Üzüldük
Gizlice ağladık
Utandık, en yakınlarımızdan
Gözyaşlarımızı birbirimize gösteremedik.
Ölüm hak
Her canlı tadacaktır. Maviş tattı.
Ardında Fırtınayı bırakarak gitti.
Fırtına, bir danaydı.
Tosun oldu.
Duygularımız çok tazeydi.
Yosun oldu.
[*] [*] [*] [*]
Zelişe gelince
Annesi ve bir kardeşinin kırkı çıkmadan o da doğum sancısına tutuldu.
Tecrübeli komşularla baktık.
Durum ağır.
Hemen telefona sarıldık:
Yetiş Hüseyin Bey
Yetişti.
Denedik.
Normal doğum olmadı.
Akköyde bir ilke imza attık.
En çok sezeryan rekorunu kırdık.
Sezeryanla aldık Zelişin yavrusunu
Maşallahı var.
Zeliş çok ezildi.
Yaralı
Serum, iğne ilaç
Doğumdan sonra üç gün yaşadı.
Mavişten sonraki tüm hayalimiz, onu inek yapmaktı.
O da annesi gibi tattı ölümü.
Geride Öksüzü bıraktı.
Komşulardan süt aldık.
Hepsi yardıma koştu.
Para bile almadılar.
Yetmedi, mama aldık.
Nurhayatım, Fırtına ile Öksüze bir bebek gibi baktı.
Şimdi o da tosun oldu.
Samanlarını yıllık aldık.
Yemlerini aylık alıyoruz.
Geçtiğimiz hafta sonu Akköye giderken, aylık yemlerini götürdüm.
Ahırın girişine bıraktık.
Şöyle bir baktım.
Behnileri (önleri) boştu.
Kapıyı kapattık üzerlerine
Peşimizden tosunca bir şeyler söylediler.
Uzun uzun mööölediler.
Ne dediler, anlamadık.
Hissettik!
Biz açız. Önümüz boş.
Yemi dışarıya bıraktın.
Başımızı bağladın.
Kapımızı kilitledin.
Sen nasıl insansın?
Niye halimizi anlamadın?
Önümüze bir kısım yem koymadın.
Fırtına, adı gibi
Biraz agresif
Sövmüş de olabilir.
Harmana çıkınca Nurhayatıma haber verdim:
Hayvanların önü boş
Bu gidişle Öksüz de, Akköyün gördüğü en büyük ikinci tosun olacak.
Aynı anda iki tosun ile iki rekor kıracağız, ama mecburen birininki rekor sayılacak.
Gerçi belli olmaz.
Belki Öksüz, dayısı Fırtınayı geçer, birinci olur.
Bunu zaman gösterecek.
[*] [*] [*] [*]
Maviş-Zeliş neden öldü?
İkisinin de hekimi olan Hüseyin Beye sordum:
Bunlar çok özel hayvanlar. Çok süt verirler. Et verimleri yüksek. Ancak hamilelik dönemlerinde karınlarındaki yavrularına çok iyi bakıyorlar. Kendileri zayıf düşüyor. Böylece yavru çok büyüyor. Anne zayıf kalıyor. Kayıplar ise, büyük çoğunlukla doğumda oluyor.
Onun anlatımlarında aklımda kalanı bu.
O daha güzel ve uzun anlatmıştı.
Durum böyle olunca; Akköydeki Ramazan Amcanın çiftlik konusunda başaramamasının sebebini anladım.
Karakavuz Köyündekilerin batışının ana nedeni bu olabilir mi?
Tüm bunları Hüseyin Bey biliyorsa
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Ereğli İlçe Müdürlüğü veterinerleri neden bilmiyor?
Biliyorsa, neden böyle bir ırkın kredi yoluyla vatandaşa verilmesine onay veriyorlar?
Bu çok ciddi bir konu, çok ciddi bir sorun.
Bu inekler, büyük çiftliklerde, profesyonelce bakım yapılırsa, çok verimli olabiliyor.
Bizim köyümüze haftada bir, bazen ayda bir veteriner geliyor.
Günlük bakım yapmak imkansız.
Durum böyle olunca
Köylüye verirsen, bakımsızlıktan ölüyor.
İşte dikkat edilmesi gereken yer burası;
Devlet, hangi kurum eliyle verirse versin...
Kime, nasıl, hangi şartlarda verirse versin
Ancak doğru cinsi ve desteği versin.
Bu işe göz yumanlara da dersini versin.