Bu haftanın,
En dikkat çeken konusu,
İl Genel Meclisi Başkanlık seçimleri olacak.
Geçen sefer,
Eşit meclis sayısına rağmen,
AK Parti,
Bir oy ile seçimi almıştı.
CHP İl Başkanı Devrim Dural,
Haini bulmanın boynunun borcu olduğunu söylemişti.
O gün,
Bugün,
Hain ortaya çıkacak.
Herkesin kafasında bir isim var.
Ancak,
Kapalı oylamada,
Nasıl anlayacaksınız?
Şimdi ise,
Durum daha vahim.
Eğer seçim kaybedilirse,
Eski hain bir yana.
Ahmet Ali Mumcu,
Ve,
Şenduran Altıntaş’tan kuvvetli şüphe duyacaklar.
Ahmet Ali Mumcu,
Başkan adaylığını kura ile kaybetti.
Şenduran Altıntaş,
Sandıktan iki oy almasının kızgınlığını yaşıyor.
Eski hain de meclisin içinde.
Haliyle CHP İl Genel Meclisi ekibinde,
Parçalı bulutlu hava devam ediyor.
CHP grubu,
Ya siyaset yapacak.
Ya da,
Vampir-Köylü oyununu oynayacak.
* * * * * * *
Ben,
CHP ön seçimlerinden bu yana,
Tahsin Erdem hakkında eleştiriler yapıyorum.
Ön seçimdeki eleştirilerim,
Ekip arkadaşları sebebiyle olmuştu.
Tahsin Erdem’in dürüst olduğunu da yazdık.
Ama,
Bu ekiple dürüst kalamayacağını da,
O dönem yazmıştık.
Ön seçimden sonra,
Medyada ve bazı partililerden,
Bize yine tepkiler gelmişti.
Bizi eleştiren veya bir süre Tahsin Erdem’i eleştiremeyen,
Bazı gazeteci arkadaşlar,
Bugün bizden çok Tahsin Erdem eleştirisi üretiyor.
Bizim başından beri,
Kendisinden bir beklentimiz yoktu.
O dönem bize kızan bazı CHP’liler,
Şimdilerde ‘Az bile yazmışsın’ diyor.
Hayat bazen böyledir.
Friedrich Nietzsche şöyle diyor, “Bir hamam böceği öldürürsen kahraman, bir kelebeği öldürürsen şeytansın. Ahlakın estetik standartları vardır.”
31 Mart’ın ardından,
Kelebek gibi gördükleri Tahsin Erdem’den,
Beklentileri olanlar,
Bunlar karşılanmayınca,
Başka türlü bakmaya başladılar.
Zonguldak çıkar gruplarınında,
Ahlaki estetiği,
İşte bu kadar.
Bazılarının yayın politikası da bu kadar.
Biz yazmasak,
Kim işe alındı bilinmeyecekti.
Tahsin Erdem’in ailesinin CHP’yi ve belediyeyi yönetmeye çalıştığını kimse anlamayacaktı.
Akın Kavi’ye geçilen kıyaklar bilinmeyecekti.
Eşi dostu işe sokanlar ifşa olmayacaktı.
Bize sinkaf edenlerin bile,
Gizli gizli bir köşede,
Bizi okuduklarını biliyoruz.
Ahlakın estetik yargıları var.
Peki estetiğin ahlaki yargısı yok mu?
Bu konuda şöyle yazmışlar, “Estetik yargı, bireyin bir sanat eseri veya doğa nesnesi karşısında duyduğu hazza dayanarak, o nesne hakkında "güzel", "hoş" veya "yüce" gibi öznel hükümler verme sürecidir.”
Bizim Zonguldak’taki bazı çıkarcı CHP’lilerin özeti budur.