
Bak neler oluverdi.
Ön seçimle başlayan süreçte,
Tahsin Erdem ve devamındaki yol arkadaşları,
CHP kimliklerini kaybedecek.
Eğer Kılıçdaroğlu,
45 gün içinde,
Kongre kararı almazsa,
Ön seçim Tahsin Erdem bileşenleri,
Yeni kurulacak partiye,
Mecburen katılmak zorunda kalacak.
Tarih tekerrürden ibarettir.
Bak!
DSP'ye geçen Tahsin Erdem'in kaderinde,
Tekrar sürgün var.
Aslında bakarsanız,
DSP ve SHP dönemlerindeki,
Kongre süreçlerine bakmak lazım. CHP'nin çıkar grupları,
Yeni partiyi,
Çıkar için mi kuruyor?
Yoksa gerçekten,
Lazım olduğu için mi?
Kriminal tipler neredeyse,
Ona göre not vereceğiz.
************************
Zamanın birinde bir gelin, ineğin sütünü sağmak için ahıra gider. İnek yeni buzağılamıştır. Gelin, buzağı gelip anasının sütünü emmesin diye onu bir iple ağaca bağlar.
Şeytan da orada durup olanları izlemektedir. Kendi kendine, “Şu ipi biraz gevşeteyim.” der. İpi gevşetince buzağı kurtulup anasının yanına gelir ve sütü emmeye çalışır.
Bunu gören gelin, elinin tersiyle buzağıya vurur. İnek de sanki, “Vay, benim yavruma vurdu!” der gibi geline sert bir tekme atar. Gelin kanlar içinde yere yığılır.
Tam o sırada kayınbabası ahıra gelir. Gelini yerde kanlar içinde görünce, “Vay, inek benim gelinimi öldürdü!” diyerek tüfeğini alır ve ineği vurur.
Bir süre sonra oğlu gelir. Bir bakar ki inek yerde, gelin yerde, buzağı da perişan hâlde… Öfkeyle, “Babam benim karımı da, ineğimi de mahvetti!” der ve babasını vurur.
Sonra da çaresizlik içinde, “Ben bu acıya dayanamam.” diyerek kendini vurur.
Şeytan ise kenarda oturup şöyle der:
“Bak şimdi, bütün bunları yine benden bilecekler.” der.
Bizim,
31'ini bitirip 32 yaşından gün alan zat,
Her şeyi benden biliyor.
Arkamdan sinkaf ediyor.
Halbuki,
Ben sadece ipi gevşettim.
Kendi yaptığı her hatayı ise,
Benden biliyor.
Kurnazca delege dizayn etti.
Butlanla patladı.
Çatılarda gezdi Mart kedisi gibi.
Mutfakta hapsoldu.
Şark kurnazı diyeceğim ama,
Şark kurnazına çeyrek kala.
Doğu Şark kurnazı.
Kurnazlık veya sinsilik,
Zeka parıltısı değildir.
Babası butlanı lanetliyor.
Kendisi,
Butlana ses edemiyor.
Haliyle butlancı gibi görünüyor.
Butlanı,
Müteahhit ile yaptığı,
Rakı, mangal organizasyonundaki,
Izgara but sanıyor.
Çevirin butları yanmasın.
Birilerinden yanık kokusu geliyor da!
***************************
Zonguldak siyasetinde,
Bürokrasisinde,
Ticaretinde,
Hatta magazin hayatında bile,
Zonguldaklı alerjisi olanlar var.
Kaçak ocağından tutun,
Bürokrasi tepesine kadar,
Kabile devleti kurmakta çok kararlı bir grup var.
Mükellefiyet altında ezilen ecdadımızın,
Başka versiyon bir kaderini,
Bizlere yaşatmak istiyorlar.
Bu sefer,
Jandarma süngüleri yok.
Fiziki olmayan bir sopayla,
Sürekli dövülmeye çalışılıyoruz.
Evet!
Jandarma süngüleri yok.
Ama,
O süngülerle ittirilen,
Böcek muamelesi gören,
Zonguldak yerlisi de yok.
Bu bizim davamız.
Bizi aşağılamak için, 'Apça' diyen zihniyetin,
'Apaçi' aklı ile,
Kabile anlayışı ile,
Zonguldak'ı yönetmelerine izin vermeyeceğiz.
Zonguldak halkını böcek gibi görmeyen,
Herkesi ise sırtımızda taşıyacağız.
Saltanatın kaldırılmasına karşı duranlara,
Atatürk'ün sözleri çok manidar.
Saltanatın kaldırılmasına ayak sürüyenlere Mustafa Kemal şöyle diyor, "Saltanat behamahal kaldırılacaktır. Ancak ihtimal bazı kafalar kesilecektir."
Zonguldak'taki bu Kabile zorbalığı,
Elbet bir gün kaldırılacaktır.
Ancak ihtimal,
Bazı kafalar kesilecektir.