Bu şehir adeta,
Peygamberler,
Enbiyalar şehri.
Herkes günahsız,
Pür-ü pak,
Bir biz kirliyiz.
Bu şehrin altı erenler,
Üstü Alman yazar Goethe gibi verenler.
Goethe okuyan biri,
Diğerine veriyor.
Onlar da kendini,
Hem entelektüel,
Hem de gazeteci sanıyorlar.
Goethe’yi beğenmeyince,
Onu bile günahkar ilan ediyorlar.
İpi boyunlarına değil,
Goethe’ye geçirenler,
Kendilerini peygamber ilan ediyor.
Öyle ya!
Şehirde herkese hatta bize bile ayar vermeye çalışan bir niteliksiz ve meteliksiz dolandırıcı var ya!
Tefecilerin kucağına düşen niteliksiz ve meteliksiz dolandırıcıdan söz ediyoruz!
Niteliksiz ve meteliksiz dolandırıcı tefeciye gidip para isteyince “Karı getir para vereyim” diyormuş!
Bizim dolandırıcı bir kadın ayarlamış, ona bir ev tutmuş, tefeci “Karı getir” deyince, bu kadını getiriyormuş!
En yakın arkadaşının sevgilisi ile halvet olan bu niteliksiz, tefeciye ayarladığı kadın ile de beraber oluyormuş!
Zaten tefeci bu niteliksize o yüzden sıkmış!
Neyse bu niteliksiz, bir gece tefeciye sunduğu kadın ile ofiste halvet oluyor!
Büronun kapısı çalıyor!
Gelen bu niteliksizin kızı!
Kız “Baba bu kadın kim?” diyor basıyor çığlığı!
Rezillik diz boy!
Bizim niteliksiz anlatıyor!
“Kızım bu tefeci abimizin sevgilisi! Bunların arası açılmış, ben onu teselli ediyorum! Benim kadınla kızla ne işim olur” diyor!
Tabi kız bu numaraları yemiyor!
Çünkü daha önceden sabıkası var!
Level Hastanesi’nin içinde annesi ile babasının sevgilinin kavgasına şahit olmuş bir kız çocuğu bu ahlaksızlığı yer mi?
Tefeciye olan borçlar yüzünden bir gece yarısı eşyayı kamyona yükleyip Zonguldak’tan kaçmak zorunda olan bir niteliksiz, bu yalanlarla kız çocuğunu ikna edebilir mi?
Edemedi tabi!
Ne olduğunu size sonra anlatacağım!

*    *    *


Siyasi partilerde,
Kongre süreçleri başladı.
CHP zaten bu noktada,
Yarışın en hızlı olduğu parti.
Haftalardır süren,
Delege kavgaları,
Önümüzdeki hafta son bulacak.
Dün ki yazımdan sonra,
Osman Zaimoğlu aradı.
Hala solcu olduğunu kanıtlama peşinde.
Bana baya bir sol kroşe vurdu.
Öte yandan,
Başka bir parti ise,
Sessiz sedasız,
Adeta omurga değişimi yaptı.
MHP’de,
Yedi ilçe kongresi gerçekleştirildi.
Bir çok isim değişti.
Kan değişimi yaşandı.
Sona ise merkez ilçe başkanlığı kaldı.
Bu noktada,
Süleyman Erbay,
Ayrılmamak için bir direnç göstermişti.
Ve değişimin önünü tıkamak istemişti.
Bu sorun çözülmüş gibi duruyor.
Erbay’ın yerine,
Çağatay İpekçi,
Tek aday olarak kongreye girecek.
Olması gereken bir değişim.
Keza MHP,
Merkez ilçede,
Hep pasif bir görüntü sergiledi.
Makam var ama etkisi yoktu.
İpekçi’nin yükü bu sebeple ağır olacak.
İl Başkanı Mustafa Öztürk,
Kendi ekibi ile çalışma fırsatı yakalıyor.
Yerel seçim bu anlamda ilk sınavı olacak.
AK Parti ile ittifak gündemde.
MHP’nin en iyi hamlesi bu olabilir.
Ömer Selim Alan’ın Bahçeli ziyareti,
İşaret fişeğini yakmıştı.
MHP,
Zonguldak’ta,
İttifak ortağı olarak,
Sadece Mustafa Çağlayan ve Ömer Selim Alan ikilisinden itibar gördü.
Onun haricinde hep yok sayıldı.
Bu dönemi iyi değerlendirmeleri gerekiyor.