Zonguldak'ta belli bir kitle ve yerel medyanın büyük bölümü, Pusula ve Ali Rıza Tığ'ın kaostan beslendiğini iddia eder.
Çünkü Pusula'nın her haberine, her yorumuna bir anlam yüklenir.
Bunun nedeni, Pusula'nın çok etkin bir yayın olmasıdır.
Bizim, bu durumdan şikayetimiz yok...
Ama son bir kaç gündür TTK Memurlar Derneği Lokali kaynaklı kaos planı yürürlüğe girdi!
Sami Aydın, AK Parti Zonguldak İl Başkanı Muammer Avcı'yı arkalamak için Zonguldak Belediye Başkanı Dr. Ömer Selim Alan'a yönelik hareket başlattı.
Ne yaparsa yapsın, Memurlar Derneği Lokali'ndeki kaçak bölümler yı-kı-la-cak!
Bu işi, öyle bir-iki şiirle engellemek mümkün değil!

Mühendisler madene inmeli
Amasra'da meydana gelen grizu faciasında 41 işçi hayatını kaybetti.
Hayatını kaybedenler arasında maden mühendisi yok...
Çünkü maden mühendisi, işçilerle birlikte madene inmemiş.
Patlamanın yaşandığı sırada maden mühendisi kuyubaşındaymış.
İşçilerden iki saat sonra madene inerken yakalanmış patlamaya!
Bu önemli bir sorun...
Ama bu sorun, Amasra'ya özel bir sorun değil.
TTK'da yaşanan bir sistem sorunu!
Vardiya mühendisleri, işçilerle birlikte ocağa inmeli!
İşçiler, madene başıboş inmemeli!

Sana mı soracaklar?
Biz; Hüseyin Özbakır, Yasin Hamzaçebi, Sami Aydın, Ali Bulut gibi isimleri yazarken, bu arkadaş; Hamdi Uçar, Sezai Çanakcı, Murat Uzun ve Yusuf Yılmaz'ı eleştiriyor.
Sadece bu örnek bile aramızdaki farkı ortaya koymaya yeter!
Özetle, bizim eleştirdiğimiz adamlara diyor ki: "Bana parayı verin, ben de Ali Rıza Tığ'ı yazayım!"
Bize destek verdiğini düşündüğü işadamlarına da, "Ali Rıza Tığ'a para veriyorsunuz! Bana da vereceksiniz!" diyor!
Anlatamadığı için ben yardımcı olayım...
Mesela, biz işadamı Yusuf Günay Bey'in kiracısıyız.
Ne olacak şimdi?
50 ülkeye ihracat yapan işadamı, mülkünü kiraya verirken sana mı soracak?
Sezai Çanakcı, Yusuf Yılmaz, Murat Uzun, kiminle görüşeceğini sana mı soracak?

Günün Fıkrası: Eniştem ödesin!
Amerika'da trafik kazası geçiren adam, gözünü hastane odasında açmış. Bakmış, başucunda geçkince bir rahibe, elinde bir takım kağıtlarla beklemekte.
Rahibe sormuş:
- Geçmiş olsun, özel sağlık sigortanız var mı?
- Yok...
- Peki, bu özel hastanenin faturalarını ödeyecek nakit paranız?
- Yok...
- Peki, bir yakınınız falan? Hesabı o ödeyemez mi?
- Bir tek evde kalmış bir rahibe kız kardeşim var.
Rahibe kızmış:
- Rahibeler evde kalmazlar. Onlar Tanrıyla evlidirler.
Adam:
- Hah tamam! Hesabı eniştem ödesin o zaman...