Yoldan geçen birisi, evinin bahçesinde tuhaf hareketler yapan bir adama sorar:
- Niye öyle tepinip duruyorsun?
- Keçe tepiyorum. Sıkıştırıp pazarda satacağım. Ne yapalım, fani dünya işte, üç-beş kuruş kazanıyoruz.
- Başındaki çıngırak ne?
- Çevredeki bahçelerin ekin ve meyvelerine kuşların gelmemesi için ses çıkarıyorum. Sahipleri de bana bir miktar ücret ödüyor. Ne yapalım, fani dünya işte, üç-beş kuruş kazanıyoruz.
- Peki, sırtındaki yük nedir?
- Bu yayıktır. Yoğurttan yağ çıkarıyorum. Sonra da götürüp pazarda satacağım. Ne yapalım, fani dünya işte, üç-beş kuruş kazanıyoruz.
- O elinde döndürdüğün nedir?
- Bu bir kirmendir. Komşuların yünlerini eğiriyorum. Onlar da ücretini ödüyor. Ne yapalım, fani dünya işte, üç-beş kuruş kazanıyoruz.
- Ağzınla ne mırıldanıyorsun?
- Hatm-i tehlil okuyorum, isteyenlere hediye ediyorum. Onlar da bana çeşitli hediyeler veriyorlar. Ne yapalım, fani dünya işte, üç-beş kuruş kazanıyoruz.
- Niye öyle sağa-sola bakıyorsun?
- Komşu çocuklarını takip ediyorum. Onları tehlikelerden korumak için bakıcılık yapıyorum. Komşular da bana ufak-tefek hediyeler veriyorlar. Ne yapalım, fani dünya işte, üç-beş kuruş kazanıyoruz!..
- Peki, dünya fani olmasaydı daha neler yapardın?
- Ona göre tedbir alırdım!..
Akköy Masalı
Günlerce beklediler.
Sabrettiler.
İmkânlarınca hazırlık yaptılar.
Akın akın geldiler.
Kucaklaştılar.
Hatta sarıldılar.
Hasret giderdiler.
Eğlendiler.
Gezdiler, tozdular.
Çalıştılar.
Yine terk ettiler.
Her şey eskiye döndü.
Yeninin eskisine
Daha eskisi de iyiydi.
[*] [*] [*] [*]
Akköyün bayram serüvenini böyle özetleyebiliriz.
Bayram gelir.
Herkes bayram moduna girer.
Sonra hayat kaldığı yerden devam ederdi.
Kimsenin Akköyden başka gidecek yeri yoktu.
Şimdilerde bu durum değişti.
Köyde iş-aş olmayınca
İnsanlar geçinemeyince
En yakını Ereğliyi tercih etti.
Daha uzaklara gidenler var.
Hatta; bayrama, cenazeye, doğuma gelemeyecek kadar uzaklara gidenler bile var.
Allah onlara kolaylık versin.
Telefondaki ses ile idare ediyorlar.
Sosyal medyadaki görüntü ile avunuyorlar.
Geçiniyorlar.
Ancak ellerini uzatıp sevdiklerine dokunamıyorlar.
Bu konu ayrı
Yakında olanlarda geldiler.
Ve şimdilerde gittiler.
Akköy boş
Şu sıralarda fındık içi temizliği var.
Tırpan yapılıyor.
Fındık bahçeleri hasada hazırlanıyor.
Bu arada hayvan nöbeti tutanlar da var.
Ağustos ayının başlarında yıllık izinler ayarlanır.
Gelebilenler, fındık toplamaya gelir.
Gelemeyenlerinki tarlada kalmaz.
Bir şekilde onların ürünü de toplanır.
Derken bakmışsınız, okul sezonu
Hayda
Köy birden boşalır.
Birkaç emekli
Birkaç kişi de köydeki işlerinden geçinen
Gerisi yok.
Nerede?
Kiminin çocuğu okuyacak.
Kimi sabit maaşlı iş bulmuş.
Orada çalışacak.
Sonuç;
Köylerin yüzü, bayramdan bayrama gülüyor.
Köylünün yüzü de öyle
Tıpkı bir masal gibi