İnatçıydı.
Dürüsttü.
Çalışkandı.
Halkla ilişkileri zayıftı.
Burnunun dikine giderdi.
Hizmet etmek isterdi.
Ekibi yoktu.
Her şeye kendi koşardı.
Kimseyi dinlemezdi.
Vesaire...
Bunlar Secaatin Gonca´nın arkasından söylenenler.
Yazılanlar.
Hatta yüzüne söylenenlerin özeti.
Bir dönem onunla bitti.
Zonguldak Belediyesi´nin arşivlerindeki yerini aldı.
Artık dijital dünyanın arşivinde, Zonguldak´ın geçmişte kalan Başkanları arasındaki yerini aldı.
Gidenin ardından konuşmak, yazmak doğru olmaz.
Amacımız gidenin ardından teneke çalmak değil.
Gelene ders çıkarmak, anlarsa...
Sorunlarımızı özetleyelim:
Terminal Binası.
Mithatpaşa Tüneli.
Gazipaşa Caddesi.
Acılık Deresi.
Dikkat buyurun.
Bunların hepsi yer-mekan ismi.
Zamana gelince.
Bu sorunlar ne zaman çözülecek?
Bilen varsa söylesin.
Kişiler nerede?
Ortada bunları çözebilecek çok insan var.
Çözecek kimse yok.
Ortalık viran.
Özetle;
Zonguldak´ın yatırım sahalarına baykuşlar tünemiş.
Virane olmuş.
Sahip çıkılmayı bekliyorlar.
Medet; Ya Millet&8230;
Himmet; Ya Devlet.
Gonca bunları niye yapmadı?
Mazereti varsa soruyu değiştirelim.
Gonca bunları niye yapamadı?
Mazeretli ya da mazeretsiz.
Sonuç aynı.
Bunlar yapılmadı.
Gonca istesin ya da istemesin.
Yapılamadı.
O zaman kendimizce yorumlamayalım.
Matematiksel sonuçlar.
Fiziksel sonuçlar.
Jeolojik sonuçlar.
Hepsi yalan.
Tüm bunların yapılabilmesi için Gonca´nın boyu yetmedi.
Boru değil.
Yoluna taş koyanlar utansın.
´Zonguldak´ta tek başına´ diye Gonca´nın filmini çeksen.
En az Recep İvedik kadar izlenir.
Mazereti başkalarına bulmak olmaz.
Tüm filmlerde başrol oyuncuları hatırlanır.
İyisi de, kötüsü de&8230;
Kimse settekileri eleştirmez.
En son, top yapımcının kucağında kalır.
Kar-zarar onundur.
Tek başına yapılmaya çalışılan hizmetler bu kadar olur.
Tüm bunlar olmadı.
Yapılan hizmetler için kendi adıma teşekkür ediyorum.
Olmayanlara gelince.
Darısı İsmail Eşref´in başına&8230;
Sobadaki hikmet...
Fizikçi, matematikçi, kimyacı, jeolog ve antropologdan oluşan bir heyet, araştırma için arazide bulunmaktadır. Birden yağmur bastırır. Hemen yakındaki bir arazi evine sığınırlar. Ev sahibi bunlara bir şeyler ikram etmek için biraz ayrılır. Hepsinin dikkati soba üzerinde toplanır. Soba yerden
Kimyacı; "Adam sobayı yükselterek aktivasyon enerjisini düşürmüş, böylece daha kolay yakmayı amaçlamış."
Fizikçi; "Adam sobayı yükselterek konveksiyon yoluyla odanın daha kısa sürede ısınmasını sağlamak istemiş."
Jeolog; "Burası tektonik hareketlilik bölgesi olduğundan herhangi bir deprem anında sobanın taşların üzerine yıkılmasını sağlayarak yangın olasılığını azaltmayı amaçlamış."
Matematikçi; "Sobayı odanın geometrik merkezine kurmuş, böylece de odanın düzgün bir şekilde ısınmasını sağlamış."
Antropolog; "Adam ilkel topluluklarda görülen ateşe tapmanın daha hafif biçimi olan ateşe saygı nedeniyle sobayı yukarıya kurmuş."
Bu sırada ev sahibi içeri girer ve ona sobanın yukarda olmasının nedenini sorarlar. Adam cevap verir: "Boru yetmedi."