Devrek Belediye Başkanı Özcan Ulupınar, kaçak su kullanımının ardından gıda denetimlerini hızlandırdı!
Devrek Belediyesi Zabıta Müdürü Abdurrahim Altuntaş ve arkadaşları, gıda üretimi ve satışı yapan işletmelere şok baskınlar yapıyor!
Sepetçioğlu Kır Pidecisi’nde yaşanan rezaleti hep birlikte gördük!
Yeşilyurt Lokantası’nda olanlara hep birlikte şahit olduk!
Gönül istiyor ki, Zonguldak Belediyesi de bu uygulamaları yapabilsin!
Ama Zonguldak’ta bir zabıta ekibi, bir gıda işletmesini bu şekilde fotoğraf ve video çekecek, paylaşım yapacak!
Devrek’te pazarcı çöpünü bırakıp giderse haftaya tezgah açamıyor!
Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem, Soğuksu Pazaryeri’nde bir tezgahı kapatabilir mi?
Kapatsa, bir hafta belediyeye gelemez!
Bu işler yürek ister!
Devrek Belediye Başkanı Özcan Ulupınar’ı, Zabıta Müdürü Abdurrahim Altuntaş’ı ve ekip arkadaşlarını kutluyorum!
Tek derdin bu olsun Deniz Bey!
Pusula’da çıkan haber şöyle:
“Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, 22 Kasım Cumartesi günü geldiği Zonguldak’ta CHP İl Başkanlığı’nı ziyaret etti.
Genel Başkan Özgür Özel, “Ben de bir bilgi var ama yanlışsa beni düzeltin. İki vekilimiz ve il başkanımız Trabzonluymuş.” dedi.
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, “Belediye Başkanımız da Trabzonlu.” dedi.
Bu arada partililer bir yandan gülüştü, bir yandan da CHP Merkez İlçe Başkanı Nazmi Özden’i işaret ederek, onun da Trabzonlu olduğunu söylediler.
Özgür Özel, “Bu bilginin dile gelmesini istemiyor musunuz? Şehrin yarısı Trabzonlu zaten.” şeklinde konuştu.
Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz ise “Sürekli dile getirmek nasip olmuyor efendim.” diyerek sıkıntısını dile getirdi.
Ziyaret sırasında odada bulunan yöneticilerden biri ise “Yönetimde de Trabzonlu isimler var.” diyerek muhabbete noktayı koydu.
Bu diyalogdaki en çarpıcı cümle Deniz Yavuzyılmaz’ın!
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Bu bilginin dile gelmesini istemiyor musunuz? Şehrin yarısı Trabzonlu zaten.” diyor!
Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz ise “Sürekli dile getirmek nasip olmuyor efendim.” şeklinde yanıt veriyor!
Deniz Yavuzyılmaz, sürekli olarak Trabzonlu olduğunu dile getirememekten yakınıyor!
Tek derdin bu olsun Deniz Bey!
Ama şaka gibi değil mi?
CHP’nin kadrosuna bak!
İki Milletvekili var, ikisi de Trabzonlu!
Belediye Başkanı Trabzonlu!
İl Başkanı Trabzonlu!
Merkez İlçe Başkanı Trabzonlu!
Yöneticilerin çoğu Trabzonlu
Belediyeye işe alınanların yüzde 90’ı Trabzonlu!
Başkan, oğlunu transfer etti!
“Zonguldakspor Futbol Kulübü’nde neden hiç Zonguldak çocuğu oynamıyor?” diye dertleniyorduk!
Bahis oynadıkları gerekçesiyle 9 futbolcuya çeşitli cezalar verildi!
Ve bu futbolcuların yerine transfer hakkı tanındı!
Zonguldakspor Futbol Kulübü A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Hürfikir, oğlu Emir’i transfer etti!
586 bin 802 nüfusluk şehirde Zonguldaklı futbolcu diye Hakan Hürfikir’in oğlunu buldular!
Demek ki 67 numaralı formayı Kulüp Başkanı Hakan Hürfikir’in kaleci oğluna giydirecekler!
Babası Trabzonlu ama olsun!
“Zonguldakspor Futbol Kulübü neden başarısız oluyor?” diye soruluyor ya!
İşte sorunun yanıtı bu transferde!
Koskoca Zonguldak’ta, Zonguldakspor forması giyecek bir Zonguldaklı futbolcu bulunamıyor!
Amatör futbolcuyu bile başka şehirlerden getiriyorlar!
Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem, Zonguldakspor Futbol Kulübü Başkanı olduğunu iddia eden Harun Demir’e “Büyük düşün Harun başkan” demiş, Harun Demir de heyecandan o gece uyuyamamıştı ya!
Tahsin Erdem, “Büyük düşün Harun” diyerek, büyük oğlu Emirhan’ı kastetmiş olabilir!
Emirhan, gece ayrı oynuyor!
Gündüz ayrı oynuyor!
Ama onun da biosunda Vakfıkebir/Trabzon yazıyor!
Olsun!
O kadar kusur, Kadı kızında da olur!
Süt Bebesi Emirhan!
Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem ve eşi Hande Erdem, Süt Bebesi Projesi kapsamında çocuklara süt dağıttılar.
Tahsin Erdem, çocukların gelişiminde sütün önemine değindi!
Bu haber Pusula’da yayınlandı!
Bir vatandaş şöyle yorum yaptı: “Eğer resimde ki ev gibi yerlere dağıtıyorlar ise vay hallerine… Ne güzel koltuk takımı, ne güzel perdeler… Bu tarz evlerde ki çocukların bu şeye ihtiyacı yoktur diye düşünüyorum.”
Yani süt dağıtımı için seçilen evlerin ihtiyaç sahibi olmadığına vurgu yapılıyor!
Sevgili okur! Başkan Tahsin Erdem’in eşi kötü bir eve girebilir mi?
Aşk olsun yani!
Bence başkan bu sütleri önce büyük oğlu Emirhan’a içirmeli!
Yaptığı hareketler, davranış biçimi, gelişimini tam olarak sağlayamadığını gösteriyor!
Gecekondu fonu!
Zonguldak yerel basınında ilginç şeyler oluyor!
Biri yazıp kaldırıyor!
Öbürü yandan saldırıyor!
Kimsenin olayın muhatabına sorduğu yok!
Devrek Belediyesi’nde ‘gecekondu fonu’ hesabı açılmamış!
Sayıştay denetçileri, Çetin Bozkurt döneminde bu olayı yakalamış!
Belediyeye ‘gecekondu fonu hesabı açın’ denmiş!
Adet yerini bulsun ve Sayıştay sussun diye bu hesap açılmış!
Ama hesaba hiç para yatmamış!
Çünkü Devrek’te gecekondu yokmuş!
Bu büyükşehirlerde geçerli olan bir uygulama imiş!
Zonguldak’ta gecekondu çok!
Acaba gecekondu fonu hesabı var mı?
Bunu da siz sorun!
Kıssadan Hisse: Akıllı insan!
Bir zamanlar bir ülkenin genç, güzel göğüslü, çok çekici bir kraliçesi varmış.
Şövalye Stefan, kraliçenin göğüslerinden gözünü alamıyormuş, en büyük arzusu onlara dokunabilmekmiş, ama bu ilginin ortaya çıkmasının kendisine ölüm getireceğini de biliyormuş.
Bir gün bu sırrını yakın arkadaşı olan, sarayın hekimi Heratiyus ile paylaşmış. Heratiyus bir süre düşündükten sonra, Stefan'a bu hayâlinin gerçekleşmesine yardımcı olabileceğini, fakat karşılığında kendisinden 1000 altın istediğini söylemiş.
Stefan, hekim arkadaşının bu teklifini hemen kabul etmiş.
Hekim Heratiyus kraliçenin hamamda yıkandığı sırada, gizlice hamama girmiş ve kraliçenin sütyenine biraz kaşıntı tozu koymuş. Kraliçe üstünü giyindikten az sonra göğüsleri öyle bir kaşınmaya başlamış ki, kadıncağız kaşınmaktan çıldıracak gibi olmuş. Kral hemen saray hekimini çağırtmış. Hekim Heratyus krala: "Bu kaşıntı sarayda başlayan bir salgındır... Önceden yaptığımız deneylerde bunun panzehrinin sadece ender kişilerin tükürüğünde bulunduğunu fark ettik. Bu sarayda ise bir tek şövalye Stefan'ın tükürüğü buna uydu. Eğer iki saat boyunca kraliçenin göğüslerini emerse kaşıntı geçer." demiş. Bunun üzerine Kral Stefan'ı çağırtmış. Heratiyus, kaşıntı tozunun panzehrini Stefan'a vermiş ki ağzına doldursun ve emdikçe kaşıntı yavaş yavaş geçsin...
Şövalye tam iki saat boyunca göğüsleri doya doya emmiş ve hayaline kavuşmuş.
Çıkışta Hekim Heratiyus anlaştıkları 1000 altını talep etmiş, ama Stefan, hekim Heratiyus'un bu konuyu açığa vurmaya cesaret edemeyeceğini bildiği için sözünden caymış ve altınları vermemiş.
Ertesi gün Heratiyus kaşıntı tozundan birazını da kralın donuna koymuş.
Kral hemen Stefan'ı çağırtmış:
“Verdiğiniz sözleri tutun ve sizden akıllı insanları kazıklamaya kalkmayın!”