29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun.
Öncelikle,
Böyle özel günlerin,
Hep bir gün öncesini merak etmişimdir.
Büyük Taarruzun bir gün öncesi.
Cumhuriyetin ilanının bir gün öncesi.
Öncelikle kısa kısa,
28 Ekim 1923’te yaşananlara bir göz atalım.
“Sofrada seçim heyecanı vardı, herkes birbirine bakıyor bir şeyler anlatıyordu. Mustafa Kemal tam o anda hafifçe tabağına vurdu: 'Beyler!' dedi. O da heyecanlıydı, kaşları çatılmış, ama gözlerinde güleç bir ifade ile arkadaşlarına bakıyordu.
Yemek salonu bir an sessizleşti. 'Efendiler, yarın Cumhuriyet'i ilân edeceğiz!' Gazi Mustafa Kemal herkesin yüzüne bakarak durumu kontrol ediyordu. Sofradakiler hem o anın heyecanı hem de Gazi'nin kararlığı neticesinde kalakalmıştı. Daha sonra büyük bir sevinç yaşandı. Mustafa Kemal uygun bir süre bekledikten sonra açıklamasına devam etti: 'Türkiye Devleti'nin hükümet şekli Cumhuriyet'tir. Bunu Anayasa'mıza yarınki Meclis toplantısında koyduracağız. Hazırlıklarımızı bir kez daha gözden geçirmemiz lazım.”
Cumhuriyetin kuruluşundaki imkansızlıklar,
Herkesçe malum.
Sanayi gücü yok.
Çiftçi gücü yok.
Siyasi güç tam değil.
Fikir ayrılıkları mevcut.
Maddi güç yok.
Ve rejimsizliğin getirdiği,
Bir kaos hakim!
Yani genç devletin,
Bir sahibi, başı yok!
Ne kadar Zonguldak’a benziyor değil mi?
Kavgası,
Kaosu,
Fikri ayrılıkları,
Fikir mücadeleleri!
28 Ekim’de,
1923’te bu kararları,
Tahsin Erdem’in alabileceğini düşünüyor musunuz?
‘Cumhuriyeti ilan edeceğiz ama paramız yok’ derdi.
Sanayi hamlesi yapılacak.
‘Paramı yok’ derdi.
Tarım modernleştirilecek.
‘Paramız yok’ derdi.
Milli Eğitim sistemi geliştirilecek.
‘paramız yok’ derdi.
Ama işte,
Gerçek liderler,
Bahaneler üretmiyor.
Vizyon ve misyonları,
Zaten aksi kararlara izin vermiyor.
Mustafa Kemal Atatürk,
Büyük Taarruz için,
Rusya’dan silah istedi.
Lenin’e bunun için mektup yazdı.
Ama Tahsin Erdem,
Zonguldak için,
AK Parti Milletvekillerinin kapılarını aşındırıp,
Bakanlıkların kapılarını aşındırıp,
Bir kalem iş isteyemedi.
Adil Bahadır istedi.
Ona da düşman oldu!
Anlayacağınız Zonguldak’ta,
Bir liderlik sorun var.
Yerelde buna ‘ağabey sorunu’ diyoruz ama,
Son tahlilde tespitlerimiz,
Liderlik problemine ışık tutuyor.
Tahsin Başkan,
Yerel bir gazeteye demeç vermiş.
Şu ifadeleri kullanmış, “Arkadaşlar, gerçekten Zonguldak'ın ve Zonguldak Belediyesi'nin menfaatlerini ön plana çıkarsınlar. Eğer benim düşünemediğim, göremediğim, hatırlayamadığım veya akıl edemediğim şeyler varsa, bu konularda o arkadaşlarımız Zonguldak’a ve Zonguldak Belediyesi’ne katkı sağlasınlar. Her gün beni kişisel olarak yıpratmak yerine Zonguldak’a bir katkıları olsun. Zonguldak’ın çok ciddi sorunları var.”…
Sayın Başkan!
Bugün 28 Ekim!
Yarın Cumhuriyet Bayramı!
Yarın tören alanlarında,
Nutuk atacağınıza,
Methiyeler düzeceğinize,
Zonguldak için bir vizyon çizin.
‘Batuhan bak şehrimizin için çizdiğimiz harita’ deyin’.
Vallahi biz de Zonguldak adına elimizi taşın altına koyalım.
Başkanım bu akşam çıkın, “Efendiler! Yarın Zonguldak’ı ilan edeceğiz” deyin.