Zonguldak Belediyesi, müteahhitlere salma yapmış!
Şantiye başı 115 bin lira istendiğini yazmıştık ya!
Yasa dışı, kayıt dışı bu isteklerin sonu gelmiyor!
Bu işin cılkı çıktı!
Her ay yeni bir sürprizle karşılaşan müteahhitler, korkularından seslerini çıkartamıyorlar!
Müteahhitler Derneği de bu yasa dışı talepler karşısında sessiz kalıyor!
Korku duvarı yıkılırsa, iş başka yere evrilir!
Bakın, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu bile cezaevinde!
Allah korusun!
Parayı kim istiyor, kim alıyor, kim alınması talimatını veriyorsa, yanarlar!
Olay bir kayda bakar!
İşin cılkını çıkartmayın!
Bize gelen enteresan bilgiler var!
Değerlendiriyoruz!
Biz, doğruları söylemeye devam edeceğiz...
Gerisi dokuz köyün sorunu!

Seks Partisi...

Zonguldak’ta enteresan şeyler oluyor!
Bir siyasi partinin kadın kolları başkanı, parti binasında eni konu sevişiyor!
Sevişme anlarını ise, o partinin kadın olan merkez ilçe başkanı kayıt altına alıp, il başkanına atıyor!
Partide sevişen kadın kolları başkanı değil de il başkanı istifa ediyor!
Ne kadar enteresan değil mi?
Sanki bu parti, siyaset yapmak için değil de, seks yapmak için kurulmuş!
Parti binasında sevişmek ne demek?
Bunu da siyasi partinin bir etkinliği olarak mı yaptılar?
İnsanlar siyasetten sıkılmış olmalı!
Siyasi partide sevişmeler başladı!
Seçim kampanyaları nasıl olacak?
En çok onu merak ediyorum!
İnşallah işi bireyselde tutarlar!
Grup çalışmasına başlarlarsa!
Aman Allah’ım!
Biz, yolsuzluk haberleriyle uğraşırken, neler kaçırıyormuşuz da haberimiz yokmuş!

En güzel fotoğraf...

Zonguldakspor Futbol Kulübü, 1926 Polatlı Belediyespor’u 3-0 yendi.
Protokol tribününde, AK Parti ve CHP milletvekilleri vardı.
Karşılaşma sonunda sahaya inildi.
Maçın kahramanı futbolcular ile birlikte tribünlerle birleşildi.
Sürekli birbirlerini eleştiren AK Parti ile CHP milletvekilleri başarıda birleşti.
Tek ayrık otu, Tahsin Erdem’di!
Maçı, belediyede çalışan amigoların yönettiği tribünden izledi!
Sahaya inmedi!
Protokole selam vermedi!
Bu tavrı, "halkçılıktan" desek, halkçı biri suya bu kadar zam yapar mı?
Halkçı biri, eşi-dostu işe alır mı?
Neyse, kokusu çıkar yakında!

Atasözleri...

“Düşmanın karınca olsa, kendini merdane tut” sözünü duydunuz değil mi?
"Düşmanın ne kadar güçsüz olursa olsun, dikkat et, uyanık ol" anlamında kullanılır.
Bir de “Kedinin kabahatini önüne koyarlar, öyle döverler” atasözü vardır.
"Cezalandırılan kimse suçunun ne olduğunu bilmelidir ki, o suçu bir daha işlemesin" anlamında kullanılır.
Bizim atasözlerimizin her birinden kitap yazılır!
Mesela, “Deli dostun olacağına akıllı düşmanın olsun” atasözünün zenginliğine bakar mısınız?
Akılsız kimse, iyi niyetli olsa dahi yaptığı işin ne gibi kötü sonuçlar doğuracağını hesap edemez. Dostuna bilmeyerek fenalık edebilir. Akıllı düşmanın yapacağı kötülükse, akıl yoluyla sezilir ve gereken tedbir alınabilir.