Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem geleli 225 gün oldu!
225 günde Zonguldak’ta, Pusula’nın zorlamasıyla açtığı "Kent Lokantası" dışında pozitif bir icraatı olmayan Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem, belediyeye personel alırken; eşinin, çocuklarının ve Mustafa Özdemir’in taleplerini yerine getirdi!
İsmail Eşref döneminde tahsis edilen "Sosyete Pazarı", Muharrem Akdemir döneminde de devam etti!
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e, “Sosyete Pazarı'nı AK Parti mafyaya vermiş. Biz geri aldık, sorun çıktı” şeklinde anlatmışlar!
Atatürk’ün partisi, bu kadar yalanı nasıl bir araya getirebilir?
Atatürk’ün partisinin Genel Başkanına, meclis grubunda bu yalan nasıl söyletilir?
Tahsin Erdem, Zonguldak Belediyesi’ni yönetemiyor!
Tahsin Erdem’in eşi yönetiyor!
Tahsin Erdem’in çocukları yönetiyor!
Mustafa Özdemir yönetiyor!
Akın Kavi yönetiyor!
Ama Tahsin Erdem yönetmiyor!
Yönetemiyor!
Zonguldak Belediyesi’ne, CHP’li Meclis Üyesi Adil Bahadır "kayyum" olarak atansın!
Hem belediyeye hem kente huzur gelsin!
Hem de hizmet gelsin!
Biliyorsunuz, Adil Bahadır’ın İl Özel İdaresi’nden aldığı asfaltı, Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem alamadı!
Ama çocuklarının arkadaşları olan karı-kocayı işe aldı!
Milletvekili ve İl Başkanının söylediği Gençlik Kolları Başkanını almadı!
"Sosyete Pazarı" için Ozan Varol’a söz verdi!
Sonra Akın Kavi devreye girdi!
Olaylar başladı!
Buralara kadar geldi!
35 yıllık tecrübemle söylüyorum...
Artık Tahsin Erdem "Zonguldak Belediye Başkanlığı" koltuğunda gönül rahatlığıyla oturamaz!
Artık Akın Kavi, bu cadde ve sokaklarda huzur içinde dolaşamaz!
Biz, nehrin kenarına oturduk...
Önümüzden geçenleri izleyeceğiz.
İnsafsız zamlar...
Zonguldak halkı, Zonguldak Belediyesi’nde yaşanan olay nedeniyle, Belediye Meclisi’nden geçen zamları unutmamalı!
Biz, bu zamları unutturmayacağız!
3 kap yemeği 50 liraya vermekle övünen Zonguldak Belediyesi’nin, suya yaptığı yüzde 259 oranındaki zammı unutturmayacağız!
Otopark ücretlerine yapılan yüzde 200 zammı unutturmayacağız!
T ve M plakalı araçlar için yıllık alınan ücrete yapılan zammı unutturmayacağız!
Sen, İncivez dolmuşu ile Beycuma’nın bir köyünden gelen dolmuştan aynı parayı alamazsın!
Zonguldak insanını fütursuzca soyamazsın!
İncivez dolmuşu, günde 20 sefer yapıyor!
Köy dolmuşu bir sefer yapıyor!
Ama sen, aynı parayı alıyorsun!
Tahsin Erdem’e bu akılları kim veriyor?
Tüketici Hakları Derneği Başkanı, yapılan bu insafsız zamlara sessiz mi kalacak?
Tahsin Kavi–Akın Erdem...
Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem, özel halk otobüsü işletmeciliğini belediye eliyle yapmak istiyor!
Ama illa eskiden defterlerini tuttuğu Akın Kavi’nin araçlarını kiralamak istiyor!
Akın Kavi’ye yönelik tepkiler artınca, Akın Kavi’nin bulduğu başka bir formülle yola devam etmek istiyor!
Zonguldak’ın kaynaklarını kimse hesapsız bir şekilde kullanamaz!
Bedeli ne olursa olsun!
Bunlarla mücadele edeceğiz.
Zonguldak Belediyesi, Tahsin Erdem’in çiftliği değildir!
Tahsin Erdem diyor ki:
“Kimse devletten büyük değildir.”
Doğru ama sen de devletten büyük değilsin!
Üstelik sen, devlet değilsin!
Belediyede yapılan saldırıyı, halk iradesine yapılmış bir saldırı olarak değerlendiriyorlar!
Bence Ozan Varol’un Tahsin Erdem’e yönelik tavrı, Akın Kavi’nin iradesine yapılmış bir harekettir!
Çünkü "Sosyete Pazarı" işinde suyu Akın Kavi bulandırdı!
Önümüzdeki günler, çok hareketli ve çok renkli geçecek!
Umut fakirin ekmeği! Ye İbrahim ye!
Kadına sormuşlar!
“Paran var, pulun var! Niye aynasızlarla takılıyorsun?”
“Kendimi daha güvende hissediyorum” demiş!
“Niye geceleri buluşuyorsun?” demişler!
“Yıldızlar sadece gece görünür” demiş!
Ne demiş Orhan Seyfi Orhon?
“Dünya döndükçe Umut fakirin ekmeği ye Memet ye, ye Memet ye!”
İbrahim sen de ye!
Kıssadan Hisse: Hayat dersi...
Öğretmen, mezun olmak üzere olan öğrencilerine okulun son günü, son bir ders daha vermek için tahtaya geçiyor. Tahtaya kocaman "1" rakamı çiziyor:
"Bu '1' rakamı sizin kişiliğinizdir. Uzun emekleriniz, çalışmalarınız sonunda bugün mezun olmayı başardınız."
Sonra "1"in yanına bir "0" sıfır koyuyor:
"Bu, başarıdır. Başarılı bir kişilik '1'i '10' yapar."
Bir "0" sıfır daha koyuyor:
"Bu, '0' da okul sonrasında yıllar içinde oluşacak tecrübedir. '10' iken '100' olursunuz. Hayatın akışında yetenek, disiplin, sevgi, saygı… Sıfırlar eklenip böyle uzayıp gider. Eklenen her yeni '0' kişiliğinizi '10' kat zenginleştirir."
Öğretmen, sonra eline silgiyi alıp en baştaki "1"i siliyor. Geriye bir sürü "0" kalıyor ve öğretmen dersin son sözünü söylüyor:
"Kişiliğiniz yoksa veya kişiliğinizden ödün vermişseniz, sahip olduğunuz tüm özelliklerin bir anlamı kalmaz."
Günün Fıkrası: Eşek...
Adamın biri, kavga ettiği birine "eşek" demekten mahkemelik olmuş. Sonuçta küçük bir ceza almış.
Tam duruşmanın sonunda hakime dönmüş:
"Efendim, gördük ki bir beyefendiye 'eşek' demek suçmuş. Pekala, bir eşeğe 'beyefendi' demek suç mudur?"
Hakim cevap vermiş:
"Hayır, değildir."
Davalı, davacıya dönmüş:
"Saygılar beyefendi, saygılar!"