21 Kasım 2025 Cuma günü şöyle bir haber yapmıştım...
"Zonguldak, 22 Kasım 2025 Cumartesi günü Türkiye gündemine oturacak. CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, 22 Kasım'da Zonguldak'a geliyorlar.
2 Genel Başkanın aynı günde Zonguldak'a gelmesi olumlu olarak değerlendirilirken, 'Gündemin kalbi Zonguldak'ta atacak' denildi."
Ülkenin şu anki siyasi konjüktürüne göre, aynı tarafta bulunan iki siyasi partinin genel başkanı Zonguldak'ta istenilen etkiyi yaratamadı.
İkisinin de aynı gün Zonguldak'a gelmesi bomba etkisi yaratmadı.
Zaten tarihte de böyle bir şey yaşanmamıştı.
Zafer Partisi İl Başkanı Oğuzhan Turhan, bu durumdan rahatsız olduğunu dile getirdi.
CHP İl Başkanı Devrim Dural'ı "işbilmez" ve "tecrübesiz" olarak değerlendirdi.
Devrim Dural, "işbilmez" ve "tecrübesiz" değil
ancak çevresindekiler, bu programı organize edenler işbilmez ve tecrübesiz!
Bakalım, CHP kanadından bu eleştirilere yanıt gelecek mi?

Zonguldak'taki etkisiz meclis üyeleri!

Zonguldak Belediye Meclisi toplantılarını ve İl Genel Meclisi toplantılarını yıllardır takip ederim.
Meclis toplantılarında muhalefet etmek, önerge sunmak, itiraz etmek, şerh koymak; konulara hakim olduğunuzu, toplantıyı takip ettiğinizi gösterir.
2024 yerel seçimlerinde göreve gelen Zonguldak Belediye Meclisi ve İl Genel Meclisi üyelerinin bazıları o kadar etkisizler ki...
"Pat" diye bir şey sorsanız, "Görmedim, duymadım, bilmiyorum" diyecek kadar varlar!
Sadece mecliste el kaldırmak için varlar!
20 ay oldu göreve geleli...
Bir kere söz alıp muhalefet etmezler!
Bir konuya itiraz etmezler!
Konulara katkıda bulunmazlar!
Siyasi parti ayrımı yapmayacağım..
AK Parti'de de, CHP'de de, MHP'de de var bu tipler.
Meclisin yarısı uğraşırken, yarısı yatıyor!
Mecliste birşey üretmeyen oturum ücretlerini iade etmeli.

Filler...

Adamın biri hayvanat bahçesini gezmeye gitti. Fillerin olduğu bölüme geldiğinde ilginç bir manzara ile karşılaştı: Fillerin hiç biri ne kafesteydi ne de onları sabit bir yere bağlayan zincirleri vardı.
Zincirsiz oldukları halde, onları o dar alandan kaçmaktan alıkoyan tek bir şey vardı; ilginç ama dikkat... O güçlü filleri kaçmaktan alıkoyan tek bağ; filin bacaklarından birine bağlı hiç de çok güçlü olmayan bir “ip” parçasıydı.
Adam fillere bakarken, fillerin neden güçlerini sadece ipi koparmak ve kamptan kaçmak için kullanmadıkları konusunda tamamen kafası karışmıştı. Oysa filler bunu kolayca yapabilirlerdi ama onların bunu hiç denemediklerini gördü.
Meraklı misafirimiz, bu sorunun cevabını öğrenmek için oradaki bir fil eğitmenine, fillerin neden orada öylece durduklarını ve neden hiç kaçmaya çalışmadıklarını sordu.
Fil eğitmeni şöyle cevap verdi:
“Onlar çok küçükken ve çok daha küçükken onları bağlamak için aynı boyda ve aynı güçte ip kullanırız. O ip o yaşta onları tutmak için yeterlidir. Büyüdükçe, ayrılamayacaklarına inanmaya şartlanırlar. Bu şartlanmanın sonucu olarak aynı ipin kendilerini hâlâ tutabileceğine inanıyorlar, bu yüzden asla kurtulmaya çalışmıyorlar.”

Fillerin bahçeden kaçmamalarının tek nedeni, zamanla bunun mümkün olmadığı inancını benimsemeleriydi.
Dünya seni ne kadar tutmaya çalışsa da, her zaman başarmak istediğin şeyin mümkün olduğu inancıyla devam et. Başarılı olabileceğine inanmak, onu gerçekten başarmanın en önemli adımıdır.