Tahsin Erdem,
CHP’nin,
AK Parti karşısındaki,
Siyaset alanına daraltmaya sebep oluyor.
Özellikle,
Genel Başkana söyletilen yalanlar,
Vatandaş kanadından tepki çekti.
‘Halk Ekmek Fabrikası kurduk’ yalanı,
Herkesin dilinde.
Öte yandan,
Tahsin Erdem ve avanesinin yaptıkları,
Yıllardır,
AK Parti’ye yaptıkları eleştireler ile,
Birebir örtüşüyor.
Mesela yıllardır,
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ı,
Dillerine dolamışlardı.
Allah’ın sopası yok!
Bizim de başımızda,
Emirhan Erdem var.
Yine Bilal Erdoğan’ın,
STK çalışmaları,
Bir kimliği var.
Emirhan’ın mesleği bile yok.
Babasından harçlık alıyor.
Yine,
Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’a,
Bir dünya laf,
Hakaretler etmişlerdi.
Tahsin Erdem’in eşi Hande Hanım,
Sanki eşiyle siyaset sahnesine çıkmıyor mu?
Özgür Özel mitinginde,
Özel’in eşi yoktu.
Ama,
Hande Hanım vardı.
Başkan eşi olmaktan başka,
Vasfı yok.
Yine bunlar,
Cumhurbaşkanı Erdoğan için, “Diktatör, tek adam”dediler.
Şimdi Zonguldak’ta,
Tahsin Erdem’e biat kültürü yaygınlaştırılmaya çalışılıyor.
İşe girmek isteyenlere,
Bu cümle dikte ediliyor.
Bizim başkan diktatörden ziyade,
Kazıklı Voyvoda Vallahi!
Bunca zam ile,
Kazığı vatandaşa soktular.
Öte yandan,
Yıllardır,
‘AK Parti kömür dağıtıyor, makarna dağıtıyor’ diye,
Yaygara koparıyorlardı.
Tahsin Erdem ne yapıyor?
Çorba dağıtıyor.
Süt dağıtıyor!
Ne fark ediyor!
Onlar buna ‘Sosyal Belediyecilik’ maskesi uydurmuş.
Eleştirdikleri işlerden,
Farklı bir şey yapmıyorlar.
Recep Tayyip Erdoğan’ın,
Koruma ordusu var diye,
Yıllardır dillerinden düşürmüyorlar.
Bugün polis ile birlikte,
Tahsin Erdem’in 5 tane koruması var.
‘AK Parti liyakata bakmıyor. Mülakatla işe alım yapıyor’ dediler.
Kendileri işe alımlarda,
Farklı bir şey mi yaptı?
Yani,
AK Parti’yi nereden eleştirdilerse,
Aynılarını kendileri yaptılar.
Zonguldak Sol’una,
AK Parti aleyhine,
Konuşacak bir şey bırakmadılar.
* * * * * * * *
Özgür Özel’e söyletilen,
Halk Ekmek Fabrikası yalanının ardından,
CHP İl Başkanı Devrim Dural,
Açıklama yaptı.
O da aslında,
O açıklama ile,
Özgür Özel’i yalanladı.
‘Gerekirse Halk Ekmek Fabrikası kurarız’ dedi.
Güya,
Yalanın üstünü örtecekler.
Bilmiyorum,
Mevsimi değil ama,
Devrim Dural’ın başına güneş mi geçti?
Bunlar,
Ne yiyip, ne içiyor yahu?
Tahsin Erdem,
Geçmişte bir açıklama yapmıştı.
“Lavuar Alanı’nı bana versinler ben yapayım.”
Yahu canım başkanım!
Güzel başkanım!
Aklımızla oynama!
Aylardır,
Üst geçidi yapamadınız siz yahu!
31 Mart seçimlerinden beri,
‘Para yok’ diye ağlama krizlerine girdiniz.
Belediyeye para girsin diye,
Sudan ipliğe her şeye zam yaptınız.
Ulutan Barajı’nın elektrik faturasını ödemek yerine,
Su zammı ile işçi aldınız.
Bırakın bu edebiyatı gerçekten!
Turgut Uyar’ın Büyük Saat Şiiri ile bitireyim.
Sadece ismi değiştiriyorum
*
Kuzu Tahsin, parmak Tahsin, hemşehri Tahsin
Ağlama Tahsin, dur Tahsin!
Ağlama alnın kırışır!
* * * * * * * * * *
Bir kentte bir toplum kaç kere asılır?
Adam asmaca oynanan kaç kent vardır?
Kendi evladına kıyan,
Kaç kent vardır?
Kendi evlatlarını asan bir ülkede,
Çok sitem etmiş gibi oldum.
Mükellefiyette ziyan edilen bir kentin evladı olarak,
Çok sitem etmiş gibi oldum.
Bizi,
Babalarımızı,
Dedelerimizi,
Mükellefiyet,
Maden,
Enerji,
Savaşlar,
İç karışıklar ile yordular.
Bizleri,
Balıkçı kasabasına çevrilen kentte,
Ekmek kavgası adı altında,
Çok darağacına götürdünüz.
Sizlere,
Azerbaycan Türk’ü Rüstem Behrudi’nin,
‘Selam Darağacı’ şiirini,
‘Kıvırcık’ diye aşağıladığınız,
Bu topluma ithafen,
Zonguldağımız adına restore etmek istiyorum.
*
O hangi halktır, talihi sırdır?
Yüz adla bölündü, yine de birdir.
Beni, huzurunuza bu dert getirdi.
Selam darağacı, Aleyküm selam!
*
Kıpçağım, Zonguldaklıyım, Türk benim!
Beycumam, Devreğim, Gökçebeyim, Çaycumam, Alaplım, Ereğlim, Kozlum, Kilimlim, hele gör benim!
Senin beklediğin garip Türk benim!
Selam darağacı, Aleyküm selam!
*
Ey Porsuk Ağacı, kim asılmadı bu kentte kim?
Ya seni yenerim, ya sana yenilmem!
Ya da dalında bir yaprağa dönmem!
Selam Porsuk Ağacı, Aleykümselam!
*
Kabul et sonraki kurbanın benim!
Benim canım Zonguldak’ta, bil, Zonguldak benim!
Öyle böbürlenme… Her yanın benim!
Selam darağacı… Aleyküm selam!
**
Zonguldak davasını bize aşılayan,
Babam Emin Yaşar Karamalak’a,
Yolumuzu açan Ali Rıza Tığ’a selam olsun.
*
Şaire selamla şiirin orijinali şöyledir efendim.
*
O hansı milletdir, taleyi sirdi?
Yüz adla bölündü... Yene de birdi.
Meni huzuruna bu derd getirdi,
Selam darağacı... Aleyküm selam!

Kırgız'am, Özbek'em, Kazak, Türkmen'em,
Başkırd'am, Kerkük'em, ele görk menem,
Senin gözlediyin garip Türk menem,
Selam, darağacı... Aleyküm selam!
*
Ey darın ağacı, kimden kemem... Kem?
Ya seni yendirrem, ya sene yennem,
Ya da budağında yarpağa dönnem.
Selam, darağacı... Aleyküm selam!
*
Gabul et, növbeti gurbanın menem,
Menim canın sende; bil, canın menem,
Ele gurrelenme, her yanın menem,
Selam, darağacı... Aleyküm selam!