Bülent Ecevit Üniversitesi&[#]8217;nden bir grup bilim adamının da içinde olduğu zemin araştırması yapan arkadaşlardan ses çıkmıyor.
Bir ön rapor, bir ön bilgi yok.
Bahçelievler ve İncivez&[#]8217;de zemin etüdü yapılacaktı.
&[#]8220;Bahçelievler kayıyor&[#]8221; diye bağırıyorlardı.
Ev sahiplerini huzursuz ettiler.
Ev alacakları huzursuz ettiler.
Müteahhitleri huzursuz ettiler.
Ama sonra sesleri kesildi.
Bir bardak suda fırtına koparanlar nerede?
Merak ediyoruz.
Yoğun bir haftayı geride bıraktık
Bu hafta bizim için çok yoğun geçti.
Gazetelerin haber kuruluşu olmasının ötesinde ticari bir kuruluş olduğu da unutulmamalı.
Ekonomisi oturmamış, kurumsallaşmamış basın-yayın organları her zaman sıkıntı çeker.
22 yıllık meslek yaşantımın ilk 9 yılında çalıştığım basın kuruluşlarında kurumlaşma eksikliğinin nelere mal olduğunu gördük.
Bu hafta Basın İlan Kurumu&[#]8217;nun denetiminden de geçtik.
Vergi, sigorta, personel ve diğer tüm ödemeleri ve evrakları düzenli iki-üç gazeteden biri olduğumuzun İstanbul heyeti tarafından da tespit edilmesi bizi fazlasıyla mutlu etti.
Atilla Öksüz&[#]8217;ün yönetimindeki yayın ekibimiz iyi çalışıyor.
Yönetim ekibini de şimdi fiziki olarak aramızda olmayan Bayram Tomakin arkadaşımız kurmuştu.
Aramızdan ayrılırken üzüntümü dile getirdiğimde, &[#]8220;Beni arkadaş olarak her an arayabilirsin. Ama iş olarak iki gün sonra aramazsın. Bu ekip bu işi götürür&[#]8221; demişti.
Akköy&[#]8217;ün dağlarından yüreğimizi ferahlatan adama teşekkür ediyorum&[#]8230;
Kıssadan Hisse: Vefa
Mustafa ve Remzi, usta birliğinde tanıştılar. Güneydoğu´da bir yerde... Çok iyi arkadaştılar, kardeş gibi olmuşlardı, belki de daha ötesi...
Bir gece operasyonu esnasında Mustafa vuruldu. Remzi ve diğerleri daha geride kalmışlardı. Remzi sürünerek arkadaşına gitmek için yeltendi. Komutanı yanı başındaydı. Komutan, &[#]8220;Evladım, ne yapıyorsun, ölmüştür o, boş yere kendi canını da tehlikeye atma!&[#]8221; dedi. Remzi dinlemedi, vızıldayan kurşunlar arasından sürünerek arkadaşının yanına gitti. Bir süre sonra yine sürünerek, Mustafa´yı olduğu yerde bırakarak geri döndü. Komutanı, &[#]8220;Ne geçti eline, ben dememiş miydim &[#]8216;o ölmüştür&[#]8217; diye, değdi mi?&[#]8221; diye sordu... Remzi ağlayarak,
&[#]8220;Değdi&[#]8221; dedi, &[#]8220;Oraya vardığımda henüz ölmemişti, gözlerimin içine baktı ve ´biliyordum, geleceğini biliyordum´ dedi, işte bu yüzden değdi...&[#]8221;
(Alıntıdır)
Günün Fıkrası: Devlet Memuru
Çok güçlü, damızlık bir boğa, köyündeki tüm ineklerle çiftleşmiş. İnekler yetmeyince, diğer hayvanlara ve hatta köyün kadınlarına yan gözle bakmaya başlamış. Bu durumdan rahatsız olan köy ahalisi, &[#]8220;ne yapsak?&[#]8221; diye düşünmeye başlamış.
Köy ihtiyar heyeti toplanmış ve ünü tüm ülkeye yayılan boğayı devlet üretme çiftliğine satmaya karar vermiş. Bakıcıları devlet üretme çiftliğine satılan boğayı, ineklerin arasına salmış, aradan birkaç gün geçmiş, ancak boğada hiç bir hareket olmamış. Ağacın altında geviş getiren boğanın bakıcısı yanına gitmiş ve, &[#]8220;Boğa kardeş, köydeyken seni kimse tutamazdı, ne oldu, hasta mısın?&[#]8221; diye sormuş. Boğa, bakıcısına yavaşça dönerek, &[#]8220;Eeee ne yapalım? Artık devlet memuru olduk&[#]8221; demiş...
Günün Sözü:
Bu kadar zeki olma, senden daha zekileri hapiste.
Rus Atasözü