Zonguldak İl Genel Meclisi’nde, 1 Nisan’da yapılacak başkanlık seçimi, bu kez sadece bir görev değişimini değil; siyasi güvenin, parti içi disiplinin ve iddiaların gölgesinde şekillenen kritik bir sınavı da beraberinde getiriyor.
Cumhur İttifakı’nın adayı, mevcut Başkan Necdet Karaveli...
CHP’nin adayı ise, Hayrettin Kartal...
Sayılar kadar kulisler de konuşuyor bu seçimi...
2024’te yapılan İl Genel Meclisi Başkanlığı seçiminde CHP, kendi içinden verdiği bir "fire" ile başkanlığı AK Parti’ye kaptırmıştı!
O gün bu gündür aynı soru havada asılı duruyor...
Kimdi o fire veren?
Aradan geçen zamana rağmen bu sorunun cevabının netleşmemiş olması, bugün yaşanan tartışmaların da zeminini oluşturuyor.
Şimdi ise, seçim öncesi kulislere yansıyan iddialar oldukça ağır.
İddiaya göre, bazı İl Genel Meclisi üyelerine maddi teklifler sunuluyor.
Bu iddiaların doğruluğu elbette tartışılır.
Eğer doğruysa, bu sadece bir seçim hamlesi değil, siyasi ahlak açısından ciddi bir kırılmadır.
Öte yandan, CHP cephesinde ise gözler tamamen grup disiplinine çevrilmiş durumda.
Bu kez bir fire olur mu?
Açık konuşmak gerekirse; bu kadar tartışmanın, bu kadar iddianın ve geçmişte yaşananların ardından CHP’nin bir kez daha aynı tabloyu yaşaması, sadece bir seçim kaybı olarak değerlendirilemez.
Bu, doğrudan parti içi güven krizine dönüşür.
Burada sorumluluk yalnızca meclis üyelerinde değil...
CHP İl Başkanı Devrim Dural için de bu seçim ayrı bir anlam taşıyor. Çünkü geçtiğimiz seçimde yaşanan fireye rağmen sorumluların ortaya çıkarılamaması, yönetimsel bir zafiyet olarak hafızalarda yer etti.
Dolayısıyla bu seçim, sadece Karaveli ile Kartal arasında bir yarış değil, aynı zamanda Dural’ın liderliğinin de bir testi.
Şunu net söylemek gerekiyor...
Siyasette güven; söylemle değil, sonuçla ölçülür.
Eğer CHP, bu seçimde birlik görüntüsü verip sonucu lehine çevirirse, hem geçmişin yükünü hafifletir hem de iddiaların önünü keser.
Ancak aksi bir durumda, yani bir kez daha fire verilmesi ya da seçimin kaybedilmesi halinde, bu sadece meclis aritmetiğiyle açıklanamaz!
O noktada siyasi sorumluluk kaçınılmaz olur.
Ve evet…
Böyle bir senaryoda faturanın nereye kesileceği de az çok bellidir!

Nazar etme ne olur, çalış senin de olur

Zonguldak basını için önemli bir gün geride kaldı.
Karaelmas Gazeteciler Derneği (KGD), yeni binasında kapılarını açtı. Sadece bir mekan değişikliği değil; aynı zamanda bir vizyon, bir iddia ve bir duruşun ilanıydı bu açılış...
Yeni Başkan İlknur Yılmaz İpekçi ve yönetimi, uzun süredir üzerinde çalıştıkları bu süreci "muhteşem" denilebilecek bir organizasyonla taçlandırdı.
Katılımın yoğunluğu ise, KGD’nin kentteki yerini ve önemini bir kez daha ortaya koydu.
Açılışa; Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu, Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem, Cumhuriyet Başsavcısı Gökhan Kapağan, İl Jandarma Komutanı Albay Barış Cücen, İl Emniyet Müdürü Sinan Ergen, Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer başta olmak üzere; siyasetin her kanadından il ve ilçe başkanları, il genel ve belediye meclis üyeleri, sendika temsilcileri ile sivil toplum kuruluşlarının önemli isimleri katıldı.
Hepsine yürekten teşekkür ediyoruz.
Bu tablo, bize şunu net şekilde gösterdi...
KGD; sadece gazetecilerin buluştuğu bir yer değil,
Zonguldak’ın ortak hafızasının, sözünün ve vicdanının da bir parçası...
Ne diyorduk...
Nazar etme ne olur, çalış senin de olur.
Ama asıl dikkat çeken, yeni yönetimin verdiği mesajdı...
“KGD’yi eski günlerine döndüreceğiz.”
Çünkü geçmişte KGD, sadece haber yapılan bir yer değil; gazeteciliğin ağırlığının hissedildiği, mesleğin saygınlığının korunduğu bir çatıydı.
Bugün ise, medyanın yaşadığı dönüşüm, ekonomik baskılar ve itibar tartışmaları ortadayken bu iddia hiç de kolay değil.
Ancak Başkan İpekçi’nin bir başka cümlesi, bu yolun nasıl yürüneceğini de ortaya koyuyor:
“Çatışmadan çok, barıştırmadan yana olacağız.”
Bir diğer dikkat çeken vurgu ise "itibar" meselesiydi.
“Artık kimse gazetecileri itibarsızlaştıramayacak.”
Açılışta yapılan konuşmaların ötesinde, belki de en anlamlı detay, orada bulunan insanların ortak geçmişiydi.
Aynı sahalarda haber kovalamış, aynı zorlukları yaşamış, yılların mesleki bağını taşıyan isimlerin yeniden bir çatı altında buluşmasıydı…
Bu birliktelik, KGD’nin en büyük gücü olacak.