Allah&[#]8217;ın veli kullarından Aziz Mahmut Hüdayi Hazretleri&[#]8230;
Osmanlı padişahlarından Sultan Birinci Ahmed&[#]8230;
Dostlukları ilginç bir şekilde başlamıştır.
Sultan Ahmed, tahta çıkar.
Bir süre sonra rüya görür.
Rüyasında, Macaristan Kralı ile mücadele eder.
Sultan, sırtüstü yere düşer.
Kral, Sultanın üzerine çıkar.
Sultan, bu rüyasını saraydakilere anlatır.
Yorumlayan çıkmaz.
Yakın çevresine anlatır.
Yine yorumlayan çıkmaz.
Üsküdar&[#]8217;da ünü yeni yayılmaya başlayan Aziz Mahmud Hüdayi akla gelir.
Padişaha rüyasını ona yorumlatması teklif edilir.
Padişah, rüyasını bir kağıda yazdı.
Aziz Mahmud Hüdayi Hazretlerine bir adamı ile gönderdi.
Mübarek, padişahın adamını dergahın kapısında karşıladı.
Selamlaştılar.
Padişahın adamının elinden mektubu aldı.
Okumadan ona başka bir kağıt verdi.
- Padişahın rüyasının yorumu bundadır.
Adamı uğurladı.
Aziz Mahmud Hüdayi, Padişahın rüyasını şöyle yorumlamıştı:
- İnsanın rüyasında rakip karşısında sırtüstü yere düşmesi, gerçek hayatta ona galip geleceğine işarettir.
Sırt, insanın en kuvvetli yeridir.
Toprak da, en kuvvetli dayanaktır.
Bu ikisi birleşince, kuvvet üstüne doğar. Kısacası bu rüya, İslam'ın kafirlere galebe edeceğini simgeler.
Sultan Ahmed, bu mantıklı ve müjdeli yorumu yapan Şeyhe karşı içinden bir sevgi ve yakınlık duydu.
İşte bu sevgi ve yakınlık, büyük bir dostluğun başlangıcı oldu.
Bıçak kılıfı&[#]8230;
Ekmek bıçağı&[#]8230;
Küçük bıçak&[#]8230;
Büyük bıçak&[#]8230;
Çakı bıçağı&[#]8230;
Şiş bıçağı&[#]8230;
Vesaire&[#]8230;
Başka çeşitleri de vardı.
Bizim en çok kullandığımız, orta boy bıçak&[#]8230;
Dolgun ağızlı&[#]8230;
Kemik saplı&[#]8230;
Çoban bıçağı&[#]8230;
Köydeki demirciler yapar.
Tek başına çobanlık yapacak çağa gelen her çocuğa, büyükler tarafından bir adet çoban bıçağı verilir.
O, artık onundur.
Evde konuşurken dahi, Ahmet&[#]8217;in bıçağı&[#]8230;
Öyle söz edilir.
Belli yeri vardır.
İş bitince, oraya konur...
Sabahtan veya akşamdan bilenir.
Lazım olunca, başka yerde aranmaz.
Birinin işi varsa, alır, kullanır.
Yine yerine bırakır.
Eğer biri alıp yerine koymazsa, sorun çıkar.
Tartışma olur.
Bu yanlış davranıştır.
[*] [*] [*] [*]
Kimin, ne zaman çoban olacağı&[#]8230;
Ne zaman tek başına davar güdeceği zamanı büyükler bilir.
Ona göre hazırlık yapılır.
Bıçak yaptırılır.
Ona göre ıhlamur ağacından kın (kılıf) yaptırılır.
Bıçak boyutunda kurumuş ıhlamur parçası bulunur.
Ortadan ikiye yarılır.
Bıçak üzerine konup etrafı bir güzel çizilir.
Bıçağın sap kısmı ve ağız kısmının geleceği yer özenle oyulur.
Dışına süs yapılır.
Dekor çizilir.
Gerisi artık ağaç oyma işini yapan ustanın becerisine kalmıştır.
Kılıf deri parçası ya da kiraz ağacı kabuğu ile birbirine tutturulur.
Çobana hediye edilir.
O artık rüştünü ispatlamıştır.
Bıçağı olan bir çoban&[#]8230;
İster dağda hayvanlara yaprak budasın&[#]8230;
İsterse zor durumda kalan bağlı bir hayvanın ipini kessin.
Dikene dolaşan bir kuzuyu bu bıçak ile kurtarabilir.
Ya da ham tefekte asılı kalan oğlağın hayata tutunması için gerekli olan en önemli alettir.
Gün geldiğinde hayattan onu ayıracak olan alet, yine aynı bıçaktır.
Çok önemlidir, çoban için bıçak&[#]8230;
Kılıfı da bir o kadar önemli&[#]8230;