Zonguldakta kentsel dönüşüm tartışmaları yapılıyor.
Ve yine unutulan bir yer var. Acılık
Zonguldak
Belediyesinin, Sanayi Sitesinin ve Batı Karadenizin tek genelevinin
bulunduğu semt, Şehir merkezinde sanayi
sitesi mi kaldı? diye sorarsanız, bizim Soğuksuda tamirciler ve oto
galerilerimiz de caddede, mahallede. Rahatsız
olan hiç kimse de yok. Ama Acılık daha büyük bir kangren
Orada genelev faaliyet gösterdiği sürece Acılıkı
dönüştürmemiz mümkün değil.
Sanayi Sitesi ile genelevi Acılıktan kaldırmak zorundayız.
Bu meseleyi uzun
vadeli ve sorunlu gördükleri
için şimdiye kadar kimse çözmeye çalışmadı. Genelev, imkan varsa kapatılmalı.
Taşınma imkanı yoksa şehir dışına taşınmalı. Genelevdeki bina sahiplerine cazip
imar hakkı verilip o bölge çok daha faydalı bir şekilde değerlendirilmeli. Ben
Zonguldakta genelev ihtiyacı olduğuna inanmıyorum. Hayır, genelev Zonguldak için bir ihtiyaçtır diyen yönetici varsa,
elini kaldırsın görelim. Genelevin Acılıktan kalkması için deprem olmasını bekliyorsak, daha
çoook bekleriz.
Eğitim olayını
gözden geçirelim
Son dönemde Zonguldakta eğitimdeki başarısızlık dikkat
çekiyor. Dün ilçemiz olan Bartın ve Karabükün eğitimdeki başarısı tesadüf
değil. Bartın ve Karabükte İl Özel İdaresi bütçelerinin çok büyük bölümü
eğitime ayrılıyor. Sınıflardaki öğrenci mevcudu daha düşük... Öğretmen
sıkıntısı Zonguldaktan daha az. Yerel yönetimlerin eğitime katkıları daha
yüksek
O halde Zonguldak, eğitim yapılanmasını yeni baştan gözden geçirmeli. Milletvekillerimiz,
Valimiz, İl Genel Meclisi Başkanımız, Belediye Başkanlarımız, Milli Eğitim
Müdürlerimiz ve eğitim sendikalarımız bir masa etrafında buluşmalı. Karabükte
yol kenarındaki otoparkların ücreti bile öğrencilere burs olarak dağıtılıyor. Bu
çabayı görmezden gelemeyiz. Bu çağrımızı sık sık yineleyeceğiz.
Kıssadan Hisse: Kurtulması için
Bir gün baba, oğluna şu masalı
anlatmış:
"Timsah, kaplumbağayı yemek istiyormuş ve arkasından
yetişmeye çalışmış. Kaplumbağa timsahtan yavaş hareket ettiği için, en
yakınındaki bir ağaca tırmanmış."
Çocuk şaşkınlıkla sormuş:
"Hiç kaplumbağa ağaca çıkar mı baba?"
Babası başını sallamış:
"Kurtulması için çıkması gerekiyordu yavrum."
Günün Fıkrası: Devlet
Memuru
Tilki ormanda nefes nefese koşuyormuş. Karşısına çıkan kaplumbağa:
Tilki kardeş ne bu
telaş?
Ormana maliyeciler
gelmiş demiş tilki. Şimdi bir
bakarlar bende kürk, hanımda kürk, çocuklarda kürk, dünyanın vergisini yazarlar...
Bunu duyan kaplumbağa telaşla yürümeye başlamış.
Onu telaşlı gören leylek:
Hayrola kaplumbağa kardeş ne bu telaş? diye sormuş.
Maliyeciler ormanda
demiş kaplumbağa. Bende ev, hanımda ev,
çocuklarda ev, yakalanırsak dünya vergi alırlar.
Leylek de hemen uçuşa geçmiş. Ağaçların üzerinden maymun seslenmiş:
Leylek kardeş, ne
iş? Bu ne acele?
Vergi memurları
herkese ceza yazıyormuş. Bende yazlık, hanımda yazlık, çocuklarda yazlık, vergi
borcundan batarız...
Maymun bunu duyar duymaz bağırarak ağaçtan ağaca atlamaya başlamış. Biraz ilerledikten sonra durmuş. Kendi kendine:
İyi de ben niye
kaçıyorum ki? demiş. Benim popom
açık, hanımın poposu açık, çocukların poposu açık.
Günün Sözü:
Kabahatini itiraf
ederek affını iste; zira bir suçu gizlemek, o suçu ikileştirir.
Arap Atasözü