Zonguldak Merkez´de Devlet Hastanesi ile Atatürk Devlet Hastanesi (Eski SSK) birleştirildi.
Çatı Atatürk Devlet Hastanesi oldu.
Mahalle muhtarları kampanya yapıyor: "Hastanemizi geri istiyoruz."
Hastane yerinde duruyor. Ancak bazı doktorlar karşı hastaneye geçtiler.
Atatürk´ten karşıya doktor gidecek.
Bir sorun yaşanmayacak.
Yetkililer öyle diyor.
Ancak bu operasyonlar yapılmadan halk bilgilendirilseydi çok daha iyi olurdu.
Şimdi herkes Devlet Hastanesi&[#]8217;ni kapandı sanıyor.
Doktorların tümü karşı hastaneye geçti biliyor.
Atatürk Devlet Hastanesi yetkilileri de durumun böyle olmadığını anlatmaya çalışıyorlar.
Bir iletişim sorunu ve planlama hatası var.
Biz hasta olunca doktora gidiyoruz.
Karşıdan karşıya gidip gelirken hasta olan doktorlar ne yapacak?
Hadi doktorlar birbirlerini tedavi ederler.
Yöneticiler hasta olursa ne olacak!
Eskiden hastanelerde iki yönetim vardı.
Biri başhekimlik, diğeri idari yönetim.
Şimdi bir de sendikalar çıktı.
Hem de iki sendika birden.
Hastalık giderek artıyor.
Böyle giderse hastanelerin tedaviye ihtiyacı olacak.
Zarara ne kadar katlanırız?
Saltukova´daki havaalanımız bugüne kadar 18 bin Euro gelir elde etmiş.
Ancak sadece akaryakıt nakliyesi olarak 22 bin Lira ödemiş.
Personel ve diğer giderler hariç.
Havaalanını işleten şirket Zonhav, bu zararı nereye kadar karşılayacak?
Bölgemizden bazı işadamları buraya ortak. Onlar en başta bir miktar para verdiler. Şimdi para lazım oldukça İl Özel İdaresi verecek. Ortaklar borçlanacak.
Peki yurt içi seferler başlamazsa, katlanarak büyüyecek zararı kim karşılayacak?
Havaalanımız olsun uçalım.
Ama "Ayranımız yok içmeye, havaalanından gidiyoruz gezmeye" durumları olmasın.
Hırsız, herkesi hırsız sanıyor
Adam tescilli hırsız.
Arkadaşını, dostunu, ortağını dolandırmış. Ama utanmadan her önüne gelene hırsız muamelesi yapıyor.
Sağa, sola isimsiz mailler atıyor.
Delikanlı gibi kendi adını ya da düzgün mailini bile kullanmıyor.
Herkes aptal, en akıllı o.
Ama hayatın hiçbir alanında bir başarısı yok. Ama sağa, sola yazıyor.
Utanmadan, sıkılmadan.