Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Zonguldak İl Başkanı Varol Demirköse, dün bir basın toplantısı düzenleyerek kentteki bazı sorunlara değindi.
Konu başlıkları arasında; sağlık çalışanı takviyesi, kentsel dönüşüm, kaçak işyerleri, esnafa destek paketi ve İŞKUR'a alınan işçilere yapılan torpiller yer alıyor.
Bu konulara, daha doğrusu sorunlara baktığımızda; hepsini iktidarın çözeceği sorunlar.
AK Parti ile MHP Cumhur ittifakı değil mi? Sorunların çözümü noktasında birlikte hareket etmiyorlar mı?
Başkan Demirköse, iktidar ile birlikte çözeceği konuları çıkmış 'SORUN' diye açıklıyor.
'Şöyle olması lazım, böyle olması lazım' diye, şimdi şaşırdım.
Bu işler Cumhuriyet Halk Partisi'ni (CHP) eleştirmekle olmuyor ki.
Yani 'iktidar partisinin gözüne gireceğim' diye CHP'yi eleştiriyorsunuz,
Sonra çıkmış 'Zonguldak'ta yok şu sorun var, bu sorun var' diyorsunuz. Sorun varsa çözün başkanım, AK Parti ile oturun birlikte oturun çözüm yoluna gidin.
Siz iktidardan ne istediniz de vermediler ki? Yoksa AK Parti İl Başkanlığı aranız mı bozuldu?
Özellikle Varol Başkanın İŞKUR'a alınan işçiler ve yedek listesi ile ilgili soruları çok ilginçti.
Diyor ki; "Halkımız, İŞKUR tarafından yapılan TYP kapsamındaki belirli süreli işlere akın etmekte, ancak bu alımlarda da tereddütler şaibeler hakkında duyumlar bulunmaktadır.
Alımlarda asiller kura ile yedeklerde ise kura olmayıp yetkililer tarafından belirlenmektedir. Bu yüzden de siyasiler müdahale etme çabasındadır.
Alımların şaibeye sebebiyet vermemesi ve adaletli olması için;
Asillerin ve yedeklerin tamamı kamuoyunun gözü önünde şeffaf bir şekilde kura ile yapılmalıdır.
Bu konuda yetkilileri göreve davet ediyoruz."
Şimdi siz bu soruları kime soruyorsunuz anlamadım ben. Hadi bu İŞKUR meselesine muhalefet partisi CHP'nin Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz soruyor.
'İŞKUR alımlarında şaibe var, AK Parti müdahale ediyor' diyor. Muhalif olarak görevini yapıyor.
Siz kime muhalefet yapıyorsunuz? İŞKUR işçi alımlarına müdahale etse etse AK Parti müdahale eder.
Siz şimdi kime muhalefet ediyorsunuz anlamadım.
Üst düzey isen Covid 19, ameleysen Corona Virüs
Corona Virüs (Covid-19) önlemleri kapsamında tedbirler sıklaştırıldı.
Sokağa çıkma kısıtlamaları yine başladı, Corona Virüsün Zonguldak'a geldiği ilk günlere geri döndük.
Hastaneler pandemi hastanesi oldu, yoğun bakım üniteleri yüzde 86 oranında doldu.
Şimdi bu virüse yakalananlar 'Corona Virüse yakalandım ya da Covid-19'a yakalandım' diye paylaşımlar yapılıyor.
Haberlerde 'Falanca Corona Virüse yakalandı, filanca Covid-19'a yakalandı' diye yazılıyor.
Biz gazete olarak bu pandemi süreci boyunca biz hep Corona Virüs yazdık.
Şimdi bakıyoruz; neye göre Corona Virüs neye göre Covid 19?
Bakıyorsunuz bir üst düzey siyasetçi ya da bürokrat olunca 'Covid 19'a yakalanmış' deniliyor.
Biraz orta halli ya da geliri düşük olan biriyseniz 'Corona Virüse yakalandı' deniliyor.
Katıldığımız ortamlarda bu konuşuluyor, Corona Virüs ile Covid 19 arasındaki fark ne?
İşte sanırım gelir durumuna ve mertebesine göre değişiyor.
Kimi Corona Virüse kimi de Covid 19'a yakalanıyor. Bir de böyle bir ego var.
Zenginsen Covid 19, fakirsen Corona Virüse yakalanmışsındır.
Sosyal belediyecilik önemli...
Alaplı İlçesi Belediye Başkanı Nuri Tekin, Belediye Meclisi Aralık ayı toplantısında suya zam yapılmadığını açıkladı.
Başkan Tekin, geçtiğimiz Nisan ayında pandemi süreci olduğu ve suya daha çok ihtiyaç olduğu için suda yüzde 20 indirim yapmıştı.
Suda önce indirim yaptı, sonrasında zam yapmadı.
Zonguldak Belediyesi'nde ise yüzde 30 oranında suya zam yapıldı.
Pandemi döneminde suya çok ihtiyacımız varken, bol su kullanmamız gereken dönemde suya zam yapıldı.
Belediye Başkanı Ömer Selim Alan ve AK Partililer yapılan su zammının arkasında duramadılar.
Nuri Tekin'e helal olsun, tebrik ediyorum. Sosyal belediyecilik örneği budur.
Gönül belediyeciliği diyen Ömer Selim Alan, suya zam yaptı, gönülleri kırdı.
CHP'li belediyeleri hedef alan anlayış utansın,
İşte 'hizmet yapmıyorlar', 'çevre ve şehircilik kötü' gibi eleştiriler yapılıyor ya.
Bunun AK Parti'si CHP'si yok, kim halkın menfaatine hizmet yapıyorsa o gönüllerde yerini alır.
'Gönül belediyeciliği' deyip de gönülleri kırmak yanlış strateji.