Her zaman en az bir çift öküzümüz olurdu.
Bir de onların yanında yetiştirilmek üzere dana.
Baharda öküzün birini bonduruktan alıp usta öküzün yanına verilirdi bu dana.
Birkaç denemede çırağın durumu belli olurdu.
Bakarlar işten kaçıyor.
Usta öküzü dinlemiyor.
Onu hemen çiften ayırıp, kurbanlık olarak beslerlerdi.
Yeni öküz demek, daha fazla çift, daha fazla üretim demek.
Kurbanlığa ayrılınca besle.
Sat ve bir tek parasını al harca.
Tek kırma tüfek gibi.
Tek atımlık barut.
Ne vurabilirsen.
Bazen kuş vurur sevinirsin.
Bazen ´düş´ vurur üzülürsün.
Ya çifte giden, iş tutan öyle mi?
Mısır ek, buğday ek, yük taşıt.
Kazan kazanabildiğin kadar.
Sonrada vakti gelince yine sat.
Onca öküz geldi geçti kapıdan.
Sadece üçünü hatırlıyorum.
&[#]8216;Ala dana&[#]8217;.
Hırçın ve bıçkın.
Çift tutmadı.
Kurbanlık oldu.
Beni vurmuştu.
Boynuz darbelerinden canımı zor kurtardım.
&[#]8216;Sarı öküz&[#]8217;.
´Ağır ayak´tı.
Yavaştı.
Ama durmak bilmezdi.
Vur sırtına yükü.
Akşama kadar ağır ağır çeksin.
Bir de kır öküzle kavga ederdi.
Beraber çift sürerlerdi.
&[#]8216;Kır öküz&[#]8217;.
Aksi.
Hızlı.
Çalışkan.
Tarlaya girdiği zaman bir an önce bitirmek için koşarak çekerdi pulluğu.
Bazen ipini bırakırdık.
Baştan başa gideri.
Dönüm başında ´dön´ dediğimiz zaman kendi dönerdi.
Onu niye hatırlıyorum.
Bir&[#]8230; Çalışkandı.
İki&[#]8230; Tarlada çalışır, ziyanlık yapmazdı.
Üç&[#]8230; Kızdı mı da beni kovalardı.
Onun yüzünden çok ağaca çıktım.
Her güzelin bir ayıbı vardır.
Onunki de ´aksi´ olmasıydı.
[*] [*] [*]
Kıssadan hisse:
Gençlerimiz kurbanlık.
Bize sarı öküz lazım.
Her ağır yükü çekecek.
Bize kır öküz lazım.
İşi de yapacak.
Bazen yanlış yapınca peşimize düşecek.
Malum bereketli memleket Zonguldak.
Ama bonduruğun altına girecek bir çift babayiğidimiz yok.
´Hodullama´dan çifte gidecek.